Kıbrıs’ta bir türlü tango yapılamıyor Reviewed by Momizat on . Kıbrıs meselesine ilişkin olarak bugüne kadar birçok kez tango benzetmesi yapıldı. Tango için iki kişinin gerektiği… Doğru… Kıbrıs meselesinde bir çözüme gidile Kıbrıs meselesine ilişkin olarak bugüne kadar birçok kez tango benzetmesi yapıldı. Tango için iki kişinin gerektiği… Doğru… Kıbrıs meselesinde bir çözüme gidile Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Kıbrıs’ta bir türlü tango yapılamıyor

Kıbrıs’ta bir türlü tango yapılamıyor

Kıbrıs meselesine ilişkin olarak bugüne kadar birçok kez tango benzetmesi yapıldı.
Tango için iki kişinin gerektiği…
Doğru…
Kıbrıs meselesinde bir çözüme gidilebilmesi için her iki tarafın da bunu gerçekten istemesi gerek.
Bir biri ile yetki paylaşımına gitmeye hazır olması.
Yönetimi paylaşması.
Ortak bir geleceğe ortak bir vizyon çerçevesinde yürüme konusunda iradeye sahip olması gerek.
Ama tüm bunlardan önce taraflar arasında karşılıklı güven olması çok önemli.
Güven ve işbirliği konusunda toplumsal bir istek olması.
Sırt sırta vererek, barış içinde daha güzel yarınlar kurma için ortak mücadele arzusu gerek.
Kıbrıs’ta iki toplum arasında maalesef bu yazdıklarımız yok.
Bir kere güven yok.
Kıbrıs Türkü Ruma güvenmiyor. Güven bunalımı yaşıyor. Bunun için garantilerin devamı konusunda çok hassas.
Öte yandan Kıbrıs Rum’u Kıbrıslı Türklerin kendisine dönük güvensizliğini ortadan kaldıracak hiç bir şey yapmıyor.
Aksine güvensizliği artıracak bir anlayışla hareket ediyor.
Kıbrıslı Rumlar Türkiye’ye karşı güven duymuyor.
Türkiye ile Kıbrıs Türk’ü arasındaki bağları kesme hedefi ile politikalar üretiyor.
Kıbrıs Türkü ise bu politikalara karşı Türkiye’ye daha çok yaklaşıyor.
Rum’un niyetlerini daha çok sorguluyor.
Böyle olunca da güven meselesi Kıbrıs meselesinin en temel sorunlarından biri haline dönüşüyor.
Ve gittikçe artan güvensizlik çözümsüzlüğü de perçinliyor.
Ve ayrılığı derinleştiriyor.
Bu madalyonun bir tarafı.
Diğer tarafı yönetim meselesi konusunda.
Rum tarafı uluslararası alanda tanınmanın getirdiği avantajları kaybetmek ve bunları Kıbrıs Türkü ile paylaşmak istemiyor.
Rum tarafı 1963 yılı sonrasında bir Rum Cumhuriyeti’ne dönüştürüp, anayasasını tek yanlı olarak değiştirdiği Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yeniden bir ortaklık Cumhuriyeti’ne dönüşmesine şiddetle karışı çıkıyor.
Yetki paylaşımı ve eşitlik gibi kavramlara sıcak bakmıyor.
Kıbrıslı Türkleri ısrarla azınlık statüsünde tutacağı bir çıkış yolu bulma peşinde koşuyor.
Bu nedenle de Kıbrıs meselesi çözümsüz kalmaya mahkum ediliyor.
En iyi niyetlere sahip olup, bir şekilde Kıbrıs’ta bir çözüm bulunacağına yüzde yüz inananların umut ve inançları böylece tüketiliyor.
Yıllar akıp gittikçe çözüme ulaşmak daha da zorlaşıyor.
Değişen liderler ve sonu gelmez müzakereler havanda su dövmenin ötesine geçemiyor.
Sonuçta çözümsüzlük devam ediyor.
İşbirliği yerine gerginlikler öne çıkıyor.
Bundan da aslında herkes kaybediyor.
Ama bu da bir şeyleri değiştirmiyor.
Kıbrıs’ta bir türlü tango yapılamıyor.
Ve kavga devam edip gidiyor.

Mete Tümerkan-Haber Kıbrıs

Scroll to top