femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Kıbrıs’ın BM Daimi Temsilcisi Vekili Menelaos Menelaou Reviewed by Momizat on . Kıbrıs'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vekili Menelaos Menelaou, Kıbrıs'ta arzulanan çözümün ancak kabul edilmez statükonun sona ermesiyle ve BM Güvenli Kıbrıs'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vekili Menelaos Menelaou, Kıbrıs'ta arzulanan çözümün ancak kabul edilmez statükonun sona ermesiyle ve BM Güvenli Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Haberler » Kıbrıs’ın BM Daimi Temsilcisi Vekili Menelaos Menelaou

Kıbrıs’ın BM Daimi Temsilcisi Vekili Menelaos Menelaou

Kıbrıs’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vekili Menelaos Menelaou, Kıbrıs’ta arzulanan çözümün ancak kabul edilmez statükonun sona ermesiyle ve BM Güvenlik Konseyi kararları çizgisinde federal bir devlet kurulmasıyla, yabancı müdahalelerden ve bağımlılıktan kurtulmakla elde edilebileceğini söyledi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Sosyal, İnsani ve Kültürel Konular Üçüncü Komitesi’nde pazartesi günü bir konuşma yapan Menelaou, Kıbrıs’ta 1974’te temel insan haklarının, adanın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüyle birlikte hunharca ihlal edildiğini, 200.000 Kıbrıslı Rum’un yerlerinden edildiğini, evlerine geri dönme haklarının inkâr edildiğini, mülkiyet haklarıyla evlerinde yaşamalarından mahrum edildiklerini anlattı.

Menelaos Menelaou, “Türkiye’nin, uluslararası insani hukuku ihlal ederek adanın demografik yapısını değiştirmek amacıyla anakaradan/Türkiye’den getirilen 160.000 Türk yerleşikle kasten kolonileştirme politikası uygulanarak yerlerinden edilmişlerin malları yasadışı kullanılmıştır” şeklinde konuştu.

Menelaou, KKTC’deki yaşayan (Rumlar) temel özgürlükleri ve temel insan haklarının şimdi de 4 Ekim’den bu yana, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Kararları ve 1975 Üçüncü Viyana Anlaşması, yasadışı rejim tarafından ihlal edilerek insani yardımlara vergi/harç uygulayarak ihlal edildiğine, Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün insani yardımı mahsurlara götürme durumunda olmadığına işaret etti.

Menelaos Menelaou, mahsurların eğitim ve dini özgürlüklerinin de her gün ihlal edilmeye devam ettiğini, okul kitaplarının sık sık sansüre uğradığını ve öğretmenlerin atamalarında keyfi reddetmeler olduğunu, kiliselerin ve mezarlıkların tahrip edildiğini, ibadet edenlerin tehdit edildiğini, ayin düzenleme taleplerinin keyfi biçimde reddedildiğini ve papazların görevlerini yapmalarının engellendiğini belirtti.

Menelaou, Kıbrıs’ın darbe girişiminden sonra Türkiye’deki olumsuz gelişmeleri yakından takip ettiğini ve bunun Türkiye’nin otoriter politikalarının kötüleşen, Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan (Rumlar) vatandaşları üzerinde günlük yaşamda doğrudan etkilerinden büyük endişe duyduğunu ifade etti.

Kıbrıs’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vekili Menelaos Menelaou, “Kıbrıs demokrasiye, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı gösterilmesi, Avrupa İnsan Haklarının Korunması Anlaşması, Temel Özgürlükler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dâhil uluslararası insani hukuka ve uluslararası insan hakları hukukuna tam uyulması gerektiğini tekrarlar” dedi.

Menelaou, Kıbrıs’ın insan haklarının çok amaçlı korunması ve tüm insan hakları suistimali için koşulsuz sorumluluğunun kurulması taahhüdüne bağlı olduğunu belirtti; “Etnik kökeni veya dinine bakılmaksız Kıbrıs halkının bir bütün olarak bireysel insan hakları stardartına tam uyumunun, Kıbrıs’ta adil, kapsamlı, işleyebilir ve sürdürülebilir bir çözüm için bir iç unsurdur” şeklinde konuştu.

Menelaos Menelaou, konuşmasında kayıp kişiler konusuna da değindi; bunun insani bir konu olduğunu, toplam 2,001 kayıp kişinin kalıntılarının üçte ikisinden fazlasının henüz bulunmadığını, kimlik tespitinin yapılamadığını ve ailelerine geri verilemediğini bildirdi.

Menelaou, “Türkiye, tellerle çevrili askeri bölgeler dâhil bütün bölgelere sınırsız erişimi tam olarak sağlamalı, kayıp kişilerin yerinin tespit edilebileceği her türlü bilgiyi vermelidir” dedi.

Kültürel mirasın korunması konusunda da Menelaou, bunun kültürel korunma ve insan hakları için zorunlu olduğunu ifade etti; KKTC’de kültürel ve din mirasının tahrip edilmesi ve yağmalanmasına maruz kalan Kıbrıs’ın geçen Mayıs’ta Avrupa Konseyi Başkanlığı sırasında, yeni bir Kültürel Mülk’le ilgili Koruma Anlaşması’nın (Lefkoşa Anlaşması) kabul edilmesine vesile olmaktan gurur duyduğunun altını çizdi.

Kha

Scroll to top