femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Türk uzmanlar: Putin’in Türkiye ziyareti son derece önemli gelişme olacak Reviewed by Momizat on . Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Aralık ayında Türkiye’ye yapacağı ziyaret Türk siyasi uzmanları tarafından yüksek değerlendirildi. Rusya’nın Sesi radyosu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Aralık ayında Türkiye’ye yapacağı ziyaret Türk siyasi uzmanları tarafından yüksek değerlendirildi. Rusya’nın Sesi radyosu Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Haberler » Türk uzmanlar: Putin’in Türkiye ziyareti son derece önemli gelişme olacak

Türk uzmanlar: Putin’in Türkiye ziyareti son derece önemli gelişme olacak

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Aralık ayında Türkiye’ye yapacağı ziyaret Türk siyasi uzmanları tarafından yüksek değerlendirildi. Rusya’nın Sesi radyosuna özel konuşan Türk uzmanlar ziyaretin son derece önemli gelişme olacağına işaret etti.

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Toğrul İsmayıl, “Sayın Putin’in Türkiye ziyareti hem siyasi hem de ekonomik anlamda son derece önemli bir gelişme olacak diye düşünüyorum. Son günlerde Ortadoğu’da yaşanan sorunlar nedeniyle Türkiye’nin, Ukrayna krizi nedeniyle de Rusya’nın ticaret pazarlarının daralması iki ülkeyi ticari işbirliğine yaklaştırıyor. Ancak şu ana kadar Türkiye’nin Rusya’ya ihracatındaki iyileşme sebze-meyve alanının dışına çıkamadı. Verilere göre yılbaşından bu yana Rusya’ya yapılan ihracatta yıllık bazda yüzde 13’lük düşüş var. Tüm olumsuzluklara rağmen bugün ülkelerimiz arasındaki ticari ilişkiler son yılların en iyi seviyesine ulaşmış durumda. Bazı uzmanlar Putin’in de ziyaretinin etkisiyle Türkiye’nin ihracatında mutlaka artış gözlenebileceğini ifade ediyor.” dedi.

Ortak konularımız da var, bu işbirliğini geliştirmemiz lazım

İki ülke arasında bazı konularda farklı görüşmelerin olmasını normal olarak kaydeden Türk uzman, “Ama aynı zamanda ortak konularımız da yok değildir. Önemli olan benzer düşündüğümüz konularda işbirliğini geliştirmek, farklı konularda da birbirimizi daha iyi anlamaya gayret etmemiz, farklılıkları en aza indirmeye çalışmamız. Nitekim, esasen siyasi ilişkilerdeki olumlu hava, sık gerçekleştirilen karşılıklı üst düzey ziyaretler başta ticaret ve ekonomi olmak üzere diğer alanlardaki ülkelerimiz arasındaki ilişkileri de olumlu yönde etkilemekte ve siyasi iradenin müdahalesi teknik düzeydeki birtakım sorunların çözümünde önemli rol oynamaktadır.” şeklinde konuştu.

İkili ekonomi ilişkilere değinen İsmail, “Rusya Devlet Başkanı Putin’in de belirtdiği gibi, ülkelerimiz arasındaki işbirliği başta enerji olmak üzere çeşitli alanlarda stratejik boyut kazanarak Rusya-Türkiye ilişkilerinin yeni bir aşamaya ulaşmıştır. Öte yandan her iki ülke lideri da yakın işbirliği içinde. Bu nedenle, 1 Aralık’ta Türkiye’de düzenlenecek Üst Düzeyli İşbirliği Konseyi (ÜDİK) zirvesinde, iki ülke ilişkilerinde dinamik bir ilerleme sağlanacağını söyleyebiliriz. Umarız ki Avrasya bölgesinin ve Karadeniz havzasının iki önemli ülkesi olan Türkiye ve Rusya arasındaki iyi ilişkiler ve işbirliği atmosferi bölgemizde ve uluslararası arenada barış ve istikrara katkıda bulunacaktır.” değerlendirme yaptı.

Sayın Putin’in ziyareti önemli ve anlamlı

Ankara merkezli Kafkassam Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Hasan Oktay da Putin’in ziyaretinin önemli ve anlamlı olduğunu çizerek belirtti.

Oktay, “Putin Türkiye’ye Aralık ayında yapacağı sefer öncesi yeni ufuklar aramaya geliyorum dedi. Sayın Putin 10 bakanının eşliğinde ÜDİK toplantısına katılmak için Türkiye’ye gelecek. Görüşmelerde iki ülke arasındaki 35 milyar dolarlık ticaret hacminin 2020 yılına kadar 100 milyar dolara ulaştırılması konusunda konuşulacak. Enerji alanında ise Akkuyu nükleer santralinde çalışmaların hızlandırılması perspektifleri incelenecek olması Putinin Türkiye seferinin amacının temelini enerji ve ticaret hacmi meselesinin arttırılması olduğunu söylemek mümkündür. Bunun yanında Türkiye Rusya ilişkilerinde adı konmamış bir sürü sorunun olması özellikle Rusya’ya batı tarafından uygulanan ambargonun yavaş yavaş Rusya’da hissedilmesiyle bu görüşme daha da önemli hale geldi. Batı kamuoyunda Erdoğan Putin arasında bir soğukluğun olduğunu sürekli işlenmesinin asıl sebebi Türkiye ile Rusya’nın arasını açarak bölgesel güç dengelerinin batının elinden çıkmasını engellemeye dönüktür. Ukrayna krizinde Türkiye’nin soğukkanlılığını koruyarak hareket etmesi batı açısından kabul edilemez olarak görüldüğünden olsa gerek Rus-Türk ilişkilerini bozmaya çalışmaktadır. Stratejik olarak Rusya gelecek yıllarda Türkiye’ye daha fazla ihtiyaç duyacaktır. Bunu bilen Putin hamlelerini ona göre sahaya sürmektedir. Erdoğan Putin dostluğu ve Rusya Türkiye dostluğu önemli! Bunları ön plana çıkarmak, gelecek vizyonunu ona göre şekillendirmek gerekir. Onun için atılacak adımları ona göre atmak gerekir.” dedi.

Erdoğan-Putin görüşmesi ilk defa iki Başkan görüşmesi olacak

Türkiye ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof.Dr. Hüseyin Bağcı, “Türkiye’nin ambargo koalisyonuna girmediği ve girmeyeceği görülüyor. Rusya halen Türkiye için en önemli partner. Ticari anlamda ve Türkiye bu anlamda batı ile ters düşüyor. Ama Türkiye ve Rusya, Mısır ve Suriye ve Azeri-Ermenistan ihtilafı konusunda da farklı düşünüyor. Erdoğan-Putin görüşmesi ilk defa iki Başkan görüşmesi olacak. Bu bir ilk. Bu anlamda eşit düzeyde bir toplantıya dönüşecek.” diye konuştu.

—————-

Ankara-Moskova ilişkilerinde yeni dönem: Cepheleşme yerine diyalog ve stratejik işbirliği

Rusya’da görev yapan ve aralarında Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Ümit Yardım’ın da bulunduğu büyükelçilerin güven mektuplarını kabul eden Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin Sarayı’nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Aralık ayında Ankara’da gerçekleştirilecek olan Türkiye-Rusya Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’nın iki ülke arasındaki mevcut ilişkilerin daha da geliştirilmesi maksadıyla yeni birtakım hedeflerin tespit edilmesine olanak tanıyacağını söyledi.

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin yeni bir seviyeye ulaştığına dikkat çeken Putin, söz konusu ilişkilerin özellikle enerji alanında stratejik bir karakter taşıdığını da sözlerine ekledi. Konuşmasının devamında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakın bir temas ve karşılıklı etkileşim halinde olduklarını kaydeden Devlet Başkanı, Aralık ayında gerçekleştirilecek olan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısı’nda mevcut işbirliği süreçlerinin dinamik bir şekilde daha ileri seviyelere taşınması maksadı ile yeni hedeflerin tespit edileceğinin de altını çizdi.

Konuya ilişkin olarak görüşlerine başvurduğumuz ünlü siyaset bilimci ve yorumcu Stanislav Tarasov şunları söylüyor:

Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi pek çok problemi ortadan kaldıran etkin bir mekanizmadır

‘‘Dönemin Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev’in 2010 yılında Ankara’ya yaptığı ziyaret esnasında kurulan ve o tarihlerde yapılan yorumlarda ‘‘önemli bir dönüm noktası’’ olarak nitelendirilen Türkiye-Rusya Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin mevcut Türk-Rus ilişkilerini stratejik ortaklık seviyesine çıkartabilecek bir zemini hazırlayabileceği öngörülmüştü.

Bilindiği üzere Arap Baharı adı verilen ve o tarihlerde dışarıdan çok da belli olmayan siyasi ve sosyal yangının tüm Ortadoğu’yu kavurup Türk-Rus ilişkilerinin sağlamlığını da test edebileceği kimse tarafından tahmin edilmiyordu. Bugün gelinen noktada Suriye ve Ukrayna krizlerini farklı biçimlerde değerlendiren Rusya ile Türkiye arasında bu krizlerin çözüme kavuşturulması için izlenecek yöntem ve politikalara ilişkin farklı yaklaşımlara sahip olmaları sebebiyle bazı sıkıntılar yaşanmıştır. Ancak buna rağmen aralarındaki siyasi istişare süreçlerini koruyan Moskova ve Ankara, karşılıklı güven esası zemininde hareket etmek suretiyle mevcut işbirliğini geliştirmeyi ve güçlendirmeyi planlamaktadır. Bu sebeple Ankara’da düzenlenecek olan toplantının gündeminin çok yoğun olacağını düşünüyorum’’.

Karşılıklı ticaret hacminin 2020’ye kadar 100 milyar dolara çıkartılması hedefine yönelik devamlı bir çaba ve hareket söz konusudur

‘‘Türk basın kuruluşları tarafından geçilen haberlerde, Türkiye ile Rusya arasındaki karşılıklı ticaret hacminin yakın vadede 100 milyar dolar seviyesine çıkartılması konusunun gerçekleştirilecek olan toplantıdaki en önemli gündem maddelerinden biri olacağına özellikle vurgu yapılıyor. Bu hedefin Erdoğan’ın Başbakan olarak 2010 yılında Moskova’ya yaptığı ziyaret esnasında tespit edildiğini ve ilk etapta 5 yıl içinde gerçekleştirilmesinin öngörüldüğünü hatırlatmak isterim. Ancak daha sonra ortaya çıkan birtakım nedenlerden dolayı söz konusu hedef 2020 yılına ötelenmek durumunda kalmıştır. Tam da yeri gelmişken ifade edilmesi gereken bir diğer husus da Türkiye ile Rusya arasındaki karşılıklı ticaret hacminin 2008 itibariye 38 milyar dolara ulaşmış olmasıdır. Bu rakam, uzmanların tahminlerine göre bu yılın sonunda 33 ila 34 milyar dolar civarında gerçekleşecek olan şimdiki ticaret hacminden bile daha yüksektir. Ukrayna krizi sebebiyle Rusya’ya karşı yaptırım uygulayan ülkeler arasında yer almayan Türkiye, Rusya’ya gerçekleştirdiği yaş meyve-sebze, süt ürünleri, balık ve diğer gıda maddeleri ihracatını son üç ayda ciddi manada arttırmış olmasına rağmen toplam karşılıklı ticaret hacminde yaşanan artış çok da hızlı bir biçimde gerçekleşmemiştir’’.

Enerji alanındaki işbirliğinin mevcut seviyesi kesinlikle üst sınır değildir

‘‘Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye’de gerçekleştireceği görüşmelerin bir başka önemli maddesi de enerji alanındaki mevcut işbirliği süreçleri olacaktır. Bilindiği üzere Türkiye, Mavi Akım üzerinden gelen gazın 3 milyar metreküp daha arttırılması ve gaz fiyatında bir miktar indirim yapılması talepleri ile Rusya’ya başvuruda bulunmuştu. Ancak alınan bilgilere göre bu talepler yerine getirilirken birtakım sıkıntılarla karşı karşıya kalındı. Fakat bununla birlikte Rusya, Mersin’de kurulmakta olan Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali Akkuyu’nun inşaat projesi için 20 milyar dolarlık bir kaynak ayırmıştır. Realizasyon aşamasında olan bu projede sadece birtakım yasal formalitelerin yerine getirilmesi gerekiyor. Akkuyu Nükleer Santrali’ne büyük yatırım yapan Rusya’nın Türkiye’ye kurulacak olan 3. nükleer santralin yapımına da büyük ilgi gösterdiği ve Putin’in Ankara’da bu konu ile ilgili olarak da görüşmeler yapması beklendiği yönünde yorumlar da yapılmakta’’.

İki ülke arasındaki turist hareketi giderek karşılıklı hale gelecektir. 2014 yılında Türkiye’de tatil yapan turistler içinde Ruslar ilk sıradadır.

‘‘Turizm alanındaki işbirliği süreçlerinde çok ciddi başarılar elde edilmiştir. 2014 itibariye Türkiye’yi ziyaret eden Rus turistlerin sayısının 5 milyonu bulması beklenmektedir. İki ülke arasındaki mevcut turist hareketinin ve turizm talebinin önümüzdeki yıllarda giderek karşılıklı hale gelmesi de olasılıklar dahilindedir. Bu hususla alakalı olarak hazırlanan bir ön mutabakat metni geçtiğimiz günlerde Rusya ve Türkiye Turizm Bakanlıkları tarafından imzalanmıştır.

Ancak şunu ısrarla bir kez daha söylemek isterim ki, mevcut uluslararası zeminde ve Ortadoğu’da yaşanan tüm sıkıntılara rağmen cepheleşme yerine diyalog ve stratejik işbirliğini tercih eden Ankara ve Moskova’nın bu ortak tutumu, söz konusu süreçteki en çarpıcı husus olarak göze çarpmaktadır.

RS

Scroll to top