Rum-Yunan ‘Savunma Ekseninde Yeni Stratejik Doktrin’ Reviewed by Momizat on . Rum yönetimi ile Yunanistan'ın "savunma eksenlerini güçlendirmeye" yönelik yeni bir stratejik planlamayı yürürlüğe koymakta olduğu haber verildi. Haftalık Kathi Rum yönetimi ile Yunanistan'ın "savunma eksenlerini güçlendirmeye" yönelik yeni bir stratejik planlamayı yürürlüğe koymakta olduğu haber verildi. Haftalık Kathi Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Rum-Yunan ‘Savunma Ekseninde Yeni Stratejik Doktrin’

Rum-Yunan ‘Savunma Ekseninde Yeni Stratejik Doktrin’

Rum yönetimi ile Yunanistan’ın “savunma eksenlerini güçlendirmeye” yönelik yeni bir stratejik planlamayı yürürlüğe koymakta olduğu haber verildi.
Haftalık Kathimerini “Atina-Lefkoşa Yeni Stratejik Doktrini” başlıklı manşet haberinde, Rum ve Yunan hükümetlerinin “yeni doktrin” olarak adlandırılan bu “askerî ekseninde” Fransa, İsrail ve Mısır’ın da rol alacağına işaret etti.
Habere göre Rum ve Yunan hükümetleri, Doğu Akdeniz bölgesinde enerji-satranç tahtasından başlayıp yoğunlaşan jeostratejik değişikliklere genişleyerek şekillenen olgular nedeniyle sıkı işbirliğine gitti. Bu jeostratejik bulmacada kendine önemli bir yer isteyen Fransa bölgedeki varlığını süratle güçlendiriyor.
“Yeni doktrin” olarak adlandırılan bu yeni stratejik doktrinde; “Yunanistan’ın savaş gemilerinin Doğu Akdeniz’de varlık (Girit ile Kıbrıs arasında) göstermeye devam etmesi, Fransa, İsrail ve Mısır’la askerî işbirliği, Fransızlara Larnaka’da deniz üssü verilmesi, hava savunma sistemleri satın alımı, iki savaş gemisi satın alımı ve üç savaş gemisi tarafından devriye gezilmesi” yer alıyor.
Gazete savaş gemilerini, BM’nin Lübnan için oluşturduğu deniz gücü çerçevesinde Doğu Akdeniz’de varlık gösteren Yunanistan’ın Girit’in güneyindeki enerji zenginliğinden kaynaklı yeni politikası çerçevesinde Girit ile Baf arasındaki bölgeyi, Exxon Mobil, Total ve Yunan Petrolleri tarafından yapılması beklenen araştırma sondajları nedeniyle “hayatî stratejik alan” gördüğüne dikkat çekti.
Habere göre uygulama aşamasında bulunan projeler, ortak devriyeler gerçekleştirecek İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ı da kapsayacak ‘ortak’ bir saha oluşturulmasını gerektiriyor. Bu çerçevede Yunanistan bölge denetimlerini Girit tarafından, Kıbrıs’ın güney bölgelerini de kapsayacak elektronik imkanlarla da güçlendirecek.
Rum yönetimi İsrail’den de açık deniz karakol gemisi almış ve bu geminin, Mısır’da icra edilen ortak tatbikata katılmasıyla Güney Kıbrıs’ın ülke sınırları dışındaki ilk büyük tatbikatta yer almasını gündeme getirmişti. Rum yönetimi İsrail’den silah sistemi alımlarına ilgi gösteriyor.
Fransa’nın bölgede yoğun varlık göstermesinin enerji ile sınırlı kalmadığına dikkat çeken gazete Güney Kıbrıs-Fransa işbirliğinin silahlanma konularında da pekişmekte olduğunu belirtti. İyi bilgili kaynaklarına dayanarak Rum Milli Muhafız Ordusu’nun (RMMO) edineceği iki savaş gemisinin Fransız yapımı ve menşeli olacağını, bu alımın Paris’te yapılacak devletler arası anlaşma ile gerçekleşeceğini belirtti.
Gazeteye göre İsrail’den alınan açık deniz karakol gemisinin aksine, Fransa’dan alınacak iki savaş gemisi, bölgede devriye görevi yapmalarına olanak tanıyacak şekilde daha güçlü donanıma sahip olacak. Rum yönetimi, RMMO’nun bazı uçaksavar sistemlerinin yenilenmesi konusunda da dikkatini Fransa’ya yöneltti.
Haberde Fransa ile gözlemlenen silahlanma işbirliğinin, Rum yönetiminin bu ülkeye sağladığı kolaylıklar çerçevesinde Fransız savaş imkanlarının Güney Kıbrıs’ta bulunmasıyla doğrudan ilgili olduğuna dikkat çekildi, şunlar kaydedildi:
“Fransız savaş gemilerinin bağlanması için Mari’deki deniz üssünün verilmesi senaryosu, üssün büyük boyuttaki gemilere hizmet verecek olanağa sahip olmadığı ve bölgedeki enerji tesisleri nedeniyle tehlike görüldüğünden gerçekleşmeyecek gözüküyor. Gazetemizin edindiği bilgilere göre Fransızlara Larnaka’da, büyük boyuttaki savaş gemilerine ev sahipliği yapacak altyapılarına sahip olan, akaryakıt depolarının bulunduğu bölgede üs verilecek.”
Gazete özellikle silahlanma ile ilgili yeni planlamaların ana istikametinin, RMMO’nun Rus savaş sanayinden ayrılması olduğuna dikkat çekti. Bu istikametin, RMMO’nun son yıllarda kriz dönemlerinde bölgede oynadığı rolle bağlantılı olarak verildiğine dikkat çeken gazete “yeni stratejik doktrin Milli Muhafız Ordusu’na NATO standartlarının getirilmesini öngörüyor” ifadelerini kullandı.

Tak-KKTC Enformasyon

Scroll to top