Kıbrıs Üniversitesi Ekonomi Profesörü Zahariades:ABD ile Türkiye arasındaki kriz en az beş yıldır var son gelişme sadece ateşleme kıvılcımı işlevi gördü Reviewed by Momizat on . Kıbrıs Üniversitesi Ekonomi Profesörü Marios Zahariades, ABD ile Türkiye arasındaki krizin en az beş yıldır var olduğunu son gelişmenin sadece ateşleme kıvılcım Kıbrıs Üniversitesi Ekonomi Profesörü Marios Zahariades, ABD ile Türkiye arasındaki krizin en az beş yıldır var olduğunu son gelişmenin sadece ateşleme kıvılcım Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Kıbrıs Üniversitesi Ekonomi Profesörü Zahariades:ABD ile Türkiye arasındaki kriz en az beş yıldır var son gelişme sadece ateşleme kıvılcımı işlevi gördü

Kıbrıs Üniversitesi Ekonomi Profesörü Zahariades:ABD ile Türkiye arasındaki kriz en az beş yıldır var son gelişme sadece ateşleme kıvılcımı işlevi gördü

Kıbrıs Üniversitesi Ekonomi Profesörü Marios Zahariades, ABD ile Türkiye arasındaki krizin en az beş yıldır var olduğunu son gelişmenin sadece ateşleme kıvılcımı olarak işlev gördüğünü bu krizin aralarında siyasi farklar yaratılmasına neden olduğunu belirterek, eğer büyük bir faiz artışı olmazsa ve IMF’ye başvuru yapılmazsa kontrolün elden gideceği değerlendirmesinde bulundu.
Kıbrıs Haber Ajansı’nın sorularını yanıtlayan Zahariades, Türkiye’deki krizin gelişmekte olan pazarları da etkilediğini ve aynı zamanda, Türk işletmelerine kredi veren Avrupa bankalarını ve tüm bölgede gelişen güvensizlik ortamı nedeniyle Kıbrıs’ı da etkileyeceği değerlendirmesini yaptı.

Türkiye Merkez Bankası tarafından açıklanan önlemlerle ilgili olarak, Zahariades, “şu an Merkez Bankası tarafından alınan önlemler mali ekonomik sistemin çökmesinin önüne geçmek içindir ama bunlar Türk lirasının istikrarlı olmasına yardımcı olmuyor” yanıtını verdi.

Bunun olması için, “nominal faiz oranında büyük bir artış olması gerektiğini ancak Erdoğan’ın buna izin vermeye niyeti olmadığını ve nakit paranın banka paniği olmaması için istikrar yaratmasına rağmen, Türk lirasının döviz kuru sabitlemesine yardım etmez” dedi.

“Türkiye’deki kriz en az beş yıldır tütmekteydi son gelişme sadece ateşleme kıvılcımı olarak işlev gördük, ABD ile Türkiye arasındaki farklılıklar bunu ortaya çıkardı “dedi.

Bu krize nasıl yardım edilebileceği sorusuna, ” gerekli olanın, yabancı veya yerli, herhangi birisinin Türk lirası mevduatı yapması için çok yüksek oranlı faizler verilmesi olduğunu” belirtti. Ancak, Türk lirasının değer kaybetme riskinin büyük olması nedeniyle bu riski üstlenenlere ek bir teşvik verilmesi gerekeceğini vurguladı.

“Bu ekonomik açıdan anlaşılır bir şey, ama Erdoğan bundan kuşku duyuyor” diyen Zahariades, Türkiye Cumhurbaşkanının her türlü faiz artışına karşı olduğunu dile getirdiğini hatırlattı ve “dolayısıyla Türk lirası değer kaybetmeye devam edecek ve bu da enflasyonun artmasını getirecek”.

Kıbrıs Üniversitesi Profesörü sözlerine devamla, faiz artışının bile, tüm durumun istikrarlı olması için yeterli olmadığını ama aynı zamanda bu hükümetin olanakları ve izlediği ekonomik politika konusunda genel alanda bir kuşku olduğu için durumun daha da zorlaştığını” belirtti.

“Erdoğan bir güvensizlik yaratıyor ve hükümeti, temel ekonomik ilkeleri anlamamaktan geldiğini gösteriyor”.

Avrupa ve Kıbrıs’ın bundan nasıl etkileneceği sorusuna, Zahariades, bunun ekonomik ve siyasi olmak üzere iki boyutu olduğunu, politik boyutun ekonomik boyutu etkilediğini söyledi.

“Sorunu yaratan şey, işletmelere ve özellikle inşaat alanına yayılan büyük bir kredi genişlemesiydi. Bu nedenle, Türkiye ticari dengesinde büyük boşluklar oluştu. Bunun sonucunda pek çok ekonomist ortaya bir kriz çıkacağı öngörüsünde bulunmuştu”.

“Bu kriz, Türk işletmelerinin yabancı dövizle aşırı kredi almaları nedeniyle ortaya çıktı. Bu işletmeler şimdi, bizim geçmişte Kıbrıs’ta yaşadığımız aynı sorunlarla karşı karşıya bulunacaklar. Yabancı ve diğer bankalara olan borçlarını ödeyemeyecekler ve bu da bazı Avrupa bankaları ve Türkiye sistemi için zincirleme sorunlara neden olacak”.

“Bu da sırasıyla, gelişmekte olan ekonomilere karşı bir güvensizlik yaratıyor. Çünkü Türkiye’de kaybettikleri yatırımları gelişmekte olan başka bir ekonomiye yatırmaları küçük bir olasılıktır. Tam tersine, bu sorununun yayılmasından korktukları için gelişmekte olan ekonomilerde de başka yatırımlarını satma olasılığı daha büyüktür”.

“Avrupa daha çok Türk işletmelerine yabancı dövizle kredi veren bankalar açısından etkilenecek”.

Kıbrıs’la ilgili olarak, Türkiye ile ticari ilişkileri olmadığını ama Türkiye’nin özellikle turizm alanında rakip bir ülke olduğunu belirten Profesör, “Türk lirasının değer kaybetmesi şu an Türkiye’yi daha ucuz yapıyor” dedi.

Konunun siyasi boyutuyla ilgili olarak, Zahariades, herhangi başka bir hükümet olsaydı, kendisinin sorumlu olduğu bu tür ekonomik baskılarla sonunda çökmüş olacağını vurguladı.

“Ancak Erdoğan iktidara öyle bir yapıştı ki, herhangi bir kişi, ekonomik krizin onun hükümetini deviremeyeceğini görebilir. Tam tersine düşmanlar yaratabilir ve halkın dikkatlerini başka bir yöne çekebilmek için bazı siyasi riskler de üstlenebilir”.

Bu ihtimal var olduğu için, başka analistler ve ülkelerin bu tehlikeleri görebildiği için, bu da bölgedeki ve bizim için güvensizliği daha da artırıyor”.

“Eğer Türkiye İMF’ye başvurmakta gecikirse ve çok yakında bir anlaşmaya varmazsa o zaman kontrol elden gidecek, mali durumu istikrarsızlaşacak ve ilk aşamada sermaye dolaşımını kısıtlıma ve bankadan mevduatları dondurma zorunluğu altında bulunacak. Yani banka istikrarsızlığı yaşanacak”.

Zahariades, faiz oranlarının artırılması ve acil olarak İMF ile bir anlaşmaya varılmasını çok önemli olarak gördüğünü söyledi. “Bu en iyi çözüm olacak ve dışarıya ülkenin akıllıca hareket ettiğini gösterecek. Eğer bu iki şeyi yaparlarsa, bu tam bir ilaç değil ama gerekli reformları yapmadıkları için bu büyük sorunları yaşıyorlar ama en azından sorunun ne olduğunu anladıklarını gösterebilecekler”.

Scroll to top