Kıbrıs’ta artık bir yol ayrımına doğru geliniyor Reviewed by Momizat on . Kıbrıs konusunda bildik yöntemlerle bir yere varılamayacağının kanıtlanabilmesi için yeni bir deneme yapılması sadece zaman kaybına neden olur. Başka da bir işe Kıbrıs konusunda bildik yöntemlerle bir yere varılamayacağının kanıtlanabilmesi için yeni bir deneme yapılması sadece zaman kaybına neden olur. Başka da bir işe Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Kıbrıs’ta artık bir yol ayrımına doğru geliniyor

Kıbrıs’ta artık bir yol ayrımına doğru geliniyor

Kıbrıs konusunda bildik yöntemlerle bir yere varılamayacağının kanıtlanabilmesi için yeni bir deneme yapılması sadece zaman kaybına neden olur.
Başka da bir işe yaramaz!
Kıbrıs konusunda görünen o ki artık bir yol ayrımına doğru geliniyor.
Yol ayrımını tetikleyecek unsurlardan en önemlisi ise hiç kuşkusuz hidro karbon yatakları meselesi olacak.
Buna paralel gelişecek olaylar, kablo ile elektrik meselesi ve atılacak benzer adımlar ayrılığın kalıcılaşması ve bunun adının resmen konulması sürecini beraberinde getirecek.
Durum bu kadar net.
Rum tarafı Kıbrıs Türk tarafı ile yönetimi paylaşarak eşit koşullarda federal bir çatı altında bir araya gelme niyetinde değil.
Bunu defalarca ortaya koydu.
Türkiyesiz ve 1974 öncesine en yakın koşulların tesis edileceği bir çözüm modelini hedefleyen, Kıbrıslı Türkleri bireyler olarak kendi egemenliği altına almayı hayal eden Rum tarafı, bu hayalinin peşinden gidecek diye iki devletli bir çözüm modeline doğru adayı sürüklüyor.
Hem de hızla…
Rum tarafında ‘onlar taraflarında, biz de tarafımızda kalalım’ diyenlerin sayısı bu arada her geçen gün artıyor.
Güney Kıbrıs’taki yerleşik düzen, eğitim sistemi, kilisenin etkisi de dikkate alındığında, Rum tarafında federal bir çözümü isteyip, bunun için mücadele edebilecek kuşakların yetişmesini beklemek gerçekçi olmaz.
Kıbrıs’ta federal bir çözüm modeline gidilebilmesi için son deneme Cenevre’deki Kıbrıs Konferansı’nda yapıldı.
Türk tarafı bütün iyi niyeti ve yapıcı tutumuyla orada federal çözümü zorladı, bunun gerçekleşebilmesi için de gereken esneklikleri fazlası ile gösterdi.
Bunu yaparken de öncesinde ve konferans süresince bunun bir son fırsat olduğu ve kaçırılmaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.
Ama Rum Lider her zamanki gibi karar verme aşamasına gelindiğinde gereken cesareti ve liderliği gösteremedi.
Kıbrıs Konferansı sonuçsuz kaldı ve son fırsat da harcandı.
Böylece Kıbrıs’ta federal bir çözüm olamayacığı ilgili tüm taraflarca görüldü.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından Crans Montana’daki Kıbrıs Konferansı sırasında yaşanan çıkmazların aşılıp, ortaya bir çerçeve anlaşması çıkabilmesi için masaya getirilen çerçeve de orada masada kaldı.
Rum Lider bu çerçevenin içine girecek bir anlayış ile hareket etmedi ve sonuç olarak Konferansın başarısızlıkla sonuçlanması ile birlikte o çerçeve de geçerliliğini kaybetti.
Gelinen aşamada eski anlayış ve yöntemlerle başlayacak bir görüşme süreci bugüne kadarkilerde olduğu gibi ancak federal bir çözüme yaklaşıldığı algısını yaratır ama hiçbir zaman bizi federal bir çözüme götürmez.
Rum tarafının da istediği zaten bu.
Masada oyalanmaya devam etmek ve uluslararası tanınmışlığın, AB’ye tam üye olmanın avantajlarını kullanarak, Kıbrıs’ta yeni oldu-bittiler yaratmak.
Bu konuda ilgili tüm taraflar dikkatli olmak ve böyle bir oyuna fırsat vermemek durumundadır.
Aksi takdirde Kıbrıs Türk tarafının ödeyeceği bedeller daha büyük olur.

Mete Tümerkan-Haber Kıbrıs

Scroll to top