Tusk: Arkasında kim olursa olsun Kaşıkçı cinayeti aydınlatılmalı…Avrupa basınında Kaşıkçı cinayeti Reviewed by Momizat on . AB Konseyi Başkanı Tusk "arkasında kim olursa olsun" Kaşıkçı cinayetinin bütün ayrıntılarıyla aydınlatılmasını istediklerini belirtti. Tusk, AB üyelerinden de “ AB Konseyi Başkanı Tusk "arkasında kim olursa olsun" Kaşıkçı cinayetinin bütün ayrıntılarıyla aydınlatılmasını istediklerini belirtti. Tusk, AB üyelerinden de “ Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Tusk: Arkasında kim olursa olsun Kaşıkçı cinayeti aydınlatılmalı…Avrupa basınında Kaşıkçı cinayeti

Tusk: Arkasında kim olursa olsun Kaşıkçı cinayeti aydınlatılmalı…Avrupa basınında Kaşıkçı cinayeti

AB Konseyi Başkanı Tusk “arkasında kim olursa olsun” Kaşıkçı cinayetinin bütün ayrıntılarıyla aydınlatılmasını istediklerini belirtti. Tusk, AB üyelerinden de “şüpheli oyunlara” bulaşmamalarını istedi.

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğunda öldürülmesine yönelik tüm ayrıntıların açıklığa kavuşturulmasını talep etti.
Avrupa Parlamentosu’nda konuşan Tusk, “Bu o kadar korkunç bir suç ki en ufak bir riyakarlık dahi bize utanç verir” ifadelerini kullandı.
AB Konseyi Başkanı, “Burada kimin, kimin çıkarlarını korumayı amaçladığını söylemek bana düşmez. Ancak bildiğim şudur ki, Avrupa’nın yararına olacak tek şey arkasında kimin olduğuna bakmaksızın bu vakanın tüm detaylarının günyüzüne çıkarılmasıdır” diye konuştu.
Tusk üye devletlerden ayrıca Avrupa’yı, üye ülkeleri ve birliğin kurumlarını “şüpheli oyunlara bulaştırmama” çağrısında bulundu.
Mogherini: AB’nin tavrı Suudi Arabistan’ın atacağı adımlara bağlı
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesine ilişkin gelişmeler AP’nin oturumunda da ele alınmıştı. Oturumda AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini olaya ilişkin “güvenilir bir soruşturma” talep etmişti.
Hâlâ “karanlıkta kalan noktalar” olduğunu vurgulayan Mogherini, AB’nin tavrının Suudi Arabistan’ın bundan sonra atacağı adımlara bağlı olduğuna dikkat çekmişti.

——–

Avrupa basınında Kaşıkçı cinayeti

Avrupa gazeteleri yorum köşelerinde Suudi gazeteci Kaşıkçı’nın öldürülmesine yönelik yorumlara geniş yer ayırıyor. Gazeteler yorumlarında Riyad’ın sorumluluğu ve Batı’nın tutumu üzerine değerlendirmelerde bulunuyor.

Londra’da yayımlanan Guardian gazetesinin yorumunda Suudi Kral Selman bin Abdülaziz el-Suud’un sorumlulardan hesap sorması gerektiği belirtiliyor. Yorum şöyle devam ediyor:
“Kaşıkçı’nın öldürülmesini Suudi Veliaht Prensi Selman’ın medya danışmanı ile birkaç gizli servis mensubunun planladıklarına kimse inanmıyor. Suudi Arabistan Kralı Selman’ın, gerekli gördüğü takdirde bile kudretli oğlundan hesap soracak durumda olmadığı ya da buna yanaşmayacağı anlaşılıyor. Uluslararası toplum Kaşıkçı’nın öldürüldüğüne kanaat getirdiği takdirde yaptırımlar uygulanmalı ve silah satışı durdurulmalıdır. Suudi Arabistan esaslı bir soruşturmaya direnirse, Birleşmiş Milletler inceleme başlatmasa bile Suudi Arabistan’ı en azından kınamalıdır.”
Fransız Liberation gazetesi Kaşıkçı olayına ABD’nin gösterdiği tepkiye dair bir yoruma yer veriyor. Gazete Suudi Veliaht Prens Selman’a yönelik adımlar atılması gerektiği görüşünü savunuyor.
“Riyad’ı, İran’a karşı başlattığı Haçlı Seferi’nin ana destekçisi yapan ABD Başkanı Donald Trump olayın böyle bir döneme tesadüf etmesinden memnun olmamıştır. Trmup’ın – şayet varsa – bütün Ortadoğu politikası suya düşmüştür. Olay, sonuçları ne olursa olsun ardında iz bırakacaktır. Kraliyetin zirvesine götüren yolda çok sayıda düşman kazanan Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın pozisyonu kalıcı bir şekilde sarsılmıştır. Kral ya onu azletmeli, ya da yetkilerini iyice kısıtlamalıdır.”
İspanyol El Mundo gazetesinin yorumunda ise Avrupa ülkelerinin Riyad yönetimine karşı ortak pozisyon arayışı ele alınıyor. Gazete İspanya’nın kaldığı ahlak ve istihdam ikilemine dikkat çekiyor:
“Almanya’nın liderliğindeki Avrupa ülkeleri Kaşıkçı cinayetine ilk tepkilerinde, ülkeden ülkeye farklılık gösteren Suudi Arabistan ile aralarındaki diplomatik ve ekonomik ilişkileri tartışmaya açtılar. Suudi Arabistan’dan milyarlarca Euro değerinde 5 korvet siparişi alan İspanyol Navantia şirketi istihdam mı, ahlaki tutum mu ikilemine sıkıştı. Pragmatik İspanyol parlamentosu Sol Parti’nin Suudi Arabistan’a savaş malzemesi sevkiyatının durdurulması için verdiği önergeyi reddetti. Şayet Avrupa Birliği ortak tavır üzerinde anlaşırsa, İspanya kendini bu kararın dışında tutamayacaktır.”
Dennik N adlı Slovak gazetesinin yorumunda Suudi Veliaht Prens Selman’ın yöntemlerinin kabul edilemez olduğu yorumunda bulunuluyor. Gazete, Batı’nın tepkisinin kalıcı olup olmayacağı üzerinde duruyor:
“Veliaht Prens Muhammed bin Selman gazeteci Kaşıkçı’nın öldürülmesinin ülkesini Ortaçağ’dan kurtaracak reformları yapabilmek için iktidarını sağlamlaştırma arayışının ‘öngörülemeyen hasar’ olduğuna dünyayı inandıracağını düşünmüş olmalı. Onun talihsizliği, ülkesinde kendisini eleştirenlere baskı uygulayan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarını sağlamlaştırmada bu olaydan yararlanacak olmasıdır. Veliaht Prensin karşılaştığı en büyük talihsizlik ise Batı demokrasilerinin ‘tesadüfi kazalara’ ve iyi niyetlerini kabul edilmesi mümkün olmayan yöntemlerle hayata geçirmek isteyen reformistlere artık anlayış göstermemesidir. Dolayısıyla, önemli olan Batılı politikacıların kızgınlığının kalıcı mı olacağı, yoksa veliaht prensin olup bitenlerden haberi olmadığı bahanesini inandırıcı mı bulacaklarıdır.”

Dw-Dpa

Scroll to top