NATO ile güven bunalımı krize döner mi?

23

Londra’daki NATO Zirvesi öncesi, Türkiye ile İttifak arasındaki ilişkilerde ciddi bir gerilim söz konusu. Diplomatlara göre S-400’leri aktif olarak kullanması halinde Türkiye, karar mekanizmalarından dışlanabilir.-

NATO’nun 3-4 Aralık Londra Zirvesi, Türkiye ve müttefiklerinin yoğun eleştirileri altında toplanıyor. Uzmanlara göre Türkiye-NATO ilişkileri, tarihinin ‘en derin güven bunalımını’ yaşıyor. Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması ile başlayan gerilim, Türkiye’nin Suriye harekâtı ile tırmandı. Türkiye de bir süredir, NATO’yu terörle mücadelede kendisini yalnız bırakmakla suçluyor. DW Türkçe, “NATO ve Türkiye ilişkileri nasıl bir noktada, mevcut durum için bir kriz tanımlaması yapılabilir mi, taraflar bu noktaya nasıl geldi?” sorularının yanıtlarını aradı.

YPG çatlağı

Türkiye ve NATO arasındaki görüş ayrılığının en önemli nedenlerinden biri olarak Suriye krizi gösteriliyor. DW Türkçe’nin konuya ilişkin görüşlerine başvurduğu, isim vermeyen ABD’li NATO yetkilisi, Suriye kriziyle birlikte Türkiye’nin NATO’daki durumunun farklılaştığını belirterek “Konsensüse ulaşmada Türkiye kendi cephesinden haklı nedenlerle güçlükler çıkardı. Görüş ayrılığının ana nedeni, terör örgütlerinin tanınmasıyla ilgili” dedi. Türkiye, YPG/PYD’nin terör örgütü olarak tanınmasını istiyor. NATO diplomatı devamında, “NATO’nun Avrupa Birliği ya da Birleşmiş Milletler gibi bir terör örgütleri listesi yoktur. NATO’nun ve ülkelerin savunma planlarında birtakım gruplar, ülke ve bölge bazında incelenir ve orada terör gruplarına atıflar yapılır. O planlar içinde kısa bir tehdit değerlendirmesi de yer alır” diye konuştu.

DW Türkçe’ye konuşan ve NATO’da “homurdanmaların” ilk olarak Afrin Harekatı sırasında başladığını belirten İttifak’ta görevli bir Türk diplomat ise “Afrin Harekatı’nı anlattık ve PYD’ye terör örgütü olarak atıf yaptırdık. Barış Pınarı’ndaki gibi Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya dönük yoğun eleştiriler olmadı. YPG/PYD’nin olduğu alanlara Türkiye girmeye başladıkça, sıkıntılar patlak verdi” diyor.

Karşılıklı güvensizlik

“İlişkilerin bu kadar sorunlu olduğu başka bir dönem olmadığını” vurgulayan diplomatik ve askeri kaynaklara göre, “Batı, büyük ölçüde Türkiye’ye güvenini yitirdi.” İlişkilere güvensizliğin hâkim olduğunu belirten kaynaklar, “Türkiye’de de Batı’ya karşı zaten var olan güvensizlik iyice derinleşti ve bunun temelinde büyük ölçüde iç politika yatıyor” ifadesini kullanıyor.

Diplomatlar, Batı’daki güvensizliğin kaynağı olarak, büyüyen popülizmin körüklediği İslamofobi ve mülteci sorununu görürken, Suriye krizi ve S-400’ün sorunu daha komplike hale getirdiğini vurguluyorlar.

NATO’da görev yapan Türk diplomat, Batı’da Türkiye’ye bakışın farklılaştığını belirtiyor: “Türkiye’nin Cumhuriyet kurulduğundan beri izlediği yolun dışında başka bir yola gittiği, esas amacın Batı’dan uzaklaşmak mı olduğu şeklinde şüpheler var. Özellikle Batılı kurumlarla entegre olmuş bir ülkenin davranışının öngörülebilir olması önemli.”

Kriz gerçek mi, söylemsel mi?

Diplomatlar ve askeri kaynaklar, Türkiye ve NATO arasındaki mevcut durumun gerçek bir krizden ziyade “söylemsel” olarak tanımlanmasının daha doğru olduğu görüşünde. NATO’daki Türk diplomat, “İş başındakiler NATO’nun önemini gayet müdrik durumdalar ama hamaset uğruna bir takım siyasi gerekçelerle böyle bir retorik kullanıyorlar” dedi.

www.dw.com/tr/nato-ile-g%C3%BCven-bunal%C4%B1m%C4%B1-krize-d%C3%B6ner-mi/a-51506284