femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Türkiye’nin enerji amaçları Reviewed by Momizat on . Dr. İsmail Kemal Enerji kaynakları ülkelerin kalkınması, güçlenmesi açısından hep önemli olmuştur. Kimi ülkeler enerji kaynakları açısından zengindir. Bu kaynak Dr. İsmail Kemal Enerji kaynakları ülkelerin kalkınması, güçlenmesi açısından hep önemli olmuştur. Kimi ülkeler enerji kaynakları açısından zengindir. Bu kaynak Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Türkiye’nin enerji amaçları

Türkiye’nin enerji amaçları

Dr. İsmail Kemal

Enerji kaynakları ülkelerin kalkınması, güçlenmesi açısından hep önemli olmuştur. Kimi ülkeler enerji kaynakları açısından zengindir. Bu kaynakları satarak geçinirler. Güçlü bir ekonomik yapıları yoktur. Suudi Arabistan akla gelen ilk örnek. Rusya’yı da buna ekleyebiliriz. Enerji kaynakları olmadığı halde güçlü ekonomiye sahip ülkeler var. Enerji ithal ederek kalkınma sağlarlar. Japonya bunun en iyi örneği. Çin’in kendi kaynakları olmakla birlikte kalkınmasında enerji ithalatı büyük rol oynar. ABD, Norveç gibi ülkeler ise hem enerji kaynaklarına sahipler, hem de güçlü ekonomileri var. ABD, enerjide yeniden ihracatçı ülke oluyor. Türkiye, enerji ihtiyacının yüzde 75’ini ithal etmek zorunda olan, bunun için büyük fatura ödeyen bir ülke. Ekonomik gelişme potansiyeli güçlü, enerji ihtiyacı hızla artan ülkeler grubunda yer alıyor.

Türkiye’nin enerji alanındaki temel hedeflerini, hızla artmakta olan enerji ihtiyacını karşılamak ve Ortadoğu’dan, Kafkaslar’dan, Doğu Akdeniz’den Avrupa’ya gidecek doğal gaz ve petrol boru hatlarının geçtiği enerji merkezi olmak diye özetleyebiliriz. Türkiye, karada ve denizde arama çalışmaları da yürütüyor. Henüz ciddi bir kaynak bulmuş değil. Kaya gazı konusunda belirli bir potansiyeli var ama çok abartılmamalı. Türkiye’nin enerji politikaları, bu politikaların başarılı olup olmayacağı tüm bölgeyi ve bizi yakından ilgilendirir. Bu çerçevede Türkiye’yi çok iyi bilen Gareth Winrow’ın Brookings Enstitüsü için hazırladığı“Realization of Turkey’s Energy Aspirations, Pipe Dreams or Real Projects?” başlıklı çalışmasına kısaca değinmek istiyorum. Hürriyet gazetesinde Tolga Tanış da “Demokrasi ve enerji güvenliği” başlıklı yazısında bu rapora değinmişti.

Raporda doğal gaz konusuna ağırlık veriliyor. Enerji alanında dünyada doğal gazın rolünün giderek arttığını biliyoruz. Türkiye, nükleer enerji ve yenilenebilir enerji alanlarında çalışmalar yürütüyor ama halen elektrik üretiminde doğal gazın payı yüzde 40. 2012’de doğal gazın yüzde 48’i elektrik üretiminde, yüzde 22’si endüstride, yüzde 20’si evlerde kullanılmış. 2023 stratejisi çerçevesinde Türkiye enerji kaynaklarını çeşitlendirmeyi hedefliyor. Winrow’un aktardığı verilere göre 2023’te enerji üretiminde doğal gazın payı yüzde 23’e düşecek. Kömürün payı artacak. (Küresel ısınma açısından çok problemli bir yaklaşım.) Toplamda payı azalsa da ekonomisi büyüdüğü için Türkiye’nin doğal gaz ithalatı artmaya devam edecek. Petrol ise ulaşım sektöründe önemini koruyacak.

Demek ki Türkiye daha uzun süre doğal gaz ithal edecek. Halen bu doğal gazın önemli kısmı Rusya’dan geliyor. Ukrayna krizi, bu tür bağımlılığın sorunlarını hatırlattı. Türkiye’nin Kırım, Ukrayna ve Karadeniz’deki gelişmeler konusunda fazla ses çıkaramamasının bir nedeni Rusya’ya olan bağımlılıktır. İran, Cezayir, Azerbaycan, Nijerya, Türkiye’nin doğal gaz ithal ettiği diğer ülkeler. Irak Kürdistanı, Türkmenistan ve İsrail gelecekte bu listeye eklenebilir. Gareth Winrow, bu çerçevede İsrail’in Doğu Akdeniz’de bulduğu doğal gazın Türkiye’den geçip geçmeyeceğini ele alıyor. Kıbrıs sorununun çözümü için şubatta başlayan müzakereler ve Türkiye-İsrail ilişkilerinde beklenen normalleşme İsrail gazının Türkiye’den geçmesi olasılığını güçlendirse de bu kolay olmayacak. Winrow, Kıbrıs sorununa çözüm bulmanın kolay olmayacağına ve Türkiye ile son yıllarda yaşadığı sorunlar nedeniyle İsrail’in Türkiye’ye güvenmeyebileceğine, doğal gazını sıvılaştırarak Asya pazarlarına sevketmeyi tercih edebileceğine işaret ediyor. (Asya’da doğal gazın fiyatları daha yüksek.) Bu hesaplarda Kıbrıs’ın önemi Kıbrıslı Rumların bulduğu gazdan değil, Suriye iç savaşı nedeniyle İsrail gazının Türkiye’ye ulaşması için boru hattının Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’nden geçmesi ihtiyacından kaynaklanıyor.

Ukrayna krizi, Türkiye’nin enerji boru hatlarının geçtiği bir ülke olma iddiasını güçlendirdi. ABD’den sıvılaştırılmış gaz ithalatı zaman alacağı için Avrupa Türkiye üzerinden doğal gaz ithalatına ağırlık verebilir. Bu bağlamda TANAP (Trans-Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı) önemli bir proje. Bu proje büyütülebilir. İran’la Batı arasındaki müzakerelerde bir anlaşmaya varılırsa İran doğal gazı Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşabilir. Transit ülke olmanın ötesinde enerji merkezi (energy hub) olma konusu ise Winrow’a göre daha zor. Bunun gerçekleşmesi için açık, seffaf, iyi düzenlenmiş, rekabetçi bir piyasa ve gerekli fiziki altyapı şart. Türkiye’nin bu alanda daha yapacağı çok iş var. Winrow, Türkiye’nin yakın gelecekte doğal gaz merkezi olamayacağına inanıyor.

Türkiye iç politikasındaki gelişmeler enerji konusunu olumsuz yönde etkiliyor. İktidarın kutuplaştırıcı, kavgacı politikaları, otoriterleşme ve hukuk devletinden uzaklaşma eğilimleri devam ederse, dış enerji yatırımları azalacak. Ukrayna krizinin oluşturduğu konjonktür Türkiye’ye fırsatlar sunuyor ama bundan yararlanmak için iç politikada malum sorunların en kısa zamanda aşılması gerekiyor. Demokrasisi güçlenmiş, istikrarlı bir Türkiye bölgesinde ve dünyada daha güvenilir bir enerji ortağı olabilir.

Kıbrıs

Scroll to top