femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Komşularla sıfır sorundan değersiz yalnızlığa… Reviewed by Momizat on . Komşularla ‘sıfır sorun’ söylemiyle ve büyük bir uluslararası koalisyonu arkasına alarak yola çıkan AKP’nin dış politikası kabaca 2009’a kadar ufak tefek kusurl Komşularla ‘sıfır sorun’ söylemiyle ve büyük bir uluslararası koalisyonu arkasına alarak yola çıkan AKP’nin dış politikası kabaca 2009’a kadar ufak tefek kusurl Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Komşularla sıfır sorundan değersiz yalnızlığa…

Komşularla sıfır sorundan değersiz yalnızlığa…

Komşularla ‘sıfır sorun’ söylemiyle ve büyük bir
uluslararası koalisyonu arkasına alarak yola çıkan AKP’nin dış politikası
kabaca 2009’a kadar ufak tefek kusurlarıyla işledi. ABD’yi arkasına alan ve
Ortadoğu politikalarının taşeronu haline gelen, ‘model lider’, ‘model ülke’
telkinleri ile sürekli olarak pohpohlanan iktidar ve Erdoğan, “Model değil
lider olayım hayali” görmeye başladığı andan itibaren makas kırdı. Dönemin
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve onun ‘stratejik derinlik’ diye her fırsatta
anlattığı çizgi, yeni Osmanlıcı yönelime geçişi başlattı. Yeni Osmanlıcılık
yapılacaksa başlanacak tek bir yer vardı; Suriye. İran çok büyük bir güçtü.
Irak, hem İran’ın etkisindeydi hem savaştan yeni çıkmıştı. ABD Ürdün’ü kimseye
kaptırma niyetinde değildi. Kaçınılmaz olarak hedef Suriye oldu. ‘Arap Baharı’
öncesi Davutoğlu Suriye’ye 62 kez gitti. İki ülke liderleri aileleriyle
birlikte ortak tatil yaptı. İki ülke arasında ortak bakanlıklar bile kuruldu.

2011 yılında yaşanan ‘Arap Baharı’ ile Türkiye’nin iştahı
iyiden iyiye kabardı. Müslüman Kardeşlerin enternasyonalizmin üzerine,
Erdoğan’ı oturtarak, bölgesel lider yaratılacak ve böylece yeni Osmanlıcılık
hayali gerçekleşecekti. Tunus’tan El Nahda, Mısırda Mursi, Filistin’de Hamas
derken, Suriye’de de Esad’ın düşme ihtimaline tutunan AKP, dış politikada
kırmaya başladığı makası uç noktaya getirdi. Ve Suriye, 2011 yılında “iç
mesele” haline getirirdi. Bunu 5 Ağustos 2012’de dönemin Başbakanı Erdoğan’ın
ağzından “Emevi Camisi’nde namaz kılacağız” söylemi takip etti.

Ortadoğu’ya lider olma hayaliyle ABD ile birlikte müdahale
edilen Suriye’de Emevi Camii’nde namaz kılma hevesleri dillendirilirken, işler
terse döndü. Esad devrilirse yerine Müslüman Kardeşlerin Suriye ayağının
iktidara geleceğini ve istemediği sonuçların yaşanacağını gören ABD taktik
değiştirdi. 2013’te Mısır darbesi, El Nahta’nın Tunus’ta çökmesi, IŞİD’ın
kurulmasıyla birlikte Ilımlı İslam projesi çöktü.Türkiye ise tarihinde ilk
defa, bir iktidar komşu ülkede silah zoruyla hükümet değiştirmeye kalktı. Proje
bazında 2014 yılı Aralık ayında başlayan “eğit-donat” projesi 8 Mayıs 2015
tarihinde resmen devreye girdi. Yüzlerce cihatçı eğitilerek, Suriye’de savaşmak
üzere bu ülkeye gönderildi. ABD ile ortak projesi olan eğit-donat programında
Türkiye’de askeri eğitim verip silahlandırdığı ÖSO mensupları 2015 yılında
Suriye’de savaşmaya başladı. Hayallerini ve heveslerini buraya büken AKP için
işler Washington’ın eğit-donat stratejisinde de değişikliğe gitmesi ve
Moskova’nın 2015’te sahadaki varlığını kalıcı hale getirmesiyle işler tamamen
değişti.

NATO’YLA AVRASYA ARASINDA MEKİK DOKUMA

Çökmeye yüz tutmuş Suriye politikası krze girince, AKP’den
yeni bir adım geldi. Rusya ve ABD arasında denge siyaseti kullanmaya
başladığını söyleyen iktidarın denge siyaseti dediği şey “mekik dokuma”ya
dönmüş durumda, aklınca ABD’ye karşı Rusya’yı bir dengeleme unsuru olarak kullanmaya
kalkıp, sonuçta her ikisi arasında sıkışmayı başardı. AKP döneminde özetle,
Türkiye’nin Ortadoğu’da Suriye ile ilişkileri dibe vurdu, Körfez’de Suudi
Arabistan, BAE, Ürdün, Mısır ve İsrail ekseni; Doğu Akdeniz’de Mısır, İsrail,
Yunanistan, Kıbrıs Rum Cumhuriyeti, AB ve ABD ekseni karşısında yalnızlaştı,
izole oldu.

www.birgun.net/haber/komsularla-sifir-sorundan-degersiz-yalnizliga-274933

Scroll to top