Rum Sözcü Prodromu: “Suni gerilim oyunu oynamıyoruz” Reviewed by Momizat on . Rum Yönetimi Sözcüsü Prodromos Prodromu, Kıbrıs sorunuyla ilgi tartışmalar ve Türkiye’den yapılan açıklamalar dışında Türkiye’nin Suriye, Ege, kendi iç cephesin Rum Yönetimi Sözcüsü Prodromos Prodromu, Kıbrıs sorunuyla ilgi tartışmalar ve Türkiye’den yapılan açıklamalar dışında Türkiye’nin Suriye, Ege, kendi iç cephesin Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Haberler » Rum Sözcü Prodromu: “Suni gerilim oyunu oynamıyoruz”

Rum Sözcü Prodromu: “Suni gerilim oyunu oynamıyoruz”

Rum Yönetimi Sözcüsü Prodromos Prodromu, Kıbrıs sorunuyla ilgi tartışmalar ve Türkiye’den yapılan açıklamalar dışında Türkiye’nin Suriye, Ege, kendi iç cephesindeki açık cephelerinde olup bitenler dikkate alındığında Rum halkında anlaşılabilir bir endişe doğduğunu ancak kendilerinin “suni gerilim oyunu oynamadıklarını” savundu.

Sözcü olarak ilk söyleşisini haftalık Kathimerini gazetesine veren Prodromu, Rum halkına “endişeye gerek yok” demekle yetinmediklerini, “soğukkanlılıkla diplomatik çizgide hareket ederek girişimlerde bulunduklarını” söyledi. Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır’ın BM’deki daimi temsilcilerinin BM’de resmi belge olarak yayınlanan ortak metinlerini örnek gösteren Prodromu belgenin “dostane komşuluk ilişkileri ve ortak menfaate yönelik işbirliği göstergesi olduğunu” öne sürdü.

Prodromos Prodromu Rum Yönetiminin bölgedeki komşuları ile kurduğu iyi ilişkiler aracılığıyla “AB’nin dayanak olarak kullanabileceği bir istikrar unsuru” sinyali verdiğini böylece Avrupalı ortaklarından destek aldığını söyledi. Prodromu, Rum halkının, “bu şekilde istenmeyen olayların cereyan etmesini bertaraf ettiklerini, Türkiye’nin çekişme eylemlerine cevap vermediklerini, suni gerilim oyunu oynamadıklarını anlayabileceğini” savundu.

Amerikan 6’ncı filosunun bölgedeki mevcudiyetinin güvenlik hissi ve mesajı verip vermediği sorusuna karşılık Amerikan Deniz Kuvvetleri’nin hareketlerinin bölgedeki aramalarla bağlantısı olup olmadığını bilmediğini söyleyen Prodromu, “senaryo mantığına girmemeliyiz, Filo’nun ne yaptığını ne yapmadığını benim yorumlamama da gerek yok” dedi. ABD’nin, Güney Kıbrıs’ın “egemenlik haklarına saygı duyulması gerektiği” tezini yinelediğini, aynı açıklamada bütün Kıbrıslıların enerji ürününden menfaat sağlaması için Kıbrıs sorununun çözümünün gerekliliğinin de vurgulandığını hatırlatan Prodromu “yakın geçmişte Fransa’dan da benzer mesajlar ve çok kararlı tavır gördük” dedi.

Prodromu “yaklaşımımız kimseye zarar vermemek ve dışarıda bırakmamak olması şartıyla Kıbrıs açısından arzu edilen sonuçları getirebilecek bir çıkar örtüşmesi söz konusudur” dedi, şunları savundu: “Türkiye enerji meseleleri ve işbirliği çıtasını olması gerektiği gibi yükseltseydi Kıbrıs sorununa çözüm de bulunabilirdi. Ülkemizi şu veya bu şekilde himaye etme fikrinden vazgeçse Kıbrıslı Türkler ile gerçekçi bir tutumla işbirlikleri yapabilirdik.”

Bu ortamda Kıbrıs müzakerelerinin nasıl başlayacağı sorulduğunda ise Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in “Crans Montana’daki hayal kırıklığına rağmen, ertesi gün itibarıyla, o müzakerenin kazanımları diye nitelediği Guterres çerçevesi ve yakınlaşmaları koruyarak yeniden başlamaya hazır olduğunu söylediğini” savunan Prodromu özetle şunları söyledi:

“Kazanımlardan biri de Kıbrıslı Türklerin bugün görmezden geldikleri, enerji konusu idi. Başkan Anastasiadis iç konularda başarılanların ve son konferansın gündemindeki konuların, yani Guterres çerçevesinin boşa gitmemesi için hazır olduğunu beyan etti. Kıbrıs doğal bir devlet olmalıdır saptaması çok önemlidir. Artık zemin budur. Başkan Anastasiadis iyi ön hazırlık şart derken Guterres çerçevesini kast ediyor. Bütün taraflar bunu görüşsün ve cevap vermeye hazır olsun. Tarafların her birinin hazırlık durumunu ve esnekliğini saptamak için bir prosedüre gitmeyelim.”

Tak

Scroll to top