- AB Haber - http://www.abhaber.com -

Nikos Anastasiades: Kıbrıs sorunu Türkiye’nin AB üyeliği için bir ön şarttır

Rum lider Nikos Anastasiades, yaptığı açıklamada, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tam on yıl önce AB’ye katılımının, bağımsızlığının ilan edilmesinden sonra, en önemli başarısı olduğunu söyledi.

Anastasiades , Kıbrıs’ın AB’ye katılmasının onuncu yıl münasebetiyle, Kıbrıs Haber Ajansı ile yaptığı bir röportajda Kıbrıs sorununa değinerek, Lefkoşa’nın şimdi mümkün olduğunca adil bir çözüm aramak için AB tarafından sunulan araçları kullanabileceğine işaret ederek, AB’ye katılmadan önce böyle bir imkânı olmadığına dikkat çekti.

Kıbrıs’ın AB’ye tam katılımının, devletin gelecekte karşılaşacağı zorlukların üstesinden gelme çabalarına değerli yardım sağladığını söyledi.

Anastasiades, geçen Mart ayında gerçekleşen Avro grubu toplantısı sırasında verilen Kıbrıs’a ilişkin kararlar ile ilgili olarak, Kıbrıs’ın küçük ve savunmasız bir AB üyesi devlet olarak muamele gördüğünü ve muhtemelen bankaların kurtarma paketi şeklinde kurtarılmasına ilişkin yeni AB politikası için bir deney olarak kullanılmış olduğunu söyledi.

 

Ancak, sert kararlara rağmen, başka mevcut bir seçenek olmadığı için, Kıbrıs’ın AB içinde ekonomik bir çözüm bulduğunu vurguladı.

 

Anastasiades ayrıca, “Bizim AB’ye katılımımız Kıbrıs’ın bağımsızlığının ilan edilmesinden bu yana en büyük başarıdır. Gelişmiş ve demokratik devletlerden oluşan bir ailenin üyesi olmamız, bize bir toplum ve bir devlet olarak AB muktesebatına dayalı reform ve modernleşme sürecine girmek için fırsat verdi” şeklinde konuştu.

 

Daha geniş bağlamda fikir, fırsat ve ittifaklar sunan AB’nin, Kıbrıs’a, AB içinde mevcut siyasi, sosyal ve ekonomik sorunları daha iyi ele alma olanağı sunduğunu kaydetti.

Anastasiades, Kıbrıs’ın AB üyeliğinin hala Kıbrıs sorununun çözümü için bir katalizör olarak faaliyet gösterebilip gösteremeyeceği sorusuna ise, “Kıbrıs’ın topraklarının tümünün AB’ye katılması – muktesebatın Kıbrıs hükümetinin etkili kontrolü altında olmayan bölgelerde geçici olarak uygulanmamasıyla – Kıbrıs sorununun Ağustos 1974’de adanın yasadışı ve doğal olmayan bölünmesi yoluyla zaten çözülmüş olduğunu iddia eden Türkiye’ye en iyi yanıttı” dedi.

 

Bununla birlikte, “Kıbrıs sorunu henüz çözülmüş değil, ancak Kıbrıs’ın AB’ye katılımı,Türkiye’nin katılım süreci ile paralel olarak, Kıbrıs sorununun parametrelerini yeniden belirledi” ifadesine yer verdi.

Aynı zamanda, Kıbrıs sorununun Türkiye’nin AB üyeliği için bir ön şart olduğu, Kıbrıs sorununun çözümünün ise bölgemizde jeopolitik istikrarın sağlanması için gerekli bir bileşen olduğuna dikkat çekti.

Anastasiades, son zamanlarda Kıbrıs sorununu çözmeyi hedefleyen yeni bir çabanın başladığını hatırlatarak, onun pozitif bir şekilde sonuçlandırılmasına dair umudunu ifade etti.

Kıbrıs hükümetinin AB’nin Kıbrıs sürecine daha aktif ve somut katılımını talep ettiğini belirten Cumhurbaşkanı, talebin büyük ölçüde elde edildiğini sözlerine ekledi.

“AB tarafından sunulan araçları mümkün olduğunca adil bir çözüm aramak için kullanabiliriz. AB’ye girmeden önce böyle bir fırsatımız yoktu” ifadesine yer verdi.

 

Anastasiades, Avro grubunun geçen Mart’ta Kıbrıs ile ilgili olan kararlarının Kıbrıs’ın AB ile ilişkileri üzerinde bir etkisi olup olmadığı sorulduğunda, “Dürüst olmalıyız. Kıbrıs – ekonomik kriz çerçevesinde- küçük ve savunmasız bir AB üyesi devlet olarak muamele gördü ve muhtemelen bankaların kurtarma paketi şeklinde kurtarılmasına ilişkin ve şu anda Avrupa düzeyinde uygulanmak üzere gibi görünen yeni AB politikası için deney olarak kullanıldı” dedi.

Aynı zamanda, “Dayanışma kavramının sorumluluk ile bağlantılı olmasının farkına varmalıyız. Ekonomimiz, AB’nin yüzünden değil, kendi hatalarımız ve eksikliklerimiz nedeniyle bir sınıra ulaştı” ifadesine yer verdi.

 

Bulunan çözümün zor bir çözüm olduğuna ancak AB içinde bulunduğuna dikkat çeken Anastasiades, başka bir seçenek olmadığını da sözlerine ekledi.

 

Ayrıca, Kıbrıs’a Troyka tarafından verilen mali yardımın en büyük kısmının AB’den geldiğini hatırlatarak, Kıbrıs AB ve Avro bölgesi üyesi olmasaydı gereken miktarı nasıl bulmuş olabileceğini merak ettiğini söyledi.

 

Anastasiades, son olarak, Kıbrıs’ın geleceğinin AB’nin kendi geleceği ile bağlantılı olduğunu ifade ederek, “AB’ye tüm alanlarda (ekonomi, siyaset, sosyal konular) tam katılmamız, gelecekteki zorlukları karşılamak için, alabileceğimiz en değerli yardımı sağlar” şeklinde konuştu.