femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Niccolo Rinaldi: AB’de Kıbrıslı Türkler için hazırlanan Doğrudan ticaret ileri götürülmeli Reviewed by Momizat on . Avrupa Parlamentosu’nda Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nü konu alan son çalışma belgesinde, Avrupa Komisyonu’nun harekete geçmesi öneriliyor. Avrupa Parlamentosu (AP) Avrupa Parlamentosu’nda Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nü konu alan son çalışma belgesinde, Avrupa Komisyonu’nun harekete geçmesi öneriliyor. Avrupa Parlamentosu (AP) Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Niccolo Rinaldi: AB’de Kıbrıslı Türkler için hazırlanan Doğrudan ticaret ileri götürülmeli

Niccolo Rinaldi: AB’de Kıbrıslı Türkler için hazırlanan Doğrudan ticaret ileri götürülmeli

Avrupa Parlamentosu’nda Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nü konu alan son çalışma belgesinde, Avrupa Komisyonu’nun harekete geçmesi öneriliyor.

Avrupa Parlamentosu (AP) Uluslararası Ticaret Komitesi Raportörü Niccolo Rinaldi, yaklaşan seçimler öncesi yapılan yasal temizlik eksersizleri nedeniyle hazırladığı Doğrudan Ticaret Tüzüğü (DTT) ile ilgili çalışma belgesinde, yıllardır “Arafta” olan önerinin ileriye götürülmesi gerektiği görüşünü ortaya koydu.

“Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait olan ancak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin etkin kontrolü altında bulunmayan bölgelerle özel şartlar altında ticaret için komisyon tarafından önerilen Konsey düzenlemesi” başlığı altında yayınlanan çalışma belgesinde, DTT ile ilgili yapılan öneriler, güneyde tepkilere neden olmuştu.

Rinaldi, mevcut ekonomik ve finansal kriz nedeniyle adadaki belirsizliğin daha kötü hale geldiğini, mevcut statüko nedeniyle ne Kıbrıslı Rumların ne de Kıbrıslı Türklerin ekonomik potansiyellerine tam olarak ulaşamayacaklarını belirtti.

“AB içerisindeki son duvar”

“Kıbrıs’ta devam eden anlaşmazlık, yani AB içinde kalan son duvar, tüm bölgenin istikrarına oldukça büyük zarar veriyor” denilen raporda, ticaret de dahil, AB üyeliğinin sağladığı yararların henüz Kıbrıslı Türklere uygulanmamasının kötü tutulmuş bir AB sözü anlamına geldiği ifade edildi.

Rinaldi, DTT’nin içerisinden geçtiği sürece raporda yer verirken, AB Komsiyonu ile AB Konseyi’nin önerinin AB birincil hukuk mu, yoksa uluslar arası ticaret kapsamında mı değerlendirileceği konusunda anlaşamadığını kaydettiği raporda şu ifadelere yer verdi.

Öneri Arafta

“Raportör, bu dosyanın etrafındaki yasal ve siyasi hassasiyeti anlıyor ancak Komisyon, son birkaç yılda yapılan çeşitli yasal temizlik çalışmaları sırasında bu dosyayı ne geri çekmemesi ne de ilerleme için bastırmaması, söz konusu önerinin Araf’ta kalmasına neden oldu.

Bu yıl Kıbrıs sorununun BM’nin gündemine gelişinin 50’inci yıldönümü. Raportör, iki toplum arasında yakın geçmişteki görüşmeler ve sonuçta 11 Şubat 2014’te ortaya çıkan ortak açıklama nedeniyle temkinli bir iyimserlik içerisindedir.”

Müzakerelerin başarısı halinde…

Rinaldi, devam edem müzakerelerin başarıyla sonuçlanması halinde Komisyon’un hızlı bir şekilde harekete geçmesi gerektiğine işaret ederek, doğrudan ticaretin “AB serbest ticaret anlaşma maddelerinin orada en iyi şekilde nasıl uygulanabileceğini değerlendirmesi; Kıbrıs’ın Kuzeyi’nin, AB Müktesebatı’nın ticaret ile ilgili kısmının en iyi şekilde üstlenmesi için ne tür finansal ve teknik yardım gerekecek; ve Kıbrıslı Türkleri devam eden ticaret müzakerelerine nasıl dahil edileceği” konularında uygulanabilmesinin garanti altına alınması gerektiğini kaydetti.

Önerilen yapısal değişiklikler

Raportör Rinaldi, Komisyon’un DTT ile ilgili attığı adımın doğru yönde atılmış bir adım olarak selamlarken, uygulamada işleyebilir olabilmesi için, mevcut siyasi durumu da göz önünde bulundurarak, birkaç yönünün yeniden düzenlenmesi gerektiğine işaret etti. İşte Rinaldi’nin DTT için öngördüğü yapısal değişiklikler:

Tüzüğün isminin değiştirilmesi: Tüzük, “Doğrudan Ticaret Tüzüğü” olarak adlandırılmamalı. Adı yanıltıcı olabilir ve tartışma yaratabilir çünkü doğru olmamasına rağmen, adada farklı otoritelere yetki verir izlemini yaratıyor. Daha doğru olarak şu isim verilebilir: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir parçası olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuzey kısmı ile ticareti kolaylaştırmak için geçici maddeler. Bu enstrümanın özel, kalıcı olmayan ve geçici doğasının altının çizilmesi gerekiyor.

Bu tüzüğün uygulaması ve Kıbrıs’ın kuzeyi ile ticareti kontrol edecek, denetleyici bir birim kurulması. Bu denetleyici birim, AB yetkilileri ve Kıbrıs Türk toplumunun “hükümetinin” değil, Ticaret Odası’nın temsilcilerinden oluşmalıdır. Komisyon’un yaptığı önerinin 2’inci ve 5’inci paragrafında KTTO veya Komisyon tarafından yetkilendirilmiş başka bir yapının gerekli izinleri verebileceğini belirtiyor. Raportörün düşüncesi, AB temsilcileri ile KTTO temsilcilerinden oluşacak belli bir yapıya yetki verilmesidir.

Sona erme hükmü: Tüzüğün yürürlüğe girmesinden beş yıl sonra, Komisyon’un işleyişe dair bir öncesi-sonrası etki değerlendirmesi yapmasının ardından, Tüzük’ün yenilenmesi için normal yasal bir süreç gerekli olacaktır. Bunun ardında yatan fikir açıktır: Deneyelim, eğer işlemezse beş yılın sonunda süresi dolacaktır.

Tüzüğün bir diğer hedefi de adanın kuzey ve güneyi arasındaki ticareti artırmak olmalıdır. Yaşil Hat Tüzüğü’nün ekonomik etkisi zayıf kaldı. 2012’de, hattın iki tarafı arasındaki ticaretin değeri, 2011’dekinden üç kat daha azdı. Bu keskin düşüşün nedeni, kuzey Kıbrıs’tan hükümetin kontrolü altındaki bölgelere yapılan ve Temmuz 2011’de başlayıp Mart 2012’de duran elektrik satışıdır. Elektrik satışını dikkate almadığımız zaman, Yeşil Hat ticaretinin, uygulamaya konduğu 2004’ten bu yana dördüncü kez arka arkaya, kısmi olarak ekonomik ve finansal kriz nedeniyle düştüğünü görüyoruz (2011’de €4,827,454’dan 2012’de €4,040,018’a %17’lik düşüş). Kıbrıslı Türklerin AB ülkelerine yaptığı ihracat, 1980 yılında toplam ihracatın %77.5’ini oluştururken, bu rakam 2006’da, Yeşil Hat Tüzüğü ve AB’nin genişlemesine rağmen %14.8’e düştü. 2008’in sonunda, Yeşil Hat Tüzüğü, toplam uluslararası ticaretin %12’sini sağlıyor.

Osman Kalfaoğlu-Kıbrıs

 

Scroll to top