Rum Bilim adamları : Akkuyu’daki olası bir nükleer kazada Kıbrıs en ağır etkilenen olacak Reviewed by Momizat on . Türkiye'nin Kıbrıs sahillerine yakın güney kıyısındaki Akkuyu bölgesine yapmaya başladığı nükleer santralde bir kaza olması halinde Kıbrıs bundan en ağır şekild Türkiye'nin Kıbrıs sahillerine yakın güney kıyısındaki Akkuyu bölgesine yapmaya başladığı nükleer santralde bir kaza olması halinde Kıbrıs bundan en ağır şekild Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Rum Bilim adamları : Akkuyu’daki olası bir nükleer kazada Kıbrıs en ağır etkilenen olacak

Rum Bilim adamları : Akkuyu’daki olası bir nükleer kazada Kıbrıs en ağır etkilenen olacak

Türkiye’nin Kıbrıs sahillerine yakın güney kıyısındaki Akkuyu bölgesine yapmaya başladığı nükleer santralde bir kaza olması halinde Kıbrıs bundan en ağır şekilde etkilenecek.

Kıbrıs Enstitüsü’nden Yardımcı Profesör Theodoros Christoudias Kıbrıs Haber Ajansı’na (KHA) adanın en yüksek etkilenecek yerde olduğunu söyledi.

Kıbrıs’ın başkenti Lefkoşa’nın Türkiye’nin Mersin şehriyle aynı oranda etkileneceğini belirten Christoudias, Kıbrıs Enstitüsü’nün Max Planck Kimya Enstitüsü işbirliğinde yaptığı araştırmaları anlattı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin geçen salı günü, 2023’te faaliyete geçecek olan ülkenin ilk nükleer santralinin yapımını başlatmışlardı.

Kıbrıs’ın çok yakınında bir nükleer kazanın olası tehlikelerini ve radyoaktivitenin atmosfere dağılımına yol açacak hava koşullarını izah eden Yardımcı Profesör Christoudias, insanlar için en büyük sağlık riskinin, gıda zincirine giren radyoaktif maddelerin yutulması ve solunması olduğuna dikkat çekti.

Theodoros Christoudias, bir kazadan sonra atmosfere karışan bazı radyoaktif maddelerin onlarca yıl etkisi olduğunu vurguladı.

Christoudias, 2014 yılında nükleer saldırıların küresel etkisini değerlendiren bir çalışma yayımlamıştı. Kıbrıs Enstitüsü’nden Yiannis Proestos ve Max Planck Kimya Enstitüsü’nden Jos Lelieveld’le birlikte hazırlanan çalışmada, özellikle Doğu Akdeniz ve Ortadoğu vurgulanıyor ve Akkuyu santralinin yapımına bağlı olarak özellikle Kıbrıs’tan söz ediyor.

Olası bir kaza riskini en aza indirecek teknolojik ilerlemeler olup olmadığı sorusuna Christoudias, hiç kimsenin risk olmadığını inkâr edemeyeceğini, bunun 1986’da Çernobil’de ve 2011’de Fukushima’daki kazalardan belli olduğunu ifade etti.

Christoudias, “Kimse olası bir kazayı olasılık dışı göremez. Terörist saldırı gibi diğer senaryolar ve insan hatası gibi olasılıkları öngörülmesi çok zor değildir” şeklinde konuştu.

Scroll to top