femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
ABHaber-Analiz: Türkiye’nin Suriye bataklığına saplanışı,29 Ekim ve tamamen biten CHP’nin misyonu Reviewed by Momizat on . Türkiye’nin Suriye bataklığına saplanışı,CHP’nin iktidar partisinin var olma sebebi olduğunu bir kez daha net bir şekilde ortaya çıkarmıştır. Suriye bataklığına Türkiye’nin Suriye bataklığına saplanışı,CHP’nin iktidar partisinin var olma sebebi olduğunu bir kez daha net bir şekilde ortaya çıkarmıştır. Suriye bataklığına Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Yorum Analiz » ABHaber-Analiz: Türkiye’nin Suriye bataklığına saplanışı,29 Ekim ve tamamen biten CHP’nin misyonu

ABHaber-Analiz: Türkiye’nin Suriye bataklığına saplanışı,29 Ekim ve tamamen biten CHP’nin misyonu

Türkiye’nin Suriye bataklığına saplanışı,CHP’nin iktidar
partisinin var olma sebebi olduğunu bir kez daha net bir şekilde ortaya
çıkarmıştır.

Suriye bataklığına giren Türkiye çıkış yolları arıyor.Ancak siyaset ve bürokrasinin içinin tamamen boşaltılması soruna çözüm bulunmasını güçleştiriyor.Türkiye gerçekten çok ilginç ülke ‘Suriye’ye son yapılan operasyona bazı siyasi,gazeteci ve sivil toplum örgütleri savaşa hayır diye eleştiri getiriyor. Aynı çevreler Suriye kriziyle ilgili olarak ‘’CHP yine AKP ile anlaştı’’ değerlendirmesinde bulunuyorlar. Söz konusu çevreler CHP Meclis’te savaş tezkeresine yeşil ışık yakarak büyük bir yanlış yaptı diyerek Kılıçdaroğlu’nu eleştiriyor.Ama aynı çevreler Türkiye Suriye bataklığına girmeden önce CHP yönetimine Suriye savaşını durdurmak için niçin aktif hareket etmiyorsunuz.Niçin gelişmeleri seyrediyorsunuz diye eleştirmediler.Tam bir komedi yaşıyoruz.

CHP sonuç itibariyle iktidarın Suriye politikasını
desteklemiştir

CHP 2000 yılların başından bu yana sadece TBMM’nin içinde
kalıp salon siyaseti yaparak Suriye krizini seyretti. Mecliste haftada bir
slogan atmakla bu işler olmuyor.CHP,demokratik sistemde iktidarın Türkiye’yi
Suriye bataklığına sokmasını önleyebilecek her türlü imkan ve yeteneğe sahipti
ama mecliste kalıp iktidarın çizdiği noktanın dışına çıkmadılar.Sadece
eleştirip bolca konuştular.Suriye bataklığı Türkiye için büyük bir felaketti.
Muhalefet bu süreçte eleştirmenin dışında çalışmadı,
çalışmadı,çalışmadı,çalışmadı.Ve söz konusu krizin önüne geçmek için strateji
ve ara formüller geliştirmedi.Mecliste kalarak sadece muhalefet yapıyoruz
görüntüsü verildi.Kılıçdaroğlu ise bu zaman zarfında girdiği tüm seçimleri
kaybetmesine rağmen daha da güçlendi.Demokrasi adına ne kadar hazin bir durum.

2000 yılların başından beri CHP yönetimi izlediği
politikalarla iktidarın Suriye politikasını bir anlamda desteklemiştir. Sonuç
ve net bilanço budur. Lütfen birbirimizi kandırmayalım. Oynanan tiyatro sona
ermiştir.

İşin ilginç tarafı ise CHP’deki dış politikadan sorumlu
milletvekili ABD ile yapılan anlaşma,Türkiye açısından diplomatik başarıdır
dedi! Peki bu sözler,AKP’nin Suriye politikasının CHP tarafından benimsendiğini
göstermez mi?

Şimdi savaşa hayır diyenlere soruyoruz. Niçin ilk günden
CHP’nin Suriye kriziyle ilgili pasif pısırık politikasını eleştirmediniz?
Türkiye’nin Suriye bataklığına girmemesi noktasında CHP’nin bu konuda pasif
muhalefet yapmasına niçin karşı çıkmadınız? CHP iktidarın Suriye politikasını
bugüne kadar izlemiş olduğu politika ile desteklemiştir.Gerisi teferruattır.
Çünkü gelişmeleri seyredip sadece ama sadece eleştirip slogan atıp sessiz
kalırsanız bir anlamda iktidarın Suriye politikasını desteklemiş
olursunuz.Bilanço budur.Sayın Kılıçdaroğlu; ‘’Tezkereye içimiz yana yana ‘evet’
diyeceğiz açıklamanızla bu işin içinden çıkamazsınız.Tekrarlayalım ‘CHP İKTİDAR
PARTİSİNİN VAR OLMA SEBEBİDİR.’

Saddam’ın başına gelenler ile Türkiye’nin içine düştüğü
durum arasında büyük benzerlik var

İran Meclis Başkanı Ali, dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet
Davutoğlu’nun Suriye savaşının başlarında Tahran’a yaptığı ziyaretlerle ilgili
şu görüşleri dile getiriyor:

”Bazı devletler Suriye’deki olayların başlangıcında İran’a
geldi. Bu devletler Suriye’yi desteklediğimiz için bizi eleştiriyordu.İki hafta
içinde Emevi Camisi’nde namaz kılacaklarını söylüyorlardı. Ona dedim ki ‘emin
ol böyle bir olay (Emevi Camisinde namaz kılma) olmayacak.O gelişmelerin
üzerinden birkaç yıl geçti ve o kadar kan döküldü.Suriye meselesinin askeri
yöntemlerle değil siyasi uzlaşı ile çözüleceğini söyledik.Suudiler ve bazı
bölge ülkeleri yanlış yaptı. Bu ülkeler Suriye rejimini askeri yollarla
devirebileceklerini düşünüyordu, fakat zannediyorum ki şimdi yanlış
yaptıklarını anladılar.”

Saddam’da İran savaşı öncesi Tahran’dan gelen yetkililere
beş gün içinde İran’ı alacağını söylemiş.France 5 belgeselinde detaylı
izleyebilirsiniz .Yine Saddam Kuveyt’e saldırmadan önce batılı ülkelerin
kendisine yeşil ışık yaktığını bunun neticesinde Kuveyt’e girdiğini söylemişti.

Görüyormusunuz Saddam ile Türkiye’nin başına gelenler
arasında ne kadar büyük benzerlik var.Dünyadan bir haber olan Türkiye’deki
Ortadoğu uzmanları son 17 yıldır ne söyledilerse tam tersi çıktı.Hala bunlar
Ortadoğu uzmanıyım diye yazılı ve görsel basında boy göstermeye devam
ediyorlar.Hepiniz topluca sınıfta kaldınız.

CHP’nin Suriye krizinde yapması gerekenler…

Şimdi yeri gelmişken soralım.CHP,”Türkiye için bu kadar
hayati, güncel, adeta bir iç mesele olan Suriye savaşı konusunda neden 2000’li
yılların başından itibaren ‘Suriye’de savaşa hayır’ kampanyası örgütlemedi.
Neden bu savaş konusunda halkla gerçekleri açıklayan, savaş karşıtı tepkiyi
örgütleyen, Türkiye’nin Suriye’deki varlığını sorgulayan, bununla ilgili
gerçekleri açıklayan,savaşa, cihatçılığa karşı çıkan geniş bir örgütlenme niye
olmadı? Neden bu savaşın her aşamasına böyle hazırlıksız yakalanılıyor? Sayın
Baykal ve Kılıçdaroğlu buyrun cevaplayın.İşte bunları yapmanız
gerekiyordu.Koltuklar tatlı geldi.

Şimdi çıkmış Kılıçdaroğlu Türkiye’deki siyasi partiler
arasında en büyük değişimin CHP’de yaşandığını söylüyor. Ne kadar trajikomik
bir durum.Sayın Kılıçdaroğlu biran önce ama bir an önce istifa edin.

Onur Öymen’in Baykal ile ilgili çıkışı

Eski CHP milletvekili Onur Öymen bazı basın yayın
organlarında Baykal’dan rahatsız olan güçlerin kaset komplosu ile Baykal’ın
görevinden uzaklaştırıldığını söyledi.Ve bir rapordan bahsetti.Sayın Öymen
CHP’yi yakından takip eden kime sorarsanız, Baykal’a kaset kumpası kuranlar ile
Kılıçdaroğlu ve ekibini CHP’nin başına getirenlerin kimler olduğunu size en
ince detayına kadar anlatır.Unutmadan Baykal görevde kalsaydı da hiç bir şey
değişmezdi.Salon siyasetine devam edilirdi.

Sayın Öymen, Baykal ve Kılıçdaroğlu gibi girdiği tüm
seçimleri kaybetmiş bir tane Avrupa’da sosyal demokrat lider gösterin?
Avrupa’da gösteremezseniz,Asya’da gösterin? Bekliyoruz.

Sayın Öymen Irak tezkeresine hayır dendiğinde AKP’nin ilk
yıllarıydı biraz zaman geçseydi, Irak tezkeresinide meclisten geçirirlerdi.
Bunu bir kenara yazın.

Sayın Öymen Baykal başına gelecekleri hissettiği anda (rapor
ve kaset kumpası konusu…) hemen koltuğu partideki gençlere devredecekti.İlk yapması
gereken buydu. Koltuk tatlı geldi.Baykal,koltuğa yapıştıkça yapıştı.Gerçekleri
konuşalım.Baykal gibi akil insanların partide geri plana çekilerek muhalafetin
halkın içinden konuşlandırılması gerekiyordu.Baykal gerekli hamleleri zamanında
yapsaydı Kılıçdaroğlu ve ekibide partide söz sahibi olamazdı.O zaman Türkiye
Suriye bataklığına belki girmezdi.Veya bu kadar hasar oluşmazdı.

Fazla detaya girmeyelim ama yeri gelmişken çok kısa bir
hafıza tazeleyelim 12 Eylül’de yaşananlar ve bu çerçevede Ecevit sonrası CHP
yola devam etti.Bunun adı Atatürk’ten miras kalan CHP hiç bir zaman değildi
‘DENİZ BAYKAL ‘partisiydi.Şimdi de CHP diye bir şey yok adı ‘KEMAL
KILIÇDAROĞLU’ partisi.Gerçekleri konuşalım.

Sayın Öymen son 17 yılda ne oldu. Bunun hesabını kim
verecek? ATATÜRK’ÜN KURDUĞU REJİM BAYKAL VE KILIÇDAROĞLU SAYESİNDE
DEĞİŞTİ.Sonuç budur.Net bilanço budur.Dokuz seçimi kaybeden bir insan hala
nasıl CHP genel başkanı olabiliyor? Ortadoğu’daki siyasetin kopyası.

CHP Köy Enstitülerini bile gündeme getirmekten acizdi

Prof. Dr. İlber Ortaylı, ”Köy Enstitüleri’ni kapatan
Demokrat Parti değil Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Zaten DP ile CHP aynı
torbadan çıkmış, öyle birbirine çok yabancı arkadaş falan da değildir.”
açıklamasına ne demeli. Köy Enstütülerini kaldıran zihniyet Türkiye’nin
bugünlere gelmesini sağladı. Hiç olmazsa CHP bugüne kadar elinde tuttuğu
belediye sınırlarında seferberlik halinde Köy Enstütülerini kurmak için
çalışabilir,halkı ülke genelinde bu konuda bilinçlendirebilirdi.Bunu bile
yapmaktan acizdi bunlar.

CHP’nin misyonu tamamen bitmiştir. CHP artık iktidar
partisinin var olma sebebidir

Kılıçdaroğlu ile birlikte göreve gelen yönetim CHP’nin
kurucu ilkesiyle uzaktan yakından alakası yok.CHP’yi elinde tutan bu yönetim
Atatürk’ü,cumhuriyeti….vs dolgu malzemesi yapıp koltuk kapma derdinde.

Dokuz seçimi kaybeden Kılıçdaroğlu koltuğu bırakmamakta
ısrar ederek, CHP’nin misyonunun tamamen bittiğini bir kez daha ortaya
koymuştur.Türkiye’de din nasıl dolgu malzemesi olarak kullanılmışsa
Atatürkçülük,cumhuriyet,laiklik…vs dolgu malzemesi olarak kullanılmıştır.Bunuda
2000 yılından sonra bilhassa CHP’de ipleri elinde tutan CHP yönetimleri bilerek
veya bilmeyerek yapmıştır.Sonuç budur.Bilanço budur.16 Nisan referandumu
sonrası Atatürk’ün kurduğu rejim yıkılmıştır.CHP’de son 17 yılda siyaset
yapanların artık Atatürkçülük ve cumhuriyet kisvesi altına siyaset yapmalarıda
imkansızdır.Atatürkün kurduğu rejimin yıkılmasını önleyemeyenler ve
seyredenlerin adı tam olarak belli olmayan bu tek adam rejimini değiştirmeleri
ise imkansızdır. Tek dertleri Baykal ve Kılıçdaroğlu gibi CHP’de yönetimi ele
geçirip mezara kadar parti başkanlığı yapmak istemeleridir.İktidar ile birlikte
oynanan ‘MUHALEFETÇİLİK TİYATROSU’’ bitmiştir

Tek adam rejimini ancak gençler ve yeni oluşumlar
değiştirebilir

CHP’nin çevresine kümelenmiş Kılıçdaroğlu’nun gitmesini
bekleyen grupların boşuna kürek çekmelerinede gerek yoktur.Kendileride bu
gelinen noktadan doğrudan sorumlulukları bulunmaktadır.Türkiye’deki tek adam
rejimi ancak ama ancak yeni söylem,yeni yüz,yeni nesil ve gerçek Atatürkçü
politikacılar tarafından değiştirilecektir.

29 Ekim’i kutlayacak olan en son Kılıçdaroğu ve ekibidir

Şimdi bir kez daha soralım Sayın Kılıçdaroğu 29 Ekim’de
hangi yüzle Anıtkabire gidip ve desteklediğiniz medya organlarında yazılar
kaleme alarak Atatürkçülükten dem vuruyorsunuz.Yeter artık.16 Nisan referandumuyla
Atatürkün kurduğu rejim yıkılmıştır.Sayın Kılıçdaroğlu tek adam rejiminin tesis
edilmesinin en büyük sorumlularından birisi siz ve ekibinizdir.Boşuna kendinizi
yormayın.İktidar ile oynadığınız tiyatro bitmiştir.CHP’yi ele geçiren bu
oligarşik yapı tamamen dağıtılmalıdır.Maskeler tamamen düşmüştür.

Israrla bir kez daha CHP’nin son 17 yılda geldiği noktayı net özetleyelim.’’CHP İKTİDAR PARTİSİNİN VAR OLMA SEBEBİDİR.Misyonu çoktan bitmiştir.Kılıçdaroğlu’yla birlikte siyaset yapanlar sadece milletvekili, delege ve il veya ilçe başkanı olmak için hareket ediyorlar.Açıkçası al gülüm ver gülüm nokta.Ortadoğu’daki siyasetin aynısı.

Kurultaylar düzmece

CHP’de önceden ayarlanmış ve düzmece kurultaylarla kimse
birbirini kandırmamalı.Kurultay tiyatrosuda sona ermiştir.Demokrasilerde seçimi
kaybedenlerin kuraltaylardan çıkma şansı hiç ama hiç yoktur.Bir tane Avrupa
hatta Asya’dan örnek gösterin.Dünyada eşi benzeri yok bunun.Seçimi kaybeden
anında istifa eder.Koltuk sevici zavallılar.

CHP’de Kılıçdaroğlu ve ekibinin bilerek veya bilmeyerek
oynadığı Atatürkçülük oyunu sona ermiştir.Artık,Atatürk’ten miras kalan ”CHP
DİYE BİR PARTİ YOKTUR. ADI KEMAL KILIÇDAROĞLU PARTİSİDİR.”

Scroll to top