femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Weber:AB’nin Kıbrıs sorununun çözümü ile daha yoğun ilgileneceği sözünü verdi.Türkiye’yle müzakereler durdurulmalı Reviewed by Momizat on . Avrupa Halkın Partisi'nin (EPP) Avrupa Komisyonu Başkanlığı adayı Manfred Weber, Kıbrıs sorununu çözmek için yeniden başlatılan çalışmalarda Avrupa Birliği'nin Avrupa Halkın Partisi'nin (EPP) Avrupa Komisyonu Başkanlığı adayı Manfred Weber, Kıbrıs sorununu çözmek için yeniden başlatılan çalışmalarda Avrupa Birliği'nin Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Weber:AB’nin Kıbrıs sorununun çözümü ile daha yoğun ilgileneceği sözünü verdi.Türkiye’yle müzakereler durdurulmalı

Weber:AB’nin Kıbrıs sorununun çözümü ile daha yoğun ilgileneceği sözünü verdi.Türkiye’yle müzakereler durdurulmalı

Avrupa Halkın Partisi’nin (EPP) Avrupa Komisyonu Başkanlığı adayı Manfred Weber, Kıbrıs sorununu çözmek için yeniden başlatılan çalışmalarda Avrupa Birliği’nin (AB) Kıbrıs halkı ve Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti’nin yanında olacağı sözünü verdi; Türkiye’nin resmi müzakere sürecinin sona ermesini destekledi.

Kıbrıs Haber Ajansı’na (KHA) bir demeç veren EPP adayı, Avrupa Birliği içerisinde Hukukun Üstünlüğü değerlerini güçlendirmek, Rusya ve diğer üçüncü tarafların internetteki etkisini engellemek, Avrupa demokrasisini korumak için daha zorlayıcı bir AB sistemi olacağını söyledi.

KHA aracılığıyla genişleme, Batı Balkanlar ve Türkiye’yle ilgili görüşlerini açıklayan ve ‘Türkiye bir aday ülke olarak kalmalı mıdır?’ sorusunu yanıtlayan Manfred Weber şöyle dedi:

“Göç anlaşması gibi onlarla yaptığımız anlaşmalar esasında yapıcı bir ortaklığa açığım. Ancak birbirimize karşı dürüst olmalıyız. ‘Türkiye hiçbir zaman Avrupa Birliği’nin bir üyesi olmayacaktır. Avrupa Birliği’ne tam üyelik artık bir seçenek olmamalıdır. Benim seçmenlere sözüm Türkiye’yle müzakere sürecini durduracağız şeklindedir.”

Kıbrıs sorununun çözümünde Kıbrıslıların nüfusunun çoğunluğunun arzusu olan AB’nin dâhiliyetiyle ilgili yorumu sorulan Weber, “Kıbrıs sorunu aynı zamanda bir Avrupa sorunudur ve Avrupa Birliği Kıbrıs halkının ve Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti’nin yanındadır. Geçmişte Türkiye Akdeniz’de Kıbrıs’ı tehdit ederek durumu kızıştırıyordu. Benim görüşüme göre, BM kararları ve AB müktesebatıyla uyumlu şekilde Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunması için baskı yapmaya devam etmemiz gerekiyor. Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyini işgali kabul edilmezdir ve Avrupa kıtası üzerinde tarihin açık kalmış yaralarından biridir” dedi.

Komisyon programında ana önerinin ne olacağı sorusunu da yanıtlayan Weber şöyle konuştu:

“Önceliğim Avrupa Birliği’nde yeni bir dönem başlatmaktır. Köyüm Bavaria’da sıklıkla bana “Brüksel’de neler olduğunu bilmediklerini söylüyorlar, kararların kendileri olmadan alındığını düşünüyorlar. Bu Avrupa’da nereye gitsem duyduğum bir şeydir. Önceliğim Avrupa Birliği’yle Avrupa halkını yeniden bir araya getirmektir. Avrupa projesi seçkinlerle ilgili değildir. İnsanları bir araya getirmekle ilgilidir. Çünkü birlikte olursak güçlüyüz.”

Her AB Programı’nın ayrıntılarını konuşmak için çok erkendir. Jean-Claude Juncker, ekonomik kriz döneminde ekonomi motorunu yeniden başlatmaya yardımcı olmak için birçok iyi şey yapmıştır. Ancak bizim daha da ileriye gitmemiz gerekmektedir. Biz EPP siyasi ailesi ayrıntılı programımızı martta açıklayacağız.”

Organ ve örneğin Polonya yönetimi gibi merkezkaç unsurlarla nasıl baş edileceği sorusuna Weber şu yanıtı verdi:

“Avrupa Birliği’nin temel değerlerini korumak için bir takım araçları vardır. Kendimize sormamız gereken soru takımların arzulanan etkisinin olup olmadığıdır. Sanıyorum Anlaşmaları yazanlar, Avrupa’da hukukun üstünlüğü tartışmasının nasıl öne çıktığını gördüklerinde çok hayret edecekler ve hatta şok olacaklardır. Gerçek şudur ki Adalet Mahkemesi’nin Anayasa mahkemesinin bağımsızlığını korumak için Polonya’da müdahale gerektirdiği bize demokratik kurumların hassas olduğunu göstermektedir. Ben, Avrupa’da hukukun üstünlüğünün erozyonuna karşı bizi koruyacak daha çabuk ve daha kararlı bir şekilde müdahale edebilecek daha güçlü unsurlar gerektiğine inanıyorum. Avrupa Komisyonu Başkanı olarak daha güçlü bir hukukun üstünlüğü sistemi önereceğim.”

Rusya’nın veya diğer üçüncü bir ülkenin Avrupa seçimlerine müdahalesi ve Avrupa birliğini korumak için ne yapılabileceği sorusunu da Manfred Weber şöyle yanıtladı:

“Seçimlerimize dış müdahale konusuyla çok ilgili olmalıyız. Çünkü birçok ülke ve kuruluş AB’nin yıkıldığını, parçalandığını görmek istemektedir. Ve şu an bunu yapmanın en kolay yolu facebook reklamları satın almak, aldatıcı ve bölücü içerikli haber yaymak ve toplumumuzda kutuplaşmayı beslemektir. Büyük sosyal medya platformlarının şeffaflaşmak gibi büyük sorumluluğu vardır. Bu seçimler Facebook, Google ve Youtube’un bu sorunlara kendilerinin çözüm bulabileceklerine bir sınama olacaktır. Başarısız olurlarsa, Avrupa mahremiyet hukukunda yaptığımız gibi belirli yasalara saygı göstermeleri için kendilerini zorlayacak yeni yasalar önermekten başka seçeneğimiz kalmaz.”

Krizin geride bıraktığı miras, tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşan işsizlikle ilgili olarak da Weber şunları söyledi:
“Bunlar birçok Batı ülkesinde genel bir eğilimdi. Amerika Birleşik Devletleri’ne bakınız. Bununla baş edebilmek için ben anlamamız gereken iki şey olduğuna inanıyorum. Birincisi ekonomiktir. İşsizlik yüksek olsa da ve birçok ülkede büyüme geri dönse de, bunu herkes günlük yaşamda hissetmiyor. Yunanistan örneğin, ülke en iyisini yapsa da, değişim çok yavaş oluyor ve birçok Yunanlı bununla mücadele ediyor. Birçok Avrupa ülkesinde zenginler, birçok olumlu eğilimden fayda sağlayan yüksek eğitim almış kişilerle fakirler arasındaki fark genişliyor. Bu Fransa’daki sarı yelekliler hareketindeki örnekte çok açıktır. Küreselleşmenin bu döneminde daha çok kişi kendini geride bırakılmış hissediyor. Batı Avrupa ülkelerinde, ikinci dünya savaşının sonundan bu yana ilk kez ebeveynler çocuklarının kendilerinin yaşam satandardına sahip olamayacağından korkuyorlar. Bu da birçok endişe ve kaygı yaratıyor.”

Scroll to top