Bir araştırmaya göre Kıbrıslıların çoğu göçmenlerin desteğe ihtiyacı olduğuna inanıyor ama sınırlar var.Zengin Rus ve Çinliler göçmen olarak sınıflandırılmıyor

59

Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu, Kıbrıs’ta beş yılı aşkın süre ikamet eden göçmenlerin desteğe ihtiyaçları olduğunu kabul ediyor ancak Kıbrıs vatandaşlığı verilmesi fikri rağbet görmüyor.

Bir araştırmanın bulgularına göre Kıbrıslı Rumlar, genel olarak göçmenler fakir insanlar olarak bilindiği için çoğu keza zengin Rus ve Çinlileri göçmen olarak sınıflandırmıyorlar.

Kıbrıslıların göçmen ve mülteci algılamalarıyla ilgili bulgular cuma günü Kıbrıs Üniversitesi’nde düzenlenen bir etkinlikte sunuldu.

Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk toplumlarında yapılan araştırma, Kıbrıs Üniversitesi Alan Çalışmaları Merkezi (UCFS) tarafından Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) için Eylül-Aralık 2018 tarihleri arasında yapıldı. Benzeri bir araştırma da 2015’de gerçekleştirilmişti.

Etkinlikte konuşan UNHCR Kıbrıs Temsilcisi Katja Saha, mültecileri damgalayan kaygı verici eğilimlerin bir tehdit olarak son zamanlarda siyasi ve kamu tartışmalarında da yoğunlaştığını söyledi.

16 yıl içerisinde toplam 10.500 kişinin Kıbrıs’ta koruma aldığını, bunun nüfusun %6’sı demek olduğunu belirten Katja Saha, “Küresel görünümde Lübnan’da 4 kişiden 1’inin Suriyeli veya Filistinli mülteci olduğu düşünülürse bu çok mütevazı bir orandır” dedi.

Saha, Bunun Kıbrıs’ta mültecilerle sığınma isteyenlerin sayısının artmasının etkisinin küçümsendiği anlamı çıkmaması gerektiğini, bunun kendilerine bu (mülteci) akışlarının yönetilebilir olduğunu anlamada yardımcı olduğunun fark edilmesine yardımcı olduğunu söyledi.

Kıbrıs Üniversitesi Rektörü Tasos Christofides de konuşmasında, UNHCR adına yürütülen araştırmanın halka göç ve mülteci krizi gerçeğini anlamada yardımcı olacağını belirtti.

Christofides, “Göçmenlerin ve mültecilerin topluma katılma, adil muamele ve anlayışa ihtiyaçları olduğunu anlamalıyız” şeklinde konuştu.

Sonuçlar Kıbrıs Üniversitesi Sosyal ve Gelişim Psikolojisi Yard. Prof. Charis Psaltis tarafından açıklandı.

Araştırmanın önemli bulgularına göre her iki toplum da göçmenlerin desteğe ihtiyaçları olduğunun farkında oluyorlar ve göçmenlere destek sağlanmasının devletin sorumluluğunda olduğuna inanıyorlar.

Kıbrıs Rum toplumu, hükümetin Kıbrıs’taki göçmenlere hâlihazırda yeterli desteği sağladığını düşünüyor.

Öte yandan Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs’ın Türk işgali altındaki bölgede ‘yetkililer’ için aynı şeyi düşünmüyorlar.

Her iki toplum da endişelerini ifade etmelerine rağmen, Kıbrıslı ve Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu göçmenlerin ayrı kamplarda değil yerel topluma entegre yaşamalıdır fikrini destekliyorlar. Bu görüş 2015’teki araştırmada da desteklenmişti.

Göçmenlere Kıbrıs’ta beş yıldan fazla ikamet ettikten sonra Kıbrıs vatandaşlığı verilmesi düşüncesi, onaylanmıyor. 2015’in sonuçlarıyla karşılaşıldığında, bu onaylamama oranı Kıbrıslı Rumlarda %50,8’e düşerken Kıbrıs Türk tarafı ‘vatandaşlık’ verilmesine karşı olarak oranı %67,8’te tutuyor.

Bundan başka her iki toplumda da göçle ilgili belirli endişeler ve tehditler hissediliyor. Bu korkular genel olarak ekonomik büyümenin zarar görmesi ve suç oranlarında artış üzerinde yoğunlaşıyor.

Kıbrıs’ın büyüklüğüne bağlı olarak ‘çok fazla’ göçmen veya mülteci barındıramayacağı endişesi de bulunuyor.