İKV:Halkın yüzde 78,9’u AB üyeliği destekliyor ama yüzde 68,8’i Türkiye’nin üye olacağına inanmıyor Reviewed by Momizat on . İktisadi Kalkınma Vakfı’nın (İKV) yaptırdığı kamuoyu araştırması sonuçlarına göre; halkın yüzde 78,9’u Türkiye’nin AB üyeliği hedefini destekliyor. Türkiye’nin İktisadi Kalkınma Vakfı’nın (İKV) yaptırdığı kamuoyu araştırması sonuçlarına göre; halkın yüzde 78,9’u Türkiye’nin AB üyeliği hedefini destekliyor. Türkiye’nin Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » İKV:Halkın yüzde 78,9’u AB üyeliği destekliyor ama yüzde 68,8’i Türkiye’nin üye olacağına inanmıyor

İKV:Halkın yüzde 78,9’u AB üyeliği destekliyor ama yüzde 68,8’i Türkiye’nin üye olacağına inanmıyor

İktisadi Kalkınma Vakfı’nın (İKV) yaptırdığı kamuoyu araştırması sonuçlarına göre; halkın yüzde 78,9’u Türkiye’nin AB üyeliği hedefini destekliyor. Türkiye’nin AB’ye üye olacağına inanıp inanmadıkları sorulduğunda ise yüzde 31,2 üye olacağına inandığını belirtirken, yüzde 68,8 inanmadığını ifade etti.

İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, 18-19 Kasım 2017 tarihlerinde yapılan ‘Kamuoyunda AB Desteği ve AB Algısı Kamuoyu Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. Araştırma, 18 ilde 1311 katılımcı ile gerçekleştirildi. İstanbul; Ankara, İzmir, Manisa, Eskişehir, Bursa, Trabzon, Adana, Mersin, Diyarbakır, Gaziantep, Amasya, Sakarya, Malatya, Ağrı, Aydın, Batman ve Samsun kamuoyu araştırmasının gerçekleştirildiği iller olarak sıralandı. Katılımcıların yüzde 46,2’si kadın, yüzde 53,8’i erkek, eğitim düzeyi açısından dağılıma bakıldığında ise yüzde 43,7’lik bölümünün lise, yüzde 25,8’inin ilkokul, yüzde 13,6’sının ise üniversite mezunu olduğu görüldü. Araştırmaya katılanların yaklaşık yüzde 94.2’si AB’yi daha önce duyduğunu ifade ederken, bu oran yüzde 96,4 ile Marmara bölgesinde en yüksek, yüzde 87,2 ile Güneydoğu Anadolu’da en düşük olarak belirlendi. Katılımcıların yüzde 12,1’i AB hakkında bilgisinin çok olduğunu belirtirken, yüzde 81 ise bilgisinin düzeyini ‘biraz’ olarak ifade etti.

Halkın yüzde 78,9’u AB üyeliği hedefini desteklemeye devam ediyor

Katılımcılara, Türkiye’nin AB üyeliğinin desteklenip desteklenmediği sorusu üzerine; tüm zorluk ve engellere rağmen, halkın büyük çoğunluğunun, tam olarak yüzde 78,9’unun AB üyeliği hedefini desteklemeye devam ettiğini ortaya koyarken yüzde 21,1 karşı çıktı. Destek oranı 2015’te yüzde 61,8’ken 2016’da ise bu oran yüzde 13,7 puan artarak, yüzde 75,5 oldu.

Halkın yüzde 68,8’i Türkiye’nin AB’ye üye olacağına inanmıyor

Aynı katılımcılara yakın gelecekte Türkiye’nin AB’ye üye olacağına inanıp inanmadıkları sorulduğunda ise yüzde 31,2 üye olacağına inandığını belirtirken, yüzde 68,8 inanmadığını beyan etti. Üyeliğin gerçekleşeceğine inananların oranı 2015’te yüzde 30,1 iken, 2016’da ise yüzde 35,6’ya çıktı. Bu sene ise yüzde 4,4 puanlık bir düşüş söz konusu oldu. Üye olunacağına dair inancın yüzde 56,2 ile Güneydoğu Anadolu’da en yüksek çıktığı görüldü. Ege Bölgesi’nde de üye olunacağına dair inanç yüzde 45,2 ile ortalamanın üzerindeyken, en düşük puanlar ise yüzde 25,5 ile Doğu Anadolu’da ve yüzde 26,1 ile İç Anadolu’da elde edildi.

AB üyeliğine destek nedenleri; refah ve ekonomik gelişmişlik, demokrasi ve insan hakları, Avrupa’da dolaşım, yerleşme ve eğitim imkanı

AB üyeliğine destek nedenleri arasında ilk üç sırada, yüzde 48,3 ile refah ve ekonomik gelişmişlik düzeyinin artması, yüzde 38,1 ile demokrasi ve insan haklarının gelişmesi ve yüzde 34,5 ile Avrupa’da dolaşım, yerleşme ve eğitim imkanı olması yönündeki beklentiler olarak gerçekleşti. Katılımcılara AB üyeliğini desteklememe nedenleri sorulduğunda ise buna verilen cevaplar arasında yüzde 25,2 ile üyeliğin kültür ve kimliğe zarar verme endişesi, yüzde 24,6 ile AB’nin geleceği olmadığı yargısı ve yüzde 23,5 ile AB’nin Türkiye’ye çifte standart uyguladığı algısı gelmekte. AB üyeliğinin ulusal egemenlik ve bağımsızlığı zedeleyeceği algısı ise yüzde 17,2 ile dördüncü sırada belirtilen seçenek oldu.

“AB sizin için ne ifade ediyor” sorusuna karşılık, katılımcıların yüzde 41,4’ü yüksek refah düzeyi ve ekonomik gelişmeyi tercih ederken, yüzde 30,8 demokrasi ve özgürlük, yüzde 26,5 serbest dolaşım ve sınırların kalkması, yüzde 26,2 kültür ve uygarlık seçeneklerini tercih etti. AB algısına ek olarak, katılımcılara Türkiye’nin diğer ülke ve ülke grupları ile olan ilişkisine dair düşünceleri de soruldu. Buna göre, Türkiye’nin en önemli ekonomik ortakları sorulduğunda ilk sırada yüzde 27,8 ile AB yer alırken, bunu yüzde 19,3 ile Rusya ve Orta Asya Cumhuriyetleri, yüzde 18,9 ile Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkeler ve yüzde 18,6 ile Ortadoğu ülkeleri takip etti.

“Türkiye’nin siyasi olarak en önemli ortakları kimdir?” sorusunda Rusya ve Orta Asya Cumhuriyetleri en önemli siyasi partnerler olarak nitelendirildi

Türkiye’nin siyasi olarak en önemli ortakları sorulduğunda ise yüzde 24,1 ile AB ikinci sırada yer almaktadır. Az bir farkla Rusya ve Orta Asya Cumhuriyetleri yüzde 24,9 oranında en önemli siyasi partner olarak nitelendirildi. Üçüncü sırada ise yüzde 23,6 ile Ortadoğu ülkeleri yer aldı. Son olarak, Türkiye ve AB ilişkilerinde sizin için en önemli konular nedir sorusuna karşılık olarak, yüzde 32,8 ile vize serbestliği, yüzde 31,3 ile gümrük birliği, yüzde 27,9 ile mülteci krizi önde gelmekte.

“Araştırmadan yüzde 78,9’luk bir destek çıkması son derece önemlidir”

‘Kamuoyunda AB Desteği ve AB Algısı Kamuoyu Araştırması’ ile ilgili açıklamalarda bulunan İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, “2017’de AB ile yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, araştırmadan yüzde 78,9’luk bir destek çıkması son derece önemlidir. Bu yüksek destek düzeyi, hükümetimize de bir mesaj niteliğindedir. AB sürecinde gerekli reform adımlarının atılması ve AB ile yeniden yakınlaşma yönünde halkın iradesinin var olduğunu ortaya koymaktadır. Aynı zamanda, AB için de bir uyarı niteliğindedir. Türkiye’yi gözden çıkarmak ya da AB’den dışlamak yönündeki politikaların vizyonsuz ve sağduyusuz olması yanında, AB üyeliğini çoğunlukla destekleyen 80 milyonluk bir ülkeyi dışarıda bırakmanın ahlaki ve stratejik açıdan da son derece yanlış olacağını ortaya koymaktadır” dedi.

———–

Türkiye’de AB üyeliğine destek artıyor

İKV’nin araştırmasına göre Türkiye’de toplumun yüzde 78,9’u Türkiye’nin AB üyeliğini destekliyor. İKV Başkanı Zeytinoğlu, “Hala AB’nin güçlü bir şekilde tercih edilmesi, üzerinde düşünülmesi gereken bir gelişme” diyor.

İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) tarafından Kasım ayı sonunda yaptırılan “2017 Kamuoyunda AB Desteği ve AB Algısı” adlı araştırma, son yıllarda yaşanan siyasi krizlere rağmen Türkiye’de toplumunun çoğunluğunun Avrupa Birliği’ne tam üyeliği desteklediğini ortaya koydu. Ancak araştırmaya katılanlar, Türkiye’nin yakın gelecekte AB üyesi olabilmesi konusunda umutsuz. Araştırmaya göre toplumun yüzde 78,9’u Türkiye’nin AB’ye tam üye olması gerektiğini belirtirken yakın gelecekte Türkiye’nin AB’ye üye olacağına inanmayanların oranı ise yüzde 68,8.

Realta Araştırma Şirketi tarafından 18-19 Kasım 2017 tarihlerinde 1311 katılımcı ile gerçekleştirilen araştırma İstanbul, Ankara, İzmir, Manisa, Eskişehir, Bursa, Trabzon, Adana, Mersin, Diyarbakır, Gaziantep, Amasya, Sakarya, Malatya, Ağrı, Aydın, Batman ve Samsun olmak üzere 18 ilde yapıldı. İKV kamuoyu araştırma sonuçlarını ilk olarak Brüksel’deki yüksek düzeyli ekonomik diyalog toplantısı sırasında Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Jryki Katainen’e ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’e sunmuştu. Dün ise İstanbul’da gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla araştırma sonuçlarını kamuoyuna açıklandı.

Son 2 yıldır AB’ye destek artıyor

Katılımcıların yüzde 12,1’inin AB hakkında bilgisinin çok olduğunu, yüzde 81’ini ise bilgisinin düzeyini “biraz” olarak ifade ettiği araştırmada, Türkiye toplumunun Avrupa Birliği’ne bakışına ışık tutacak veriler yer alıyor. Özellikle AB’ye tam üyelik konusunda Türkiye toplumundaki beklentilerin hala canlı olması, araştırmadan çıkan en önemli sonuç olarak öne çıkıyor. Araştırmada yer alan “Türkiye’nin AB üyeliğinin desteklenip desteklenmediği” sorusuna, katılımcıların yüzde 78,9 gibi büyük bir kısmı “destekliyorum” yanıtını verirken, “desteklemiyorum” diyenlerin oranı yüzde 21.

İKV’nin 2015 yılından beri gerçekleştirdiği araştırmada AB üyeliğini destekleyenlerin oranı 2015’te yüzde 61,8, 2016’da yüzde 75,5 olmuştu. Dolayısıyla İKV araştırmasına göre, Türkiye toplumu içinde AB’ye tam üyeliği destekleyenlerin oranı son 2 yılda kayda değer biçimde artarak yüzde 61,8’den yüzde 78,9’a tırmanmış oldu.

“AB’ye destekte artış var”

Araştırma sonuçlarını DW Türkçe’ye değerlendiren İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, 2017’de AB ile yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen araştırmadan AB’ye yüzde 78,9’luk bir destek çıkmasının son derece önemli olduğunu vurguladı. 2016 yılında da bir önceki yıla kıyasla AB üyeliğine destek verenlerin oranının arttığını hatırlatan Zeytinoğlu, “2016’da Türk vatandaşlarına vize serbestisi sağlanmasına ilişkin bir umut belirmişti. Biz de araştırmamızdan çıkan desteği biraz buna yormuştuk. Ama 2017’de Türkiye siyasi olarak AB’den uzaklaşmasına rağmen AB üyeliğine verilen desteğin arttığını görmek şaşırtıcı oldu” dedi.

Öte yandan araştırmaya katılanların Türkiye’nin yakın gelecekte AB üyesi olması konusunda hayli umutsuz olduğunun altını çizen Zeytinoğlu, 2018’de Türkiye ile AB arasında vize serbestisi ve Gümrük Birliği güncellemeleri üzerinden yeni bir yakınlaşma olmasının bu umutsuzluğu dağıtabileceği görüşünde.

Çoğunluk üye olunacağına inanmıyor

Ancak kısa bir süre önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un düzenlediği ortak basın toplantısında söylenen sözler, bu yakınlaşmanın yakın bir tarihte gerçekleşmeyeceği öngörüsünü güçlendiriyor. Özellikle Macron’un “Türkiye’nin AB ile ilişkileri söz konusu olduğunda, yakın dönemdeki gelişmeler ve tercihlerin, bağlı bulunduğumuz süreçte herhangi bir gelişmeye izin vermediği açıktır” sözleri, fiilen donmuş bulunan üyelik müzakerelerinin yeniden başlaması konusundaki beklentileri büyük ölçüde boşa çıkarmış durumda.

İKV araştırmasına katılanların içinde Türkiye’nin AB üyesi olabileceğine inanların oranı da bir önceki yıla 4,4 puanlık düşüşle yüzde 31,2’ye geriledi.

“İmtiyazlı ortaklık kabul edilmemeli”

İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu’na göre Macron’un açıklamalarına rağmen Almanya’da hükümetin kurulması ile birlikte Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir sürecin başlaması mümkün. Türkiye’nin “imtiyazlı ortaklık” türünden bir öneriyi asla kabul etmemesi gerektiğini vurgulayan Zeytinoğlu, şunları söyledi:

“Türkiye Gümrük Birliği ile 21 yılda bir bedel ödedi ve AB ile ticarette 300 milyar dolar açık verdi. 2018’de artık vize serbestisinin sağlanması gerekiyor. Ukrayna’nın ve Gürcistan’ın vize serbestisi varken, Türkiye’nin olmaması kabul edilebilir değil. Zaten Türkiye bu konudaki 74 kriterin 67’sini hayata geçirmiş durumda. Geriye kalan 7 kriteri de tamamlayarak AB ile ilişkilerde yeni bir sayfa açılabilir.”

AB’ye desteğin nedenleri

Araştırmaya göre Türkiye’de halk daha demokratik ve zengin bir ülke olmak için AB’ye ilişkilerin yakın olması gerektiğini düşünüyor. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen ankete katılanların AB üyeliğine destek nedenleri arasında ilk üç sırada yüzde 48,3 ile refah ve ekonomik gelişmişlik düzeyinin artması, yüzde 38,1 ile demokrasi ve insan haklarının gelişmesi ve yüzde 34,5 ile Avrupa’da dolaşım, yerleşme ve eğitim imkanı olması yönündeki beklentiler geliyor.

AB üyeliğini desteklememe nedenlerinde ise yüzde 25,2 ile üyeliğin kültür ve kimliğe zarar verme endişesi, yüzde 24,6 ile AB’nin geleceği olmadığı yargısı ve yüzde 23,5 ile AB’nin Türkiye’ye çifte standart uyguladığı algısı ile üç sırada yer alıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye’nin AB üyeliğinin önündeki engellerde ilk sırada dini ve kültürel farklılıklar gelirken, bu yıl ekonomik sebepler ve AB’nin çifte standart içeren yaklaşımı öne çıkması dikkat çekiyor.

“En önemli siyasi partner Rusya”

AB üyeliğine verilen desteğe rağmen son dönemde Türkiye’nin siyasi olarak en önemli ortakları sorulduğunda ise yüzde 24,1 ile AB ikinci sırada yer alıyor. İlk sırayı ise yüzde 24,9 ile Rusya ve Orta Asya Cumhuriyetleri alıyor. Üçüncü sırada ise yüzde 23,6 ile Ortadoğu ülkeleri geliyor. ABD ise sıralamada yüzde 14,3 ile dördüncü sırada yer alıyor.

Araştırmanın sonuçlarını DW Türkçe’ye değerlendiren Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol, toplumun AB ile ilişkilerin gerilmesine sıcak bakmadığını ifade etti. Macron’un Alman Şansölyesi Merkel’in 10 yıl önce dile getirdiği “imtiyazlı ortaklık” önerisini yeniden masaya koyduğuna işaret eden Baydarol şöyle konuştu:

“Elbette Türkiye’de kimse yakın bir tarihte tam üyelik gibi bir hayal kurmuyor. Ama yeni dönemde Ankara Anlaşması’nın güncellenmesi ve işlevsel hale getirilmesi ile yeni bir ilişki biçimi yaratılabilir. AB, Türkiye’ye ‘ne tam içimde ol, ne de tam olarak dışımda kal’ diyor. Belli ki, yeni dönemde Brexit sonrası İngiltere ile kurulan ilişkiye benzer bir ilişkinin yolu açılabilir.”

Cumhuriyet-Dw

Scroll to top