Rum Dışişleri Bakanı Christodoulides: Kıbrıs ve Mısır direkt doğal gaz boru hattı için hazırlık yapıyorlar Reviewed by Momizat on . Rum Dışişleri Bakanı Nikos Christodoulides, Kıbrıs ve Mısır'ın yakın gelecekte Kıbrıs'ın Münhasır Ekonomik Bölgesi'nden (MEB) Mısır'daki bir LNG (sıvılaştırılmı Rum Dışişleri Bakanı Nikos Christodoulides, Kıbrıs ve Mısır'ın yakın gelecekte Kıbrıs'ın Münhasır Ekonomik Bölgesi'nden (MEB) Mısır'daki bir LNG (sıvılaştırılmı Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Rum Dışişleri Bakanı Christodoulides: Kıbrıs ve Mısır direkt doğal gaz boru hattı için hazırlık yapıyorlar

Rum Dışişleri Bakanı Christodoulides: Kıbrıs ve Mısır direkt doğal gaz boru hattı için hazırlık yapıyorlar

Rum Dışişleri Bakanı Nikos Christodoulides, Kıbrıs ve Mısır’ın yakın gelecekte Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’nden (MEB) Mısır’daki bir LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) tesisine direkt doğal gaz boru hattı için bir hükümetler arası anlaşma imzalayacaklarını duyurdu.

Kahire’yi ziyaret etmekte olan Christodoulides, ziyareti öncesinde Mısır Al-Masry Al-Youm gazetesine verdiği demeçte, iki ülke arasındaki ilişkilere, Yunanistan’la üçlü işbirliğine, ayrıca Kıbrıs Cumhurbaşkanı’nın yakınlaşan Mısır ziyaretine değindi.

Mısır’la Kıbrıs’ın hidrokarbon keşfiyle ilgili gelecekteki işbirliğiyle ilgili bir soruyu yanıtlayan Dışişleri Bakanı, “İşbirliğimiz sağlam temellere dayanmaktadır. Hidrokarbon alanında Kıbrıs ve Mısır arasındaki işbirliğinin parlak bir geleceği olduğuna inanıyorum” şeklinde konuştu.

Mısır’ın Kıbrıs’la orta çizgi esasında, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Anlaşması’na tam saygıyla (2003’te) MEB’nin sınırlandırılması anlaşmasını sonuçlandıran son ülke olduğunu hatırlatan Christodoulides, iki ülke arasındaki enerji işbirliğinin, Doğu Akdeniz’de güvenlik ve istikrar koşullarının oluşturulmasına yönelik ortak vizyonun vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirtti.

Dışişleri Bakanı şöyle dedi:

“Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti, bu yapıcı ve sonuç verici faaliyeti sürdürmeyi taahhüt etmiştir.”

Yakın gelecekte ülkelerimizin Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’nden (MEB) Mısır’daki bir LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) tesisine direkt doğal gaz boru hattı için bir hükümetler arası anlaşma imzalamaya hazır olmalarını bekliyoruz. İlgili ortaklar, doğal gazı satışı ve satın alımı anlaşmaları için müzakere sürecindedirler. Yakın zamanda olumlu sonuçlar alacağımızı umuyoruz.”

Kıbrıs Cumhurbaşkanı’nın Mısır ziyaretiyle ilgili olarak da Dışişleri Bakanı, iki ülkenin, Anastasiades’in bu ay sonunda Mısır’a ziyaretinin hazırlıklarını görüştüklerini, ziyaretin ana amacının Cumhurbaşkanı al Sisi ve Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopoulos’la birlikte diaspora konularında, Lefkoşa Kahire ve Atina arasındaki üçlü işbirliği çerçevesinde ‘Nostos, Geri Dönüş’ isimli bir işbirliği programı başlatmak olduğunu vurguladı.

“Tabii söz konusu etkinlik gerçekleşirken iki cumhurbaşkanının diğer konuların yanı sıra, ikili ilişkilerimizi ve başlıca bölgesel gelişmeleri de görüşme fırsatı bulacaklardır” diyen Christodoulides, iki ülke arasındaki ortaklığın Anastasiades ve Mısır Cumhurbaşkanı Sisi liderliğinde hız kazandığına dikkat çekti.

Nikos Christodoulides, “Bu yakın işbirliği, diplomatik ilişkilerin kurulmasından bu yana ilk kez bir Mısır Cumhurbaşkanı’nın, Cumhurbaşkanı Sisi’nin Kasım 2017’de adayı ziyareti dâhil üst düzeyde karşılıklı ikili ziyaretlerle damgalanmıştır” şeklinde konuştu.

Christodoulides, Kahire’ye bugün ve yarınki çalışma ziyaretinde, mevkidaşı Dışişleri Bakanı Sameh Hassan Shoukry ile ikili ilişkiler, Kıbrıs, Mısır ve Yunanistan arasında üçlü işbirliği, enerji konuları, Kıbrıs sorunu, AB – Mısır ilişkileri, Doğu Akdeniz’deki gelişmeler ve bölgesel sorunların ele alınacağını bildirdi. Dışişleri Bakanı’nın ziyareti, Anastasiades’in Mısır ziyaretine hazırlık niteliği de taşıyor.

Kıbrıs ve Mısır’ın bir dizi konuda karşı karşıya bulundukları ortak sorunları olduğunun açık olduğunu, bunların ancak ortak ve koordineli faaliyetlerle aşılabileceğini ifade eden Christodoulides, uluslararası alan da dâhil birçok alanda işbirliğini ileriye götürmede hız kazandıklarını görmenin kendilerini mutlu ettiğini, hedeflerinin ilgil oldukları tüm alanlarda işbirliğini daha da artırıp güçlendirmek olduğunu söyledi.

Mısır ve Yunanistan’la üçlü işbirliğiyle ilgili bir soruyu da yanıtlayan Dışişleri Bakanı, Kıbrıs, Mısır ve Yunanistan arasındaki üçlü işbirliğinin 2014’te bölgede kurulan işbirliği sisteminin ilki olduğunu ve bu anlamda, geniş bir bölgesel işbirliği modelinin, bölgeye olumlu değişiklik getirmesinin, anlamlı sinerjiler, artan işbirliği ve stratejik vizyon sağlamasının arzulandığını kaydetti.

Nikos Christodoulides sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizin karşı karşıya bulunduğu önemli zorlukların zemininde bu sistemin, şu ana kadar kurulan üçlü sistemlerin ağıyla birlikte bölgesel barışa, güvenliğe, istikrara ve refaha katkıda bulunabileceğine inanıyoruz.”

“İkili işbirliği kamu ve özel sektör için ortak ilgi olan alanların geniş bir görünümünde artmıştır. Son üç buçuk yıldan bu yana Ekonomi ve Ticaret, Enerji, Göç, Turizm, Deniz Nakliyatı, Çevre, Kültürel Mirasın Korunması, Enformasyon ve İletişim Teknolojisi, Tarım ve Diaspora alanlarında işbirliğimiz artmıştır.”

“Savunma, güvenlik ve terörizmle mücadelede de işbirliğimizi ilerlettik. Tabii bu üçlü işbirliğini daha da artırmak, derinleştirmek, zenginleştirmek, belki kurumsallaştırmaya hazırız.”

Lefkoşa’nın Kıbrıs sularında olası bir Türkiye sondaj çalışmasıyla nasıl mücadele edeceği sorusunu yanıtlayan Christodoulides, birçok vesileyle Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Münasır Ekonomik Bölgesi ve Kıt’a Sahanlığı içerisine düşen alanlarda derin deniz araştırma faaliyetleri yürüteceği tehdidinde bulunduğuna, bu tehdidin gerçekleşmesi durumunda, hem uluslararası hukukun hem de yerel hukukun ihlal edilmiş olacağına, söz konusu ihlalin bir sonuçları olacağına işaret etti ve “Uluslararası hukukun, ayrıca Türkiye’nin Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasına katkıda isteksizliğinin açık bir göstergesi olan bir başka ciddi ihlali olan bu girişimi önlemek için çalışmaktayız.”

“Türkiye’nin davranışı açık biçimde, enerji, Doğu Akdeniz’in bölgedeki ülkelerin ihtiyaçlarını karşılamada katkısı için potansiyel, kaynakların ve yönlerin değiştirilmesiyle Avrupa Birliği’nin enerji güvenliği politikasına katkısı olacak. Doğu Akdeniz’in potansiyeli ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin enerji potansiyeli dâhil, bir dizi alanda işbirliğiyle Doğu Akdeniz’de güven ve istikrar koşullarını oluşturmaya çalışan Kıbrıs dâhil bölgedeki çeşitli ülkelerin girişimlerini tehdit etmektedir.”

“Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’nin, Avrupa Birliği’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi olduğunu unutmamalıyız.”

“Bu nedenle 22 Mart 2018’de Brüksel’de yapılan son AB Konseyi Zirvesi’nde, Avrupa Birliği üyesi ülkeler Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de devam etmekte olan faaliyetlerini güçlü biçimde kınadılar ve Ankara’dan bu davranışlara son vermesini, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, doğal kaynaklarını keşfedip kullanmasına yönelik egemenlik haklarına saygı göstermesini istediler.”

“Avrupa Birliği ve birlik üyesi ülkeler, bu konuyla ilgili tüm gelişmeleri takip edecekleri sözü verdiler. Dolayısıyla biz AB ortaklarımızın, bölgedeki dostlarımızın uluslararası hukuk ve yasallığı savunmada destek ve dayanışmasına güveniyoruz.”

Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin Suriye’deki rolünü nasıl gördüğü sorusuna da yanıtında, Suriye krizinin başlamasından bu yana Türkiye’nin rejim değişikliğine, geçmiş statüsünü yeniden kurmaya ve komşusu ülkeye ayak basmaya odaklandığının çok iyi bilindiğini belirtti.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin defalarca Suriye’nin kuzey batısındaki Türkiye’nin Afrin operasyonunu  güçlü biçimde kınadığını, Türkiye’nin tek amacının, Ankara’nın askeri güç kullanarak bölgede jeopolitik gündemini güçlendirmek olduğunu anlattığını ifade eden Christodoulides, “Kıbrıs defalarca Suriye Arap Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğüne, birliğine, bağımsızlığına tam saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Kha

Scroll to top