Özersay-Çavuşoğlu görüşmesi…Özersay “Türkiye ile tam bir mutabakat, tam bir görüş birliği içerisindeyiz” Reviewed by Momizat on . KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, "Türkiye ile tam bir mutabakat, tam bir görüş birliği içerisinde olduğumuzu söyleyebilirim" dedi. A KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, "Türkiye ile tam bir mutabakat, tam bir görüş birliği içerisinde olduğumuzu söyleyebilirim" dedi. A Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Haberler » Özersay-Çavuşoğlu görüşmesi…Özersay “Türkiye ile tam bir mutabakat, tam bir görüş birliği içerisindeyiz”

Özersay-Çavuşoğlu görüşmesi…Özersay “Türkiye ile tam bir mutabakat, tam bir görüş birliği içerisindeyiz”

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, “Türkiye ile tam bir mutabakat, tam bir görüş birliği içerisinde olduğumuzu söyleyebilirim” dedi.
Ankara’da temaslarda bulunan Özersay, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla bir araya geldi.
Görüşme sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Dünyanın başka bölgelerinde olduğu gibi Doğu Akdeniz’de de mevcut güç dengeler değişiyor. Uluslararası ve bölgesel aktörler arasındaki ilişkiler yeniden şekilleniyor. Biz Doğu Akdeniz’de yer almakta olan ekonomik, siyasi ve askeri gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Bugün bu konuları müttefikimiz, stratejik ortağımız, Garantör Türkiye ile bir kez daha koordine etme fırsatı bulduk” ifadelerini kullandı.
Kudret Özersay, “Takdir edersiniz ki değişen dünya konjonktüründe Kıbrıs adasının stratejik önemi daha da bir artmıştır. Tam da böyle bir dönemde, en az Kıbrıslı Rumlar kadar Kıbrıs Türk Halkının da hak sahibi olduğu doğal kaynaklar konusunu da Sayın Çavuşoğlu ile ele aldık. Biz KKTC olarak her zaman uzlaşı ve işbirliği arayışı içerisinde olduk. Bu tavrımız sadece çözüm müzakereleri için değil, aynı zamanda olası bir çözümsüzlük durumunda iki taraf arasında adada işbirliğinin ve Ada etrafında, Doğu Akdeniz’de farklı aktörler arasında işbirliğinin desteklenmesi şeklinde oldu. Doğu Akdeniz Bölgesinde doğal kaynaklar konusunda da Kıbrıs’a dair diğer konularda da hem Kıbrıs Türk Halkı’nın, hem de Türkiye’nin hak ve menfaatine halel gelmeyecek iyi niyetli yaklaşımlar ortaya koymaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Özersay sözlerine şöyle devam etti:
“Biz Türkiye ile birlikte bu bölgede, ekonomide ve enerjide ilgili tüm aktörler arasında yaratılacak karşılıklı bağımlılığın bölgede barış ve istikrarın en önemli güvencesi olacağına inanıyoruz. Bu bağlamda da uluslararası aktörlere çok önemli görevler düştüğünü düşünüyoruz. Kıbrıs Rum tarafının hem çözüm hem de bölgesel işbirliğine sıcak bakmasını sağlayacak bir zihniyet değişimi yaşaması için yerleşmiş kalıpların dışında bazı adımların atılması şarttır. Sayın Çavuşoğlu ile ay sonu New York’ta gerçekleşecek olan BM Genel Kurul toplantıları sırasında Kıbrıs’a dair olası temasları ve gelişmeleri ele aldık, görüş alış-verişinde bulunduk. Özetle bugün (dün) ele aldığımız tüm konularda Türkiye ile tam bir mutabakat, tam bir görüş birliği içerisinde olduğumuzu söyleyebilirim.
Özersay, doğalgaz ve enerji konusunda, “Kıbrıs Türk Tarafı olarak çözüm olmasa da 2 taraf arasında diyalog olabileceğini, bu konunun ele alınması gerektiği çağrımız geçerlidir. İrademiz yok sayılarak çalışmalara devam edeceklerse, biz de KKTC ve TC olarak kazı çalışmalarına başlayacağız. Gönül ister ki 2 tarafın diyaloğu ve ortak rızası ile bu çalışmalar yapılsın” dedi.
TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da BM Genel Kurulu çalışmaları ve Geçici Danışman Lute’un raporu ve ülkelerarası gayrı resmi görüşmeler öncesi Kudret Özersay ile değerlendirme yapacaklarını belirten Çavuşoğlu, “KKTC ve TC arasında bağları güçlendirmeye çalışıyoruz. KKTC’nin uluslararası alanda görünürlüğünü artırmak için birlikte çaba sarf ediyoruz. En son Türk Konseyi toplantılarında izolasyonların kaldırılması için gerekli mesajları verdik Kıbrıs Türk Halkı ile dayanışma içinde olacağımızı ortak bildiriye koyduk” dedi.
Çavuşoğlu, “Kıbrıs sürecinin tekrar konuşulmaya başladığı bir dönemde mesajlarımız gayet net. Her zaman kalıcı adil ve siyasi eşitlik içinde bir çözümü savunuyoruz. Gerek Cenevre gerek Crans Montana’da üzerimize düşeni yaptık fakat çözüm istemeyen Rum Tarafı, yine aynı tavrı sergiledi. Elindeki gücü paylaşmak istemeyen bir tavır sergiledi… Önümüzdeki süreçte neyi nasıl müzakere edeceğimizi ve sonuç odaklı bir müzakere sürecinin nasıl başlayacağını önce biz kendi aramızda daha sonra garantör ülkelerle ve taraflarla konuşulması gerekiyor ve sonuç alıcı olacaksa ancak o zaman başlamak lazım. Laf olsun diye yine boş zaman kaybına kimsenin tahammülü yok. Önümüzdeki günlerde New York ve Ankara’da beraber olacağız” diye konuştu.

KKTC Enformasyon Dairesi

Scroll to top