femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Tufan Erhürman: Maraş kapalı kalamaz. Doğrudan ticaret yapma hakkımız ve KKTC’ye direkt uçuşlar daha fazla ertelenemez Reviewed by Momizat on . KKTC Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman, Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ)’de konferans verdi. CTP’den yapılan açıklamaya göre, DAÜ-SEN’in Kon KKTC Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman, Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ)’de konferans verdi. CTP’den yapılan açıklamaya göre, DAÜ-SEN’in Kon Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Tufan Erhürman: Maraş kapalı kalamaz. Doğrudan ticaret yapma hakkımız ve KKTC’ye direkt uçuşlar daha fazla ertelenemez

Tufan Erhürman: Maraş kapalı kalamaz. Doğrudan ticaret yapma hakkımız ve KKTC’ye direkt uçuşlar daha fazla ertelenemez

KKTC Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman, Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ)’de konferans verdi.

CTP’den yapılan açıklamaya göre, DAÜ-SEN’in Konferans Dizisi
kapsamındaki konferansta, “Kıbrıslı Türklerin Bugünü ve Geleceği” konusu
tartışıldı.

Doç. Dr. Hasan Güngör’ün moderatörlüğünde gerçekleşen
konferansta Erhürman, Kıbrıs Türk halkının içinde bulunduğu durumun tespitini
yaparak geleceğe yönelik öngörülerini paylaştı.

“TOPLUMUMUZDA GEÇMİŞTEN BERİ VAR OLUŞA DAİR KAYGILAR
YAŞANIYOR”

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, konuşmasında Kıbrıslı
Türklerin var oluşlarını ve kimliklerini geleceğe taşımak konusundaki
kaygılarının çok uzun yıllardan beri devam ettiğini ifade etti. Bunun küçük
toplum olmakla bir ilintisinin kurulabileceğini ancak tüm küçük toplumların bu
endişeleri aynı boyutta yaşadığını söylemenin mümkün olmadığını belirten
Erhürman, “bu duyguyla yaşanmaz. Yapmamız gereken, “burada bir şey olmaz”, “biz
bir şey yapamayız” düşüncesini çoğaltmak değil, Kıbrıslı Türklerin özne olma
pozisyonunu her koşulda her gün biraz daha artırabilmek için neler yapmamız
gerektiğini konuşmaktır” dedi.

ÜÇ AYAKLI VİZYON

Uzun zamandır üç ayaklı bir vizyondan bahsettiklerini
kaydeden Erhürman, “bunlar; en kısa sürede kapsamlı çözüme ulaşmak, bizden
kaynaklanmayan sebeplerle kapsamlı çözüme ulaşamadığımız koşullarda Güven
Yaratıcı Önlemler ve tek yanlı hamlelerle adım adım çözüme yaklaşmak, Kıbrıs
Türk halkını, uluslararası hukuk ve toplumla buluşturmak için proaktif bir dış
politika izlemek ve kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi ve demokrasi
yaratmaktır” diye konuştu.

Bu üç ayağın üçünde de eş zamanlı olarak hummalı bir çalışma
içerisine girmek gerektiğini ifade eden Erhürman, bir an önce kapsamlı çözüme
ulaşmak için çalışmanın, kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi ve demokrasi
için çalışmayı engellemediğini, Kıbrıs Türk halkının insan kaynaklarının her üç
alanda da eş zamanlı çalışmak için yeterli olduğunu belirtti.

Erhürman, “İmarda, şehirleşmede, turizmde, yükseköğretimde,
ekonomide, eğitimde, sağlıkta plansızlık, rotasız bir gemi gibi nereye
gittiğimizi bilemeden savrulmamıza yol açtı. Sadece burnumuzun ucundaki
dalgaları aşmaya çalışarak gemiyi yönetmeye çalıştık. Artık bir vizyon
çerçevesinde, planlı ve programlı bir biçimde çok çalışmaktan başka çaremiz
yok” dedi.

“COĞRAFİ TEMELLİ FEDERASYON MASAYA TÜRK TEZİ OLARAK GELDİ”

‘Çözüm formülü nedir’ tartışmasının yeni bir tartışma
olmadığını, Kıbrıs Rum tarafının 1960’tan sonra Kıbrıs Cumhuriyeti’nin üniter
bir devlete dönüşmesini istediğini belirten Erhürman, coğrafi temelli federasyon
tezinin ise masaya Türk tarafınca getirildiğini kaydetti.

“Bu tez, orijinalinde bir Türk tezidir. Türk tarafınca
masaya konmuş bir tezdi. Bunun da temelini siyasi eşitlik oluşturacaktı. Şu an
masadaki tez de budur” diyen Erhürman, 1990’ların sonunda Kıbrıs Türk tarafının
‘bu tezle ilerlememiz mümkün değil’ diyerek konfederasyonu dillendirdiğini
ancak sonra yine federasyona dönüldüğünü hatırlattı.

Son dönemde ise AB çatısı altında iki ayrı devlet formülünün
“gerçekçi formül” olarak hükümet programında yer aldığını vurgulayan Erhürman,
“doğru zeminde haklılığımızı anlatmakta ısrarcı olmadığımız durumda, bir an
önce kapsamlı çözüme ulaşma hedefinde de, kapsamlı çözüme ulaşamadığımız
koşullarda güven yaratıcı önlemler ve tek yanlı hamlelerle adım adım çözüme
ulaşma hedefinde de engellerle karşılaşıyoruz” dedi.

“HÜKÜMETİN FORMULÜ ÖNGÖRÜLMEZLİĞİN DEVAMINDAN BAŞKA İŞE
YARAMAZ”

Erhürman konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kıbrıslı Rumları yöneten siyasi elitlerin ve
Anastasiadisin, siyasi eşitliği kabul etmekte dahi güçlük çekerken, BM
şemsiyesi altında müzakere masasına oturup KKTC’yi tanımasını, bu da yetmez, BM
Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesinin KKTC’nin tanınmasına ‘evet’ demesini, bu
da yetmez, 28 AB üyesinin de KKTC’yi tanımasını bekliyorlar. Bu, bugünkü konjonktürde
mümkün olmadığına göre kapsamlı çözüme ulaşma beklentimizi on yıllar ötesine
taşır ve biz de bu öngörülemez koşullarda yaşamaya devam ederiz demektir. Bu
yüzden bir yandan bir an önce kapsamlı çözüme ulaşmak için çalışmaya devam
ederken, aynı zamanda ikinci ayakta da uluslararası ilişkilerde çözüm irademizi
sürekli anlatmamız ve bizden kaynaklanmayan çözümsüzlüğün bedelinin bize
ödettirilmeye devam edilmesinin yarattığı adaletsizliği dünyanın gözünün içine
sokmamız gerekiyor.

“PROAKTİF BİR DIŞ POLİTİKA İLE DÜNYAYA DERDİMİZİ
ANLATMALIYIZ”

Maraş kapalı kalamaz. Doğrudan ticaret yapma hakkımız daha
fazla ertelenemez. KKTC’ye direkt uçuşlar daha fazla ertelenemez. Kıbrıs Türk
halkının gençlerinin uluslararası spor müsabakalarındaki temsiliyeti konusundaki
engeller daha fazla sürdürülemez. Hellimin tescili konusunda AB sadece Kıbrıslı
Rumları muhatap almaya devam edemez. Bütün bunlar bizim kapsamlı çözüm bir an
önce gerçekleşsin diye uğraşırken aynı anda dünyaya anlatmaya devam etmemiz
gereken şeylerdir. Bunları oturarak anlatmak mümkün değil. Proaktif bir dış
politikayla, durmadan, oturmadan, bıkmadan, usanmadan her platformda bunları
anlatmalıyız.

“KENDİ KENDİMİZİ YÖNETMEKTEKİ EKSİKLİKLERİMİZİ
TAMAMLAMALIYIZ”

Bizim, bu ülkede kendi ayakları üzerinde bir ekonomi ve
demokrasi yaratma zorunluluğumuz var. Kendi kurumlarımızın ürettiği kararlarla
kendi kendimizi yönetme konusundaki bütün eksikliklerimizi hızla tamamlamaya
ihtiyacımız var. Bu söylediğim ne diğerlerinden bağımsızdır ne de uzun
yıllardan beri verdiğimiz varoluş mücadelesinin dışındadır. Çünkü bu Kıbrıs
Türk halkının özne olması demektir. Kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi
yaratamadığımız sürece kendi ayakları üzerinde duran demokrasi, kurumlar
yaratmamız ve o kurumların kararlarıyla kendi kendimizi yönetmemiz maalesef son
derece güçtür. Biz somut olarak deneyimleyerek de gördük ki kendi ayaklarımız
üstünde durmamız mümkündür. Kıbrıs Türk halkının bunu başaracak bilgisi de gücü
de vardır”.

Gündem Kıbrıs-Tak

Scroll to top