AP Suriye’de Türk müdahalesi ile ilgili eleştirilerde bulundu, perşembe günü oylama yapılacak

88

Çarşamba günü Strasburg’ta Avrupa Parlamentosu oturumunda yer alan tartışmalarda Kuzeydoğu Suriye’de Türk askeri operasyonlarına karşı eleştirilere devam ederken ilgili kararların perşembe günü alınması bekleniyor.

Konsey ve Komisyon temsilcileri insan haklarına saygı gösterilmesi ve silahsızların korunmasına öncelik verilmesini isterken, bazı siyasi gruplar Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı daha sert önlemler alınması, hatta ekonomik yaptırımlar yapılması çağrısında bulundular.                                                

Komisyon, demografik verilerin değiştirilmesinin kabul edilemez olduğu konusunda Ankara’ya uyarıda bulunarak uygun koşullar ve güvenlik olmadan Suriyeli göçmenlerin geri dönmelerini desteklemeyeceğini duyurdu. 

AB Konseyi Temsilcisi Tytti Tuppurainen, bölgede şiddetin durudurulması yönünde Rusya ile Türkiye arasında Salı günü Soçi’de yapılan anlaşmayı selamlayarak bunun silahsızların acılarına son vermesi dileğinde bulundu.

Türkiye’nin endişelerinin askeri eylemlerle değil diplomatik açıdan göğüslenmesi gerektiğini çünkü çatışmaların sadece bölgede istikrarsızlığın artmasına ve Suriye halkına daha çok acı getireceğini kaydetti.

Suriye sorunun çözümünün, Suriyelilerin Suriyeliler için müzakere edecekleri kapsamlı bir anlaşmayla geleceğini söyledi “siyasi süreci desteklemeliyiz” diyerek Anayasa Komitesinin ay sonunda Cenevre`de toplanması gerektiğini vurguladı.

Tuppurainen’e göre, yaklaşık 200 silahsızın öldürülmesinin ve su temini tesislerinin, hastane ve ambulansların bombalanmasının haklı gösterilemeyeceğine değindi ve “Suriyeli Kürtler ve düşmanlıklar alanında siviller için kaygılanıyoruz” dedi.

Konsey Temsilcisine göre, istilanın ilk gününden itibaren AB’nin birlik olduğunu ve üç yasa kurumunun aynı mesajı gönderdiğini hatırlattı. 

Türk askeri faaliyetlerin kötü durumu daha da kötüleştirdiğini sözlerine ekleyerek “bu nedenle Dışişleri Bakanları Türk işgalini kınayarak üye devletler Türkiye’ye silah satışının durdurulmasını istedi” dedi.

İnsani yardım ve kriz yönetimi yetkilisi Avrupa Komiseri Christos Stylianides, Avrupa kurumlarının Türkiye`nin askeri eylemine karşı tepkilerinde birlik olduklarını söyledi.

 Stylianides konuşmasında, etkisiz kalmamalıyız diyerek düşmanlıkların ve insani dramın durdurulmasına yardım edilmesi çağrısında bulundu. Durumun normale dönmesi ve Birleşmiş Milletlere çerçevesinde siyasi bir çözüm bulunması için gerekli her yardımın verilmesini istedi.

İnsani duruma da değinen Stylianides 200 kişinin hayatını kaybettiğini ve 200 bin kişinin de yerlerini terk etme zorunda kaldıklarını açıkladı ve “yerlerini erk etmek zorunda kalacak 150 binden fazla insan var ve bunlar krizden önce kamplarda bulunan 100 bin kişiye eklenecek” dedi.

“Suçsuz insanların öldürülmesi ve tesislerin mahvedilmesi için haklı bir neden yoktur” diyerek hastanelerdeki durumdan duyduğu endişeyi dile getirdi.

“Hava bombardımanları sonucuda ciddi hasar oluştu. Hastanelerde elektrik kesintileri yaşandı, ambulanslar ve ölüm hedeflendi ve sağlık sektöründe çalışan adamlar kaçırıldı”.

“Ayrıca insani yardım taşıyan araçlara karşı tehlikeler yok edilmeli, insani alanlarda çalışanlar hedef alınmamalı”.

Suriyeli göçmenlerin geri dönmesi güvenli yollarla, gönüllü ve onurlu olmalı. Uygun koşullar olmalı aksi taktirde AB gerekli desteği veremeyecek”.

Türkiye’nin Suriye içinde oluşturmak istediği güvenlik bölgesiyle ilgili olarak Stylianides, 28 üye devletin her türlü demografik değişiklik çabalarının kabul edilemez olduğu yönündeki açıklamalarını hatırlattı.

Stylianides, “Avrupa Komisyonu Türkiye’nin milyonlarca göçmeni topraklarında misafir etmesi çabalarını destekledi ancak kuzey Suriye’de askeri eylemler karada durumu daha da zorlaştırdı”.

Tartışma sırasında Kıbrıslı Avrupa Parlamentosu Milletvekilleri de konuşma yaptı.

DİSİ Avrupa Milletvekili Leftheris Christoforou, Türkiye’ye sıfır tolerans önererek Suriye’nin işgalinin “AB’ne, insanlık ve Avrupa’ya karşı iğrenç bir suç olduğunu” vurguladı ve AB’nin harekete geçmesi çağrısında bulundu. “Kürtler, Avrupa’nın rahat uyuması için, İslam Devletinin yıkılmasında kalkan oldular. Ve Avrupa şimdi tavırlarıyla, insanlığa karşı tarihi suç sayılacak olanlara hoşgörülük gösteriyor” dedi.

Türkiye’nin kendini tekrarladığını söyleyen Christoforou, “1915’te Ermeni soykırımı, 1918’de Pontus Rumlarının yok edilmesi, 1922’de İzmir’de, 1955’de İstanbul’da, 1974’de vatanım Kıbrıs’ta, geçen yıl Afrin’de ve bu yıl Kürt soykırımı. Artık daha fazla beklememeliyiz” dedi.

Gururlu bir Avrupalı gibi hissettiğini dile getiren ancak Türkiye’nin Avrupa silahlarıyla Kürtlere saldırmasından ve Türk işgalinin durdurulması için önlemler alınmamasından utanç duyduğunu sözlerine ekledi.

DİSİ Avrupa Milletvekili Loukas Fourlas kendi konuşmasında Avrupa’nın Suriye’de olmadığını belirterek tarihin bizden hesap soracağını dile getirdi.

“Bir suç önünde gözlerimizi kapattık, İslam Devletine karşı savaşanları Türklerin eline bıraktık ve bugün önlem alıp almamamız gerektiğini tartışıyoruz”.

Ayrıca Kıbrıs’ta yaşanan duruma da değinen Fourlas, Türkiye’nin 1974 istilasını barış operasyonu olarak adlandırdığını 45 yıl sonra hala 200 göçmen ve çok sayıda kayıp olduğunu vurguladı.

“Nasıl o dönemde uluslararası toplum susarak Türkiye’nin Kıbrıs’taki katliamını tamamlamasını beklediyse, bugünde yine öyle susuyor. Suriye 2019 – Kıbrıs 1974. Suçlu aynı olmaya devam ediyor ve hala cezalandırılmadı. Ve bizim sorumluluğumuz büyük ama Avrupa ortada yok”.

Birleşik Avrupa Solu AKEL Avrupa Milletvekili Yeorgios Yeorgiou AB’ne çağrıda bulunarak “Arap baharını” hatırlattı ve şimdi ağır yağmurların geldiği dönemde harabeler üzerine timsah gözyaşları döktüklerini söyledi.

“Bundan 8 yıl önce Suriye Hükümeti aleyhine yabancı bir istila başladı, hükümeti devirmek ve ülkeyi parçalamak için. ABD, ΝΑΤΟ, Türkiye, AB ülkeleri ve Körfez`deki monarşiler, Suriye muhalefeti orduları aracılığıyla İslam Devletine cihatçılara karşı silahlı saldırı başlattı. Şimdi Rusya ve Amerika’nın hoşgörüsüyle ve AB’nin sözlü kınamalarıyla Erdoğan kan içen ve çok sorunlu Kürt halkını ezen bir canavara dönüştürüldü”.

“Kimsede çekinme ve ahlaki düşünce kalmadı. Yeter ki bölge yeniden bölünsün, silahlar satılsın, petrol çıksın. Biz muhtemelen eziğiz”.

DİKO partisi Avrupa Milletvekili Kostas Mavrides, Türkiye’nin kuzey Suriye’ye yaptığının bir askeri operasyon değil işgal olduğunu söyledi.

“Sonuçları sadece güvenlik ve Kürtler müttefiklerin ihaneti ve İslam Devletinin güçlendirilmesi ile bağlantılı değil insanlığa karşı belli suçlardır, soykırım ve Suriye’de yasa dışı yerleşim planlarıdır. Bu bize Kıbrıs’ın işgalini hatırlatmaktadır”.

“Afrin’den sonra Erdoğan’ı ekonomik açıdan ezebildiğimiz gibi, başka önlemeler alabilir suçluları mahkemeye götürebiliriz”.

EDEK Avrupa Milletvekili Dimitris Papadakis bütün bir Avrupa’nın Erdoğan’ın şantajlarına rehin kalamayacağını dile getirdi ve

“Türkiye, Amerikalıların ayrılmaları sırasında bıraktıkları bölgelerde Kürt öğelerini yok etme hedefiyle soy kırım başlattı” dedi.

AB dışında herkesin bölgede bulunduğunu ama günün sonunda hesabı, Türk canavarlığına karşı, Türk işgalin durdurmak amacıyla girişimler üstlenemeyen  kendilerinin ödediğini söyledi.

Görünene göre, Avrupa ülkelerinin ekonomik çıkarlarının İslam Devletine karşı savaşan Kürt halkının korunmasından daha önemli olduğunu vurguladı.

Avrupa Halk Partisi adına konuşan Michael Gahler Konseyin Türkiye’ye karşı hedefli yaptırımlar üstlenmesi gerektiğini, ancak bunların, Erasmus gibi programlarda sivil toplum üzerine etkileri olmaması gerektiğini belirtti.  

Bunun yanı sıra bunların tarım ürünlerinde de uygulanabileceğini hatta Gümrük Birliği konusunun da incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Kati Piri kendi konuşmasında Türk yetkililerine karşı hedefli yaptırımlar tartıştıklarını istediklerini, İslam Devletine karşı savaşanları korumanın önemli bir nokta olduğunu vurguladı.

Putin, Assad, Türkiye, İran ve İslam Devletinin yendiğini kaybedenlerin ise kuzey Suriye halkı ve Batının gururu olduğunu söyledi.»

Renew Europe heyetinden Malik Azmani, Türkiye’ye karşı hedefli ekonomik yaptırımların incelenmesi gerektiğini belirtirken Yeşiller partisinden Tineke Strik güvenlik tehlikesinin azalması için Avrupa vatandaşı savaşçıların yeniden geri dönmeleri gerektiğini söyledi.

Kimlik ve Demokrasi grubundan LarsPatrick Berg Ankara’ya net bir mesaj gönderilmesini istedi. Avrupa Muhafazakar parti üyesi Anna Fotyga ise bölgedeki çatışmaların azalması için önlemler alınmasını istedi. Son olarak Avrupa Birleşik Sol grubu adına konuşan Özlem Demirel Kürtlerin Avrupa’nın işlerini yaptıktan sonra terk edildiklerini söyleyerek Suriye için askeri değil barışçıl çözüm bulunmasını istedi.

Kha