Trump’ın Kıbrıs raporu..’En iyi seçeneğin iki ayrı devlet’ Reviewed by Momizat on . ABD Başkanı Donald Trump’ın Ağustos-Eylül 2017 dönemini kapsayan Kıbrıs raporunu geçen hafta Amerikan Kongresi’ne sunduğu, raporda müzakere sürecinin Crans-Mont ABD Başkanı Donald Trump’ın Ağustos-Eylül 2017 dönemini kapsayan Kıbrıs raporunu geçen hafta Amerikan Kongresi’ne sunduğu, raporda müzakere sürecinin Crans-Mont Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Trump’ın Kıbrıs raporu..’En iyi seçeneğin iki ayrı devlet’

Trump’ın Kıbrıs raporu..’En iyi seçeneğin iki ayrı devlet’

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ağustos-Eylül 2017 dönemini kapsayan Kıbrıs raporunu geçen hafta Amerikan Kongresi’ne sunduğu, raporda müzakere sürecinin Crans-Montana’da çöküşüyle ilgili tarafların ve BM’nin görüşlerinin kaydedildiği haber verildi.

Haravgi’nin haberine göre Crans-Montana’daki müzakerelerin kapanmasından sonra iki liderin ağustos ve eylül aylarında toparlanma dönemine girdiğine işaret edilen raporda, her iki toplumun da müzakerelerin neden anlaşma olmadan tamamlandığını öykülemeye ve ilerleme tezlerini belirlemeye çalıştığına dikkat çekildi.

Gazeteye göre raporda, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “federal bir Kıbrıs perspektifinin zayıflamasının, diğer en iyi seçeneğin iki ayrı devlet olduğu anlamına geldiğine” dikkat çektiği ve o dönemdeki BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’yi savunduğu 5 Ağustos tarihli açıklamasına yer verildi.

Habere göre Trump’un Kıbrıs raporunda, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in de 11 Ağustos’ta yaptığı “Türkiye’nin, Genel Sekreter’in normal bir devlet kurulmasına dair parametrelerine saygı göstermesi şartıyla müzakerelere dönme arzusunu” dile getirdiği açıklamasına yer verildi ve Anastasiadis’in “normal devlet” ifadesini, “güvenlik garantisi ve müdahale hakkı olmayacak” şeklinde yorumladığı kaydedildi.

———-

ABD Başkanı’nın Kıbrıs’la ilgili iki aylık raporunda müzakerelerin çöküşüyle ilgili tarafların görüşleri yer alıyor

ABD Başkanı’nın 1 Ağustos – 29 Eylül 2017 dönemi Kıbrıs’la ilgili iki aylık raporu Salı günü ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlandı. Raporda geçen yıl İsviçre’nin Crans-Montana kasabasında yapılan müzakerelerin çöküşüyle ilgili iki tarafın görüşlerine yer veriliyor.

Ön yazıda Yasa İşleri’nden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mary Waters, 1 Ağustos 2017 – 29 Eylül 2017 dönemini kapsayan Kıbrıs sorununa, müzakere edilmiş bir çözüm bulunmasına yönelik ilerlemeyle ilgili raporda, Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk toplumlarının, Crans-Montana konferansının anlaşma olmadan tamamlanmasını anlattıklarının görüldüğü Ağustos’tan Eylül’e kadarki olayları kapsadığını söyledi.

Waters, Amerika Birleşik Devletleri’nin yine de iki toplumlu, iki bölgeli bir federasyonla Kıbrıs’ı yeniden birleştirmek için adil ve kalıcı bir çözüm bulunmasına bağlı olduklarını kaydetti.

Raporda, Ağustos ve Eylül 2017’de Kıbrıslı liderlerin, İsviçre, Crans-Montana’daki çözüm müzakerelerinin sonlanmasından sonra bir düşünme dönemine girdikleri ifade edildi ve “Her iki toplum da anlaşma olmadan sonuçlanmanın nedenlerini anlatmaya çalıştı, ileride yapılabileceklerle ilgili görüşlerini belirledi” dendi.

ABD Başkanı’nın raporunda, Kıbrıs Türk Toplumu lideri Mustafa Akıncı’nın 5 Ağustos’ta yaptığı ‘Federal bir Kıbrıs beklentilerinin gücünü kaybetmesi, bir sonraki en iyi seçenek, her ikisi de AB içerisinde iki ayrı devlet olacaktır anlamına geliyor’ açıklaması yer alıyor ve Akıncı’nın BM Genel Sekreter Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin süreçteki görevini savunduğu kaydediliyor.

Raporda ayrıca, 11 Eylül’de  Anastasiades’in ‘güvenlik garantileri ve müdahale hakları olmadan normal bir devlet oluşturmak için Türkiye’nin BM Genel Sekreteri’nin parametrelerine saygı göstermesi sağlanırsa müzakerelere dönmeyi istediğini’ tekrarladığı da belirtiliyor.

Raporda,Anastasiadis’in İslam İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Birliği üyeleri, BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi ve BM Genel Sekreteri’ne bu mesajı ileten mektuplar gönderdiği ve ancak Kıbrıslı Türklerin BM Genel Sekreteri’nin belirlediği çerçeveyi kabul etmesi halinde New York’ta Akıncı ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’le görüşebileceğini söylediği hatırlatılıyor.

ABD raporunda, 21 ve 22 Eylül’deki BM Genel Kurulu çerçevesinde ABD Güney Avrupa Dışişleri Bakan Yardımcısı Jonathan Cohen’in, Kıbrıslı Türk temsilcilerle Rum Hükümeti Sözcüsü Nikos Christodoulides’in de bulunduğu Kıbrıslı Rum temsilciler ile görüştüğü anlatılıyor, Cohen’in ABD’nin BM Genel Sekreteri’nin belirlediği çerçeveye bağlı olduğunu söylediği ve taraflardan şu ana kadar elde edilen çalışmaların avantajını kullanmalarını istediği vurgulanıyor.

Raporda, 25 Eylül’de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin KKTC rejiminin, burada yaşayan mahsur Kıbrıslı Rum ve Maronitlere gönderilen insani yardıma ‘vergi’ koyma kararına geniş yer veriliyor.

ABD’nin raporunda, KKTC  dışişleri bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun BM’nin Barış Gücü Operasyonları Genel Sekreter Başyardımcısına, KKTC’nin  ‘BM’nin Kıbrıslı Rumlara ve Maronitlere götürdüğü ilaç hariç gıdalara gümrük vergisi uygulayacağını söylediğini,uygulamanın 1 Ekim’de başladığını, Ertuğruloğlu’nun vatandaşların yardıma ihtiyaçları olmadığını, bu yardımları yerel marketlere satmakta olduklarını, Kıbrıslı Rumların kuzeyde hapsedilmiş, özgür hareket edemedikleri yönünde yanlış izlenim yarattıklarını söylediğini, Birleşmiş Milletler’in kararın ‘talihsiz’ olduğunu, Kıbrıs Rum medyasının, vergi alınmasıyla Üçüncü Viyana Anlaşması’nın ihlal edildiğini yazdığını aktardı.

ABD Başkanı’nın raporunda, 28 Eylül’de BM Genel Sekreteri Guterres’in, Kıbrıs’taki iyi niyet misyonuyla ilgili Mayıs 2015 – Ağustos 2017 dönemini kapsayan gelişmeleri içeren raporunu yayımladığını, Guterres’in ‘Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözümün esasının pratik olarak orada olduğu, dolayısıyla Crans-Montana’da tarihi bir fırsatın kaçtığına kesin olarak inandığı’ değerlendirmesi yaptığı kaydedildi.

Raporda, Guterres’in, yakın gelecekte anlamlı bir sürece yönelik koşulların oluşup oluşmayacağı ve ne zaman oluşacağının olgunlaşması için bir düşünme dönemi çağrısı yaptığı, tarafların böyle bir süreç ve Crans-Montana’da ortaya çıkan stratejik anlaşmanın tamamlanması için gerekli siyasi istekliliği olması durumunda, Birleşmiş Milletler’in ilerideki görüşmelere ev sahipliği yapmaya devam etmeye hazır olduğunu tekrarladığı da belirtildi.

Tak-KP-Kha

Scroll to top