Kutlay Erk:DİSİ’nin EOKA-B’nin destekçisi olduğu ortaya çıktı.Akıncı,Rum tarafının seçim aktörü olmamalı Reviewed by Momizat on . KKTC Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) eski Genel Sekreteri Kutlay Erk, Güney Kıbrıs Rum kesiminin “ENOSİS plebisitisinin okullarda kutlanması” kararına tepki gös KKTC Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) eski Genel Sekreteri Kutlay Erk, Güney Kıbrıs Rum kesiminin “ENOSİS plebisitisinin okullarda kutlanması” kararına tepki gös Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Kutlay Erk:DİSİ’nin EOKA-B’nin destekçisi olduğu ortaya çıktı.Akıncı,Rum tarafının seçim aktörü olmamalı

Kutlay Erk:DİSİ’nin EOKA-B’nin destekçisi olduğu ortaya çıktı.Akıncı,Rum tarafının seçim aktörü olmamalı

KKTC Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) eski Genel Sekreteri Kutlay Erk, Güney Kıbrıs Rum kesiminin “ENOSİS plebisitisinin okullarda kutlanması” kararına tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya bu konuda öneride bulunan Kutlay Erk, müzakerelere ara verilmesini istedi.

Akıncı’nın Rum tarafının ‘seçim aktörü’ olmamasını isteyen Erk, kararda DİSİ’nin sessiz kalmasının bu partinin EOKA-B’nin destekçisi olduğunu ortaya çıkardığına işaret etti. Kutlay Erk, “ENOSİS artık EOKA B’nin bir ideolojisidir ve onun şu anda yer yüzünde olan partisi ELAM tarafından gündeme getirilmiştir” dedi.

Diyalog’a önemli açıklamalarda bulunan Kutlay Erk, Kıbrıslı Türklerin, faşist Rumlar karşısında korunabilmesi için garantilere ihtiyacı olduğuna da dikkati çekti, 20 Temmuz kutlamalarına devam edilmesini istedi.

Kutlay Erk, Diyalog’un sorularını şöyle yanıtladı:

Soru: Kıbrıs konusunda sürdürülen müzakere süreci devam ederken, Rum Meclisinden çıkan “ENOSİS’in okullarda kutlanma kararını” nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cevap: Bu karar meftayı diriltmek gibi bir şey. 1950’lerde kilise öncülüğünde kapı kapı gezilerek bir imza kampanyası başlatılmış ve yüzde 90 oranlarında bir imza toplanmış bu kararla ENOSİS’e evet çıkmış. Bunun kutlanacak ne tarafı var anlamış değilim. ENOSİS onlara bir ideal olarak kaldı. O günün koşullarında papaz kapı kapı gezerse tabi ki imzayı alır. Bu kararın muhatapları da ki bu Yunanistan’dır. 15 Temmuz bir darbe girişimi yapıldı ve Kıbrıs Helen Cumhuriyeti ilan edildi, yani Kıbrıs Cumhuriyeti adı değişti ve Kıbrıs Helen Cumhuriyeti oldu adı. Ardından Türkiye’nin müdahalesi ve bugünkü koşullara gelindi. Bana göre bu imza kapmayasının peşinde olanların o günkülerden bir farkı yoktur. Yani onlar bir Helen Cumhuriyeti ilan ettiler, bunlar da bir plebisiti okullarda kutlamaya karar verdiler, ben siyaseten baktığımda “Helen Cumhuriyeti” ilan etmenin bir başka versiyonudur. Bu karar meşru bir karar değildir. Bu karar birincisi ideoloji olarak yanlış. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Yunanistan’a bağlanması kararını canlandırmaya çalışmak, okullarda bunu eğitmek ve genç beyinleri bununla beslenmek son derece yanlış.

Soru: DİSİ’nin sessiz kalması çekimser duruşunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cevap: DİSİ’nin burada sessiz kalması, çekimser kalması oylamaya katılmaması ve dolayısıyla meclislerinden bu kararın geçmesine yardımcı olması DİSİ için iddia edilen “EOKA B’nin Partisidir” sözü bu şekilde ispatlanmıştır. Çünkü ENOSİS artık EOKA B’nin bir ideolojisidir ve onun şu anda yer yüzünde olan partisi ELAM tarafından gündeme getirilmiştir.

Bu karar DİSİ’nin de sessiz kalması hala daha EOKA B’nin destekçisi olduğunu göstermektedir. Kıbrıslı Türkler için alarm çaldıran bir karardır. Hep söylüyoruz güvenlik diye… Görüyoruz ki, hala EOKA’cılar etkilidir. Kontrol edebiliriler, istediklerini yapabilirler ve sessiz çoğunluğu sürükleyebilirler. İkincisi hala daha bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti dediğimiz o Cumhuriyetin aslında bağımsız kalmaması ile ilgili bir ideoloji vardır. Yani Kıbrıs Cumhuriyeti de aslında tehlikededir. 1960 yılında benzer nedenle bozuldu, 15 Temmuz darbesi de bu nedenle yapıldı. Bu durumda Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı da garantisi de yok. Dolayısıyla hem Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını korumak için, hem de Kıbrıslı Türklerin bu faşist Kıbrıslı Rumlar karşısında korunabilmesi için garantilere ihtiyacı vardır. Bunun artık tartışılması da bugünkü koşullarda lükstür. Kıbrıslı Rumlar adayı Yunanistan’a bağlamak istiyorlar. Biz ise Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını istiyoruz. Bunu Avrupa Birliği garanti edemez. Kimse kusura bakmasın Avrupa Birliği üyesi bir ülkeyi Yunanistan’a bağlama isteği normal değil. Evet, Avrupa Birliği bir ülkenin garantiye ihtiyacı vardır ve tartışmak artık lükstür.

Soru: Bu süreçten sonra ne olması gerekir?

Cevap: Ben geçen Eylül ayındaki yoğunlaştırılmış görüşmelerden sonra New York görüşmelerinde de sonra liderler değil Eide konuştu. Ben o zaman dedim ki, ‘Liderlerin halklarına söyleyecekleri bir şeyleri yoksa ve BM temsilcisini konuşturuyorlarsa, çok da övünecekleri bir durum yoktur. Şimdi baktığımda bütün yapılan görüşmeler Cenevre, Mont Pelerin de dahil elimize somut bir şey yok. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte de ben pek fazla bir şey beklemezdim. Belli ki Rum tarafı tamamen seçime odaklandı. Zaten adaylar da çıkmaya başladı. Anastadiaids de bana göre adaydır. Şimdi biz her hâlükârda görüşmelere devam etmemiz gerekiyor. Yani çok kibarca bence Sn. Akıncı ilk toplantıda bu kararı sorgulasın ama sonra desin ki, “Seninle geleceğimiz yere kadar geldik. Bundan ötesi senin seçiminle ilgilidir ve bu görüşme süreci artık senin seçim kazanmanla ilgili olacaktır. Ben de buna Aktör olacak değilim. Kıbrıslı Türkler Rum tarafının seçim malzemesi olmamalı.”

Çiğdem Aydın

Scroll to top