İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Türkdoğan:’3 milyar euro yetmez, yeni bir göç dalgası olabilir’ Reviewed by Momizat on . Brüksel’de yapılan Avrupa Birliği zirvesinde Avrupa’ya çeşitli yollarla gitmeye çalışan mültecilerin sayısını sınırlandırma kararı alındı. Bu amaçla mülteci akı Brüksel’de yapılan Avrupa Birliği zirvesinde Avrupa’ya çeşitli yollarla gitmeye çalışan mültecilerin sayısını sınırlandırma kararı alındı. Bu amaçla mülteci akı Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Haberler » İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Türkdoğan:’3 milyar euro yetmez, yeni bir göç dalgası olabilir’

İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Türkdoğan:’3 milyar euro yetmez, yeni bir göç dalgası olabilir’

Brüksel’de yapılan Avrupa Birliği zirvesinde Avrupa’ya çeşitli yollarla gitmeye çalışan mültecilerin sayısını sınırlandırma kararı alındı. Bu amaçla mülteci akımlarını denetleyecek mülteci merkezleri kurulacak. Ayrıca AB’nin dış sınırlarında sınır kontrolünün arttırılması planlanıyor.
Bu kararlar, mültecilerin haklarıyla nasıl bağdaşır? Uluslararası mülteci hukukuna uygun mu? Türkiye, bu yeni uygulamadan nasıl etkilenecek?
Konuyla ilgili Sputnik’e konuşan İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, şunları söyledi.

Bu alınan kararlar elbette ki Mülteci Sözleşmesi’ne uygun kararlar değil. Mültecilik bir haktır. Hiç kimse zorunlu olmadan zaten mülteci olmuyor, zorunlu nedenlerden dolayı mülteci durumuna düşüyor. Dolayısıyla o insanların haklarını, ilgili sözleşme uyarınca yerine getirmek gerekir. Fakat maalesef bu konuda özellikle Avrupa Birliği, mülteci haklarıyla ilgili uluslararası sözleşmeyi ihlal etmeye devam ediyor. Bu durum bizim için çok net.

Burada şunu da anlatmak gerekir: Eğer Avrupa Birliği, kendisine mülteci gelmesini istemiyorsa mülteci akımının kaynaklandığı topraklarda barış politikasını geliştirmesi gerekir. Yani bu insanlar Avrupa’ya isteyerek gitmiyorlar. Zorunlu nedenlerle gitmek istiyorlar. O halde Avrupa Birliği ülkelerinin, başta Suriye’de olmak üzere Irak’ta, Afganistan’da ve dünyanın daha birçok yerinde, yani çatışma olan bölgelerde barış politikalari izlemeleri gerekir ki, orada savaşlar sona ererse, insanlar da mülteci durumuna düşmezlerse, Avrupa Birliği böyle bir sorunla karşı karşıya olmayacak. Fakat somut duruma baktığımızda, örneğin Suriye’de hala iç savaş devam ediyor, ve bu konuda kalıcı bir çözümün tesis edilmesi noktasında uluslararası toplum çok ağır davranıyor.

Bu AB kararlarından Türkiye de olumsuz etkilenir. Şöyle ki, 3 milyar avro Türkiye’nin sorunlarını çözmeye yetmez. Çünkü Türkiye şu ana kadar, sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığına göre 30 milyar dolar para harcamış durumdadır. Şimdi bu 30 milyar doların 7-8 milyarını Avrupa’nın karşılaması, Türkiye’nin sorunlarını çözmüyor. Türkiye zaten bu konuda çok büyük paralar harcamış bir ülkedir. Kaldı ki, Türkiye kendi içerisinde de başka sorunlar yaşamaktadır. Mültecilerin karşı karşıya kaldığı sorunlar var.

Dolayısıyla, bu zirvede alınan kararların Türkiye’ye bir faydası olmayacağını düşünüyorum. Çünkü bunun en büyük maliyetini Türkiye karşılamaktadır. Suriye’de sorun çözülmezse Türkiye yeni bir göç dalgasıyla karşılaşabilir. Yani AB zirvesinde mülteci sorununa ilişkin alınan kararlar Türkiye üzerindeki mülteci yükünü hafifletmiyor. Verilen para da, yapılan masrafları karşılamaya yetecek bir para değildir.

Amur Gadjiev

Scroll to top