Kıbrıs müzakereleri sonuçsuz…Sıra geldi ayrıntılara Reviewed by Momizat on . Reşat AKAR Crans Montana Konferansının başarısızlıkla sonuçlanması için elinden geleni yapan Rum lideri Nikos Anastasiadis bugün Ulusal Konsey’i toplayarak, bun Reşat AKAR Crans Montana Konferansının başarısızlıkla sonuçlanması için elinden geleni yapan Rum lideri Nikos Anastasiadis bugün Ulusal Konsey’i toplayarak, bun Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Kıbrıs müzakereleri sonuçsuz…Sıra geldi ayrıntılara

Kıbrıs müzakereleri sonuçsuz…Sıra geldi ayrıntılara

Reşat AKAR
Crans Montana Konferansının başarısızlıkla sonuçlanması için elinden geleni yapan Rum lideri Nikos Anastasiadis bugün Ulusal Konsey’i toplayarak, bundan sonrası için strateji belirleyecek…
Ulusal Konsey’de yer alan tüm siyasi partilerin ve eski liderlerin ‘ulusal dava’ konusunda ayrı ayrı rolleri vardır… Üç tane oy alacak veya kaybedecekler diye ulusal politikada rol almaktan kaçınmazlar…
Onlarda öncelik ülke ve devlet çıkarlarıdır…
Onların değişmez hedefi adanın Yunanistan’la birleşmesidir…
Onlarda en büyük sevgi Anavatan’dır…
Sloganları ‘Ellada’ bayrakları mavi beyazdır…
O nedenle 15 Temmuz 1974 darbesi ve 2014 banka iflaslarına karşın Yunanistan’a yönelik en ufak bir eylemleri olmadı… Anastasiadis, bugün de kendi halkına seslenecek…
Kuşkusuz; Türkiye’yi suçlamaya devam edecek…
“Türkiye askerlerini çekmediği ve garantörlükte ısrar ettiği için Kıbrıs’ı bütünleştiremedik” diyecek…
Kıbrıslı Türk kardeşleriyle ortak mücadele vererek, adayı işgalden kurtarmak için çalışmaya devam edeceğini belirtecek…
Peki biz ne yapacağız?..
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum tarafının ilk günden itibaren ‘sıfır asker, sıfır garanti’ üzerinde direndiğini söyledi…
Birinci Cenevre Konferansında masaya koydukları haritanın, diğer tüm taviz bölgelerine ilaveten Değirmenlik’ten Yeniboğaziçi’ne kadar uzanan
bölgeyi de kapsadığını itiraf etti…
Kıbrıs Türk ekonomisini darmadağın edecek düzenleme talep ettiklerini belirtti…
Şimdi burada yanıt bekleyen sorular vardır:
-Rum tarafı ilk günden itibaren sıfır asker, sıfır garanti üzerinde durduğuna göre; Crans Montana’ya neden gidildi?..
-Aylar öncesinden mülkiyette büyük ölçüde uzlaşı sağlandığı açıklanmıştı. Şimdi ise verilecek bölgelere ilaveten kuzeyde kalacak 17 bin mülk
sahibini perişan edecek taleplerden söz ediliyor. Bunlar neden zamanında açıklanmadı?.. Bunlarda uzlaşı olmadan Garanti ve Güvenlik neden tartışılmaya açıldı?..
-Ekonomimizi darmadağın edecek Rum şartları nedir?.. Bunların tümü kamuoyuna ne zaman açıklanacak?.. Geciken kaybeder
Gelinen noktada halkımızın Sayın Cumhurbaşkanı’ndan beklentileri vardır…
Müzakere sürecinde yaşananların tümü kamuoyuna açıklanmalıdır…
Rum tarafının, Kıbrıslı Türkleri yok etme planlarının tümü deşifre edilmelidir…
Sonrasında ‘roller dağıtılarak’ sağ ve sol ayrımı yapmadan tüm partilerden birer temsilci ile Avrupa ülkeleri ziyaret edilerek yaşananlar anlatılmalı
ve KKTC’ye yönelik ambargoların kaldırılması talep edilmelidir…
Bugünden yarına tanınma bekleyemeyiz…
Hayal içinde yüzmeyelim…
Ancak ambargoları etkisizleştirir ve yeni bir kalkınma sürecine girersek, dünyadan anlayış görme şansımız vardır… Hükümetin de çok önemli bir sorumluluğu vardır…
Mal Tazmin Komisyonu’nun çalışabilmesi için Türkiye’den büyük bir kaynak talebinde bulunmalı, kendi içimizde alınacak önlemlerle ek bir kaynak yaratmalı ve kuzeydeki Rum mülkleri ‘çok hızlı bir şekilde’ Türklere satılmalı, mülkiyette ‘yasal sahiplilik’ elde edilmelidir…
Bugüne kadar yolun yarısını geçmemiz gerekirken, iç hesaplaşmalar, dedikodu savaşları ve Ankara’nın bizzat KKTC’li siyasiler tarafından frenlenmesi nedeniyle elimizdeki bu büyük gücü kullanamayıp, savunmayı zayıflatan bizleriz…
Buna son verilmelidir…
Hükümet bunu yapabilir mi?..
Çok zor…
Protokolü uygulayamayan, su borularını dahi değiştiremeyen bir yönetim, daha ciddi işleri başaramaz… Öyleyse; yeni bir sayfa için ivedi olarak sandığa gidilmeli, güven yoklaması yapılmalıdır…

Tarih bugünü unutmayacak
Evet bugün 10 Temmuz 2017…
Özel TV yayıncılığında unutulmayacak bir gün olacak…
Hükümetimiz uyarılara aldırmadan, bugünden itibaren özel televizyonların yayın kalitesini AB standartlarının çok altına götürecek bir uydu
yayıncılığına zorladı hepimizi…
Bunun adına da “Özel TV’leri yaşatma” dedi…
Şimdi komutayı elinize alıp, yeni frekanslardan yerel televizyonları bulmaya çalışın… Bulamazsanız komşudan, elektrikçiden yardım isteyiniz…
Yine bulamazsanız, hükümet yetkililerini arayınız…
Onlarda ‘yol gösterecek’ boş eleman fazlalığı var…
Çok üzgünüz…

Diyalog Gazetesi

Scroll to top