Reuters: AB Türkiye için bugüne kadarki en eleştirel İlerleme Raporu’nu hazırladı…Brüksel: Türkiye AB yolundan uzaklaştı Reviewed by Momizat on . Reuters haber ajansının yetkililere dayandırdığı haberinde, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye ile ilgili Salı günü açıklayacağı İlerleme Raporu'nun bugüne kadarki Reuters haber ajansının yetkililere dayandırdığı haberinde, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye ile ilgili Salı günü açıklayacağı İlerleme Raporu'nun bugüne kadarki Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Reuters: AB Türkiye için bugüne kadarki en eleştirel İlerleme Raporu’nu hazırladı…Brüksel: Türkiye AB yolundan uzaklaştı

Reuters: AB Türkiye için bugüne kadarki en eleştirel İlerleme Raporu’nu hazırladı…Brüksel: Türkiye AB yolundan uzaklaştı

Reuters haber ajansının yetkililere dayandırdığı haberinde, Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye ile ilgili Salı günü açıklayacağı İlerleme Raporu’nun bugüne kadarki en sert ve en eleştirel değerlendirme olacağı bildirildi.

Reuters’a adının açıklanmaması koşuluyla konuşan iki yetkili, raporu hazırlayan Avrupa Komisyonu’nun Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin Suriyeli mülteciler konusunda yürütülen işbirliği haricinde, insan hakları, basın özgürlüğü, yargı özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü gibi alanlarda giderek kötüleştiği değerlendirmesini yapacağını söyledi.

Avrupa Komisyonu, her yıl düzenli olarak Türkiye ve diğer aday ülkeler için AB kriterlerine uyum konusunda attıkları adımlarla ilgili değerlendirmelerini kapsayan ilerleme raporları açıklıyor.

Türkiye ile ilgili bu yılki raporun Salı günü Fransa’nın Strasburg kentinde açıklanması bekleniyor.

Raporun bazı bölümleri ilk olarak Almanya’da bugün yayınlanan Welt am Sonntag gazetesinde yayınlandı.

‘AB’den çok ciddi bir uzaklaşma var’

Reuters haber ajansı, bu kısımların doğru olduğunu görüştüğü AB yetkilileri tarafından teyit edildiğini belirtti.

Yayınlanan kısımlarda, Avrupa Komisyonu’nun yeni müzakere başlıkları açmak için yeterli bir zemin oluşmadığı değerlendirmesi yaptığı görülüyor. Bu da halihazırda yeni başlıkların açılmamasından dolayı fiilen donmuş durumda olan müzakerelerin mevcut halinin süreceği anlamına geliyor.

Raporun yazım sürecine dahil olan bir AB yetkilisi, Reuters’a yaptığı değerlendirmede, “Avrupa Birliği’nden çok ciddi bir uzaklaşma söz konusu” dedi.

Raporda, adil yargılama ve ifade özgürlüğü gibi AB’nin temel hak ve özgürlükleri arasında saydığı alanlarda çok ciddi bir gerileme olduğu belirtilirken, 2014 yılında yargı bağımsızlığı ile ilgili kaygıların dile getirildiği rapora kıyasla çok daha sert eleştiriler yer alıyor.

Reuters’ın haberine göre, AB yetkilileri, her ne kadar başta Kıbrıs olmak üzere Almanya ve Fransa gibi bazı ülkelerin itirazlarının müzakere sürecini yavaşlattığını söylese de, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından binlerce kamu görevlisinin ihraç edilmesinin Türkiye’nin üyelik ihtimalini çok ciddi şekilde azalttığını ifade etti.

Türkiye ise tam üyelik perspektifi ile müzakerelerin devam etmesi gerektiğini savunuyor.

———

Brüksel: Türkiye AB yolundan uzaklaştı

Avrupa Komisyonu’nun bu yılki Türkiye raporunun taslak metninde, Türkiye’de hak ve özgürlükler ve ayrıca yargı alanında gerileme yaşandığına dikkat çekiliyor.

Avrupa Komisyonu’nun 17 Nisan’da açıklayacağı Türkiye raporuna ilişkin ayrıntılar belli oldu. Türkiye’ye yönelik eleştirilerin yer alan raporda özellikle hukuk devleti ilkelerinin uygulanmasında gerileme olduğu ve Türkiye’nin AB yolundan uzaklaştığı tespiti yer alıyor.

Taslak raporun siyasi kriterler bölümünde öncelikli olarak 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) uygulaması ve bu uygulama kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararnamelere (KHK) değiniliyor. OHAL kapsamında alınan önlemlerin “orantısız” olduğu belirtilip “parlamentonun yasama işlevinin kısıtlanmış” ve “muhalif grupların barışçıl toplantılarının yasaklanabilmesi için idarenin yetkilerinin artırılmış” olması örnek gösteriliyor.

Venedik Komisyonu’nun OHAL uygulamasının Avrupa standartlarıyla uyumlu olmadığını gösteren belgelerin hatırlatılatıldığı raporda OHAL uygulamasına “en kısa sürede son verilmesi” isteniyor.

Taslak metinde, KHK’larla ihraç edilen kamu görevlilerinin itirazlarını değerlendirmek için Avrupa Konseyi’nin tavsiyesi üzerine kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları temelinde saydam biçimde ve yargı güvencesi altında çalıştırılmasına da dikkat çekiliyor.

Yargı bağımsızlığı

Yargı bağımsızlığına da değinilen taslak raporda, yargının işleyişinde “ciddi gerileme” gözlemlendiği ve “yargı bağımsızlığının artık güvence altında olmadığı” not ediliyor. Örnek olarak darbe girişimi sonrası yargıç ve savcıların 5’te 1’inin ihraç edilmiş olması gösteriliyor. Yargıçlar ve savcılar üzerinde “baskının arttığı” belirtiliyor ve “yargının görevini bağımsız ve tarafsızca yapabileceği siyasi ve yasal ortamın oluşturulması” gerektiği vurgulanıyor.

Anayasa Mahkemesi hükümlerine alt mahkemelerin saygı duyması, Hâkimler ve Savcılar Kurulu bünyesinde ise yürütmenin rol ve etkisinin azaltılması gerektiği kaydediliyor.

Temel hak ve özgürlükler

Taslak raporda, Komisyonun bir önceki raporunu açıkladığı Kasım 2016’dan bu yana ifade, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü alanlarında “ciddi gerileme” kaydedildiği, işkence ve kötü muamale iddialarında artış gözlemlendiği belirtiliyor.

Ankara’ya temel hak ve özgürlüklere tam saygıyı etkin biçimde temin etmesi, bu alanda uluslararası yükümlülüklerine sadık kalması, AİHS ve AİHM kararlarına aykırı geçici tutukluluk uygulamalarına son vermesi ve geçici tutuklu gazeteci, insan hakları savunucusu, yazar ve akademisyenleri serbest bırakması çağrısında bulunuluyor.

İşkence iddialarının etkin biçimde soruşturulması ve Avrupa İşkence ve Kötü Muameleyi Önleme Komitesi (CPT) raporlarının yayımlanması da isteniyor.

16 Nisan referandumu

Nisan 2017 anayasa değişikliği referandumunda kabul edilen kimi reformlar da taslak raporda eleştirilen bir diğer nokta. Bu çerçevede, anayasa değişikliğiyle kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı davranıldığına dair Venedik Komisyonu tarafından hazırlanan görüş anımsatılıyor.

Devlet başkanının yetkilerinin “aşırı” arttığı ve yerel demokrasinin “erozyona uğradığı” mesajları veriliyor. Avrupa Konseyi kriterleri temelinde bu değişikliklerin gözden geçirilmesi isteniyor.

“Güneydoğu’daki durum”

Taslak raporda Güneydoğu’daki durum bir önceki raporda olduğu gibi, “ülkenin karşı karşıya olduğu en vahim sorunlardan biri” olarak tanımlanıyor. PKK’nın AB terör örgütleri listesinde yer aldığı hatırlatılıyor. Türkiye’nin kendisini terörist şiddete karşı koruma hakkı olduğu, ancak alınan önlemlerin orantılı olması gerektiği belirtiliyor.

Terörizmle ilgili yasal mevzuatın, Türkiye’nin terörle mücadele kapasitesini azaltmadan AİHS ve AİHM içtihatları temelinde gözden geçirilmesi isteniyor.

Göç ve iltica

Türkiye’nin göç ve iltica politikalarına da yer verilen taslak raporda, bu alanda geçtiğimiz yıl içinde “iyi ilerleme” kaydedildiği, Ankara’nın Türkiye-AB Mart 2016 beyanındaki hükümleri uygulamaya devam ettiği not ediliyor. Buna karşılık, kişisel verilerin korunmasıyla ilgili mevuzatın Avrupa standartlarına uyarlanması ve geri kabul anlaşmasının uygulamaya konulması talep ediliyor.

Türkiye’ye vize politikasını AB ortak vize politikasıyla uyumlu hale getirmesi çağrısının da yer aldığı taslakta, Türkiye’nin “11 AB üyesi ülkenin vatandaşlarına ayrımcı vize rejimi uyguladığı” not ediliyor.

Türkiye-AB vize serbestisi diyaloğunun devam ettiği, ancak geçtiğimiz yıl içinde bu alanda sadece birkaç ilerlemenin kaydedilebildiği, henüz gerekli tüm kriterlerin Türkiye tarafından yerine getirilmediğine de işaret ediliyor.

Taslak raporun ekonomik kriterler bölümünde, Kıbrıs ve Yunanistan’la yaşanan sorunlara değiniliyor. Türkiye’nin Ortaklık Anlaşması’na Ek Protokolü hâlâ uygulamadığı ve “Kıbrıs Cumhuriyeti ile ikili ilişkileri normalleştirmediği” not düşülüyor. Yunanistan’la Ege’de yaşanan sorunlar gündeme getiriliyor. İyi komşuluk ilişkilerinin AB sürecinde önemli yer teşkil ettiğine vurguda bulunuluyor.

Türkiye’nin Balkan ülkeleriyle “sıkı bağları” bulunduğu hatırlatılmakla birlikte, 2017 içinde başta Avusturya, Belçika, Almanya ve Hollanda olmak üzere birçok AB ülkesiyle ikili ilişkilerinin bozulduğuna işaret ediliyor.

Bbc-Dw

 

Scroll to top