femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Özersay: “Aynı ezberle üçlü görüşme ne şaşırtıcı ne de heyecan vericidir” Reviewed by Momizat on . KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, "Eğer Kıbrıs meselesinin 51 yıldır başarısızlığa uğrayan müzakerelerindeki asıl sorunun ne olduğuna KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, "Eğer Kıbrıs meselesinin 51 yıldır başarısızlığa uğrayan müzakerelerindeki asıl sorunun ne olduğuna Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Özersay: “Aynı ezberle üçlü görüşme ne şaşırtıcı ne de heyecan vericidir”

Özersay: “Aynı ezberle üçlü görüşme ne şaşırtıcı ne de heyecan vericidir”

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, “Eğer Kıbrıs meselesinin 51 yıldır başarısızlığa uğrayan müzakerelerindeki asıl sorunun ne olduğuna gözlerimizi kapamaya devam edersek, Kasım ayında yapılacak üçlü görüşme de diğerlerinden pek farklı olmayacak, dostlar alış verişte görecek” değerlendirmesinde bulundu.

Özersay, Berlin’de Kasım ayında yapılması planlanan üçlü görüşmeyle
ilgili yazılı açıklamada bulundu.

“Üçlü görüşmenin Kasım ayında yapılacağı, ne şaşırtıcı
ne de heyecan verici bir haberdir. ‘Ucu açık olmasın’ ve ‘siyasi eşitlik’ kabul
edilsin, “‘bu defa başarılı olsun’ 
gibi artık ezberlenmiş cümleleri ve temennileri tekrar etmeyi bir kenara
bırakalım ve parmağımızın arkasına saklanmadan sorunun ne olduğunu açık açık
konuşalım” diyen Özersay, taraflar arasında ‘ortak vizyon’ bulunmadığını,
Genel Sekreter’in de bunun olmadığını gördüğü için 2017’den bu yana sürece
yeniden angaje olmak istemediğini, geri durduğunu ifade etti.

“Referans şartları belgesi de zaten bu ortak vizyon
eksikliği nedeniyle oluşturulamadı. Federal ortaklık denilen şey yönetimi de
zenginliği de ‘paylaşmayı’ gerektirir ama Rum tarafı paylaşmaya hazır değil,
istekli değil. Bu çok açık ve nettir.” ifadesini kullanan  Özersay, “Siz çözüm olmadan da AB üyesi
olsanız, çözüm olmasa da Kıbrıs’ın tek yasal hükümeti kabul ediliyor olsanız,
çözüm olmasa da doğal gazı tek başınıza çıkarmanıza imkan veriliyor olsa
Rumlarla yönetimi ve zenginliği paylaşır mıydınız?” sorusunu yöneltti.

Özersay açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Şartlar böyleyken Rum tarafıyla hangi federasyonu,
nasıl kuracağız? Federasyon kötü bir yönetim şekli değildir, ancak Kıbrıs’ta
federasyonun şartları mevcut olmadığı için artık bunu görmek ve birbirimizi
kandırmaktan vazgeçmek zorundayız. Evet, iki taraf da elli yıldır
‘iki-toplumlu, iki-kesimli federasyon’ diyor ama bundan aynı şeyi anlamıyor.
Şimdi Kasım’daki üçlü görüşme öncesinde, sırasında veya ertesinde referans
şartları belgesi hazırlanmaya çalışılacak. Peki, bu belgede neyin olması
hedefleniyor? Geçmişteki uzlaşılar, 2014 ortak açıklama belgesi ve Guterres
kağıdı. Dikkatlice bakılırsa her üç belge ve içerikleri konusunda tarafların aynı
cümleleri okuyup bazı noktalarda tamamen farklı şeyler anladıklarını, bu
belgeleri farklı yorumladıklarını görürüz. Şimdi sırf bir üçlü görüşme
olabilsin diye ya da beşli toplantı yapılabilsin diye yahut müzakere süreci
yeniden başlayabilsin diye bu üç kağıdın adını alt alta yazdığınızda yeni bir
kağıt oluşmuş olacak ve buna da referans şartları adını vereceğiz. Farklı
şeyleri anladığımız bu üç kağıdın adını alt alta yazınca anlamlarıyla ilgili
olarak anlaşmış mı olacağız yoksa bir nevi yeni bir ‘üç kağıt’la mı karşı
karşıya kalacağız? Bir arada yazıldıklarında ortaya yeni ve çözümü sağlayacak
yeni bir kağıt mı çıkmış olacak? Nesi yeni? Yoksa Rum tarafının referans
şartları belgesinde gerçek bir takvimi kabul edeceğine mi inanıyorsunuz? Bir an
için takvimi kabul ettiğini varsayalım, çözümden aynı şeyi anlamazken, ortak
bir vizyona sahip değilken takvim olsa ve müzakerenin ucu kapalı olsa ne fark
edecek? Yoksa bunu yaparak Rum tarafının bu türden paylaşmaya dayalı bir çözümü
istemediğini mi ispat etmiş olacağız? Yapmayın Allah aşkına, 2004 referandumu
başta olmak üzere daha kaç eşikte bunu ispat edeceğiz? Haçana bir? Bunu
uluslararası toplum da dahil artık bilmeyen ya da görmeyen mi var? Daha önce
farklı liderlerle defalarca üçlü görüşmeler oldu.”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay,
açıklamasında, “Eğer Kıbrıs meselesinin 51 yıldır başarısızlığa uğrayan
müzakerelerindeki asıl sorunun ne olduğuna gözlerimizi kapamaya devam edersek,
Kasım ayında yapılacak üçlü görüşme de diğerlerinden pek farklı olmayacak,
dostlar alış verişte görecek” dedi.

Özersay, taraflar ve BM’nin, ‘aynı cümleleri söylüyor ve
yazıyoruz da acaba aynı şeyi anlıyor muyuz?’ sorusunu kendi kendilerine
sormaması halinde bu kısır sürecin maalesef sonuçsuz şekilde devam edeceğini de
kaydetti.

Özersay, “Federal ortaklığın bugün Kıbrıs’ta mevcut
olan şartlarda ne kadar gerçekçi olduğunu cesaretle sorgulamadıkları sürece
yine ‘yapıcı muğlaklık’ içeren, nere çekersek oraya gidebilecek olan, herkesin
kendine göre yorumlayabileceği bir kağıtla müzakereye kaldığı yerden devam
etmeye yöneleceklerdir” değerlendirmesinde de bulundu.

“Peki, bu neye yarayacak?” sorusunu soran Özersay,
“Tabi ki statükonun muhafazasına, kimsenin statükonun neden yıkılması
gerektiğini sorgulamamasına ve Kıbrıslı Türkler olarak bizim umutlarımızın
askıda tutulmasına devam edilmesine. Bunlardan da öte Rum liderin bizdeki
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olası adayların beklentilerine ve bir müzakere
sürecinin başlamasına olan ‘ihtiyaca’ bakarak taviz koparmaya çalışmasına
yarayacak.” İfadesini kullandı.

“Yıllarca vagonu dışarıdan salladıkları için
gittiğimizi, yol aldığımızı sandık ama aynı yerde sayıp durduk. Üstelik de
dışarıda bir başka hayat olduğunu düşünemedik bile. O varacağımıza inandığımız
yer aklımızda, ha bire gidermiş gibi yaptık. Bir süredir vagon sallanmıyordu,
kendimize gelmeye, vagonun dışında bir hayat olduğunu görmeye başlamıştık. Ray
değiştirip gerçekten yol alabileceğimiz bir yola girebilirdik.” diyen
Özersay, açıklamasında şu ifadelere yer verdi.

“Görünen o ki Kasım’daki üçlü görüşmeyle birlikte
gerekli cesaret gösterilip gerçekten yol alabileceğimiz bir hamle
yapılamayacak. “Federasyondan aynı şeyi anlamıyor aynı şeyi beklemiyoruz,
o halde önce neyi müzakere edeceğimizi konuşalım ve federal ortaklık dışındaki
ortaklıkları da ele alalım” diyebilecekler mi? Üzgünüm ama görünen o ki
aynı egzersizle, aynı ezberle, hiç sorgulamadan statükoya hizmet edecek bir
yere doğru gidiyoruz yine. Tükenen süreçlerle yeniliklere yelken açamazsınız,
olsa olsa Kıbrıs Türkünü yeniden müzakere masasına hapsedersiniz. Çözüm
olabilmesi için Rum tarafında bir ‘zihniyet değişikliği’ gerekiyor demişti
Sayın Cumhurbaşkanımız. Sonra da 2017’de süreç çöktükten sonra yaptığı görüşme
çıkışında bir zihniyet değişikliği göremediğini söylemişti. Peki, şimdi bu
değişikliği görebiliyorsunuz da onun için mi müzakere sürecini bu şekilde ve bu
zeminde yeniden başlatıyorsunuz? Diye sormamız gerekmez mi? Ne değişti? Bir şey
değişmiş olsaydı, Kasım’daki üçlü görüşme de önceki üçlü görüşmelerden daha
farklı olabilirdi, ancak durumun aynı olduğunu, bir şeylerin değişmemiş
olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz.”

“Bugün mevcut şartlar çerçevesinde bakıldığında görünen
budur” diyen Özersay, açıklamasını “Kısır döngünün bitmesini ve iki
tarafın yarım asır sonra uzlaşmasını istediğim için yukarıdaki analiz konusunda
dilerim yanılırım” ifadesiyle sonlandırdı.

KKTC Enformasyon Dairesi 

Scroll to top