femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.ru
Türkiye’nin AB hedefinde hem gerilim hem fırsat Reviewed by Momizat on . Almanya Cumhurbaşkanı'nın ziyareti, Türkiye'nin adaylığı açısından demokrasinin önemini vurguluyor. Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck'un Türkiye'ye kısa süre Almanya Cumhurbaşkanı'nın ziyareti, Türkiye'nin adaylığı açısından demokrasinin önemini vurguluyor. Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck'un Türkiye'ye kısa süre Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Türkiye’nin AB hedefinde hem gerilim hem fırsat

Türkiye’nin AB hedefinde hem gerilim hem fırsat

Almanya Cumhurbaşkanı’nın ziyareti, Türkiye’nin adaylığı açısından demokrasinin önemini vurguluyor.

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck’un Türkiye’ye kısa süre önce yaptığı ziyaret, temel özgürlükler ve hukukun üstünlüğünün, AB’ye aday bir ülke olarak Türkiye açısından ne kadar önemli olduğuna dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Gauck geçtiğimiz ay sonunda Türkiye’ye dört günlük bir ziyarette bulundu. Kahramanmaraş’taki Suriyeli mülteci kampını ziyaret eden Gauck, Suriye’den gelen tehditlere karşı NATO’nun Patriot füze sistemini idare eden bölgedeki Alman askerleriyle de görüştü.

 

Gauck, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la da görüşmelerde bulundu ve Ankara’daki Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) bir konuşma yaptı.

 

Gül ve Gauck, İstanbul’da Alman-Türk Üniversitesi’nin açılışını da yaptılar. Gauck, ziyareti boyunca her iki ülke açısından Türkiye’nin AB üyelik hedefinin ne kadar önemli olduğunu vurgularken, demokrasi ve Türkiye’nin Avrupalı geleceğine dair tartışmaları da alevlendirdi.

 

Gauck, şöyle konuştu: “Örneğin Twitter ve Youtube yasaklanmak zorunda mı? AYM Başkanı [hükümete yönelik olarak 25 Nisan günü] neden bu kadar eleştirel konuştu? Hükümet, önemli bir seçim zaferiyle bu kadar büyük bir güce sahipken neden yargıya müdahale ediyor? Bu gerçekten demokrasiyi güçlendirecek mi?”

 

Alman Cumhurbaşkanı devamla şunları söyledi: “Hükümet kararları kendi lehine etkilemeye veya hoşnut olmayacağı kararlardan kaçınmaya çalışırsa yargı bağımsızlığı hala güvence altında olur mu diye soruyorum. Bir demokrat olarak, kendi ülkem olmasa da ne zaman hukuk devletinin tehlike altında olduğunu görsem o zaman sesimi yükseltirim.”

 

Ancak Gauck aynı zamanda uzlaşmacıydı:

 

“Dostlar biraraya geldiklerinde elbette diğerinin duymak istemediği şeyleri de söylemesi olağandır,” düyen Gauck sözlerine şunu da ekledi: “Birbirimize olan açıklığımız ve dostluğumuz zarar görmemeli. Türk demokrasisinin diğer tüm demokrasiler gibi bir olgunlaşma sürecinde olduğunu görüyorum.”

 

Erdoğan’ın yanıtı ise gecikmedi.

 

Erdoğan, 29 Nisan günü Meclis’te yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Kendilerine neler öğretildiyse onu ifade ediyor. Almanya’da sekiz vatandaşımız öldürülüyor, bunun hesabını veremeyenler gelip bize akıl vermesinler. Türklerin evleri kundaklanıyor, bunun hesabını Almanya soramıyor, gelip bize akıl veriyor, sen o aklı kendine sakla.”

 

Türkiye ve Almanya’nın yakın ekonomik ve kültürel bağları bulunuyor; ancak ilişkilerinden de gerilim bir türlü eksik olmuyor. Şansölye Angela Merkel, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine karşı bir tutum benimsiyor. AB liderlerinin Haziran ayında yaptığı toplantıda, Berlin, hükümetin Gezi Parkı protestolarını sert bir şekilde bastırması karşısında AB’ye katılım müzakerelerinde yeni bir başlık açılmasına sıcak bakmamış, ancak hükümetin yeni bir demokratikleşme paketi açıklamasının ardından Ekim ayında, 22. faslın açılmasına izin vermişti.

 

Gauck, Türkiye’ye yönelik Avrupa’daki kuşkuculuğun geçici olduğunu ve tüm Avrupalı liderlerin demokratik bir Türkiye görmek istediklerini belirtti:

 

“Türkiye’ye yönelik yaklaşımımız olumlu,” diyen Gauck şöyle devam etti: “Almanya’daki farklı siyasi güçlerin zamanlama [Türkiye’nin üyeliği] ile ilgili farklı görüşleri olabilir. Hızlı bir üyelik konusunda belli bir tereddüt var. Ancak, her ne kadar zamanlama konusunda görüşler farklı olsa da, yine de sürecin devam etmesi için herkes çaba sarf ediyor.”

 

ODTÜ’de Uluslararası İlişkiler Profesörü olan Hüseyin Bağcı, SES Türkiye’ye verdiği demeçte Türkiye’nin AB üyeliğine Almanya’nın vermiş olduğu destek karşısında iyimser olduğunu belirtti.

 

Bağcı şöyle konuştu: “Polonya, İsrail ve Türkiye, Almanya’nın en çok önem verdiği üç ülkedir. Bu ziyaretten edindiğim izlenim; Almanya’nın yargı, adalet, özgürlükler ve temel hakları içeren 23. ve 24. müzakere başlıklarının açılmasını engellemeyeceği yönünde.”

 

Bağcı devamla şunları söyledi: “Türkiye, bu eleştirilerden kırılmamalı; çünkü özünde yapıcı eleştiriler ve Türkiye’yi AB sisteminden dışlama gibi bir niyeti yok. Daha ziyade, ülkedeki demokrasi ve hukukun üstünlüğünün güçlenmesi için teşvik edici nitelikteydi.”

 

Eskişehir’de bulunan Anadolu Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Profesörü olan Erhan Akdemir ise, Gauck’un ziyaretinin, Almanya’nın daha aktif bir dış politika arayışında Türkiye’ye olan güvenini yansıttığını belirtiyor.

 

SES Türkiye’ye konuşan Akdemir sözlerine şu şekilde devam etti: “Bunu yaparken de Türkiye gibi bölgedeki önemli bir oyuncuya ihtiyacı var. Bu çerçevede de Türkiye ile işbirliği olanakları arıyor. Var olanları genişletmek istiyor. Ancak buradaki en temel sorun Türkiye’deki ciddi demokrasi ihlalleri.”

 

Akdemir sözlerine şunları da ekledi: “Türkiye gittikçe demokrasi anlamında, şeffaflık anlamında meşruiyetini yitiren bir ülke pozisyonunda. Bu ise başta Almanya olmak üzere birçok devlet için Türkiye ile işbirliğinin devamını tereddütte bırakan bir nokta.”

 

Akdemir’e göre, Gauck’un verdiği mesajlar bu perspektiften incelenmeli ve sözkonusu uyarılar, Avrupa ilkelerine yeniden uyumlaşma sürecinde hükümet ve toplum tarafından dikkate alınmalı.

 

Akdemir şunu da kaydediyor: “Bu itibarla Alman dış politikası ve Alman karar alıcıları bana göre öncelikle Türkiye’nin işbirliği yapılabilir bir ülke durumuna gelmesine daha çok önem veriyor. Bence Türkiye’yi demokrasi ve şeffaf yönetim anlamında tekrardan rayına sokabilecek güç ise AB sürecidir; müzakere süreci ve yeni müzakere başlıkların açılmasıdır.”

 

Alman Marshall Fonu Berlin Direktörü Heike MacKerron ise, Türkiye’nin Suriyeli mülteci krizine yaklaşımının Gauck tarafından övgüyle karşılandığını ve Almanya’nın bu süreçte yeterince sorumluluk üstlenip üstlenmediğini sorgulamaya ittiğini belirtiyor.

 

SES Türkiye’ye konuşan MacKerron şunları kaydetti: “Gauck, Alman ordusunun Türkiye topraklarında konuşlanmış olan Patriot biriminin Suriye’deki savaşın Türkiye’ye sıçramasını önlemeye yardımcı olacağını söyledi ve NATO dahilinde Alman-Türk ortaklığını güçlendirmesine dair umudunu vurguladı.”

 

Türkiye ve Almanya, Ankara’nın AB üyelik perspektifini güçlendirmek için neler yapmalıdır? Düşüncelerinizi aşağıda paylaşın.

Setimes

 

Scroll to top