Hüseyin Bozkurt: Avrupa’da Türk zeytin-zeytinyağının adı var kendisi yok Reviewed by Momizat on . Uluslararası zeytin-zeytinyağı konseyi üyesi Hüseyin Bozkurt ABHaber’e yaptığı açıklamada Avrupa’da Türk zeytinyağına karşı konulan kotalara karşı bir şeyler ya Uluslararası zeytin-zeytinyağı konseyi üyesi Hüseyin Bozkurt ABHaber’e yaptığı açıklamada Avrupa’da Türk zeytinyağına karşı konulan kotalara karşı bir şeyler ya Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Hüseyin Bozkurt: Avrupa’da Türk zeytin-zeytinyağının adı var kendisi yok

Hüseyin Bozkurt: Avrupa’da Türk zeytin-zeytinyağının adı var kendisi yok

Uluslararası zeytin-zeytinyağı konseyi üyesi Hüseyin Bozkurt ABHaber’e yaptığı açıklamada Avrupa’da Türk zeytinyağına karşı konulan kotalara karşı bir şeyler yapılmamasını anlamakta zorlanıyorum dedi.

Zeytin-zeytinyağı üreticisi Bozkurt, sektörde Avrupa’ya uyum sağlayamıyoruz.Kotaları kaldırmak için doğru dürüst bugüne kadar Avrupa’da etkin hiç bir çalışma yapamadık.Halimiz sanki cenaze evinde düğün yapıyor gibi şeklinde konuştu.

Hüseyin Bozkurt ,Türkiye’nin zeytinyağı üretiminde Suriye’nin bile gerisinde olduğu bir ortamda AK Parti hükümeti döneminde 90 milyon zeytin ağacından 225 milyon zeytin ağacına ulaşılması teşvik edildi ama şimdi zeytin ağaçlarının kesilmesini tartışıyoruz diye konuştu.

Bozkurt şunları kaydetti:

Dünya’da 3.2 milyon zeytinyağı üretiliyor.İspanya 1. milyon 650 bin ton, İtaya 700 bin ton, Yunanistan 350 bin ton, Suriye 250 bin ton, Türkiye 140 bin ton ,Cezayir 90 bin ton,Fas 80 bin ton zeytin yağı üretiyor.

Artık görüldü ki bürokrasi, sivil toplum örgütleri ve siyaset sektörün karşı karşıya kaldığı sorunlara istenilen çözümü üretemedi.Son 40 yıla bakalım bir türlü gerekli olan adımları atamadık.Ne yapmamız gerekiyor ilk önce  Avrupa’daki siyasi,bürokratik sistemi örnek almamız lazım.Başka türlü çıkış yolu olmadığı görüldü.Konusuna hakim siyasi ve bürokratları iş başına getirmekten başka çaremiz yok. Bilgi,liyakat ve tecrübenin temel alınması lazım.Daire etrafında boşuna dönüyoruz.Türkiye’de sektördeki fiyatları birkaç firma belirliyor. Zeytinyağı sektörünü önünün açılması için çıkış yolları bulmalıyız.Buda konuya çok iyi hakim olan bürokrat ve siyasilerle olur.

Butik işletmeler desteklenmeli

Türkiye’de butik işletmelerinin desteklenmesi önemli. Avrupa’da toplam ton başına zeytinyağında 3000 euro pirim verilirken Türkiye 800 lirada kalıyor.Daha için başında rakamsal olarak rekabet gücümüzü kaybediyoruz.Birde bunun üstüne Avrupa kota koyuyor.

Sorunları çözemiyoruz

Türkiye’de karar alıcılar sektörün sorununu çözümedi.Sorunlar daha da karmaşıklaştı ve büyüdü.Uluslararası arenada sesimiz duyulmuyor.Hep aynı insanlar sektörün temsil eden sivil toplum örgütlerinin başında.Avrupa’a Asya’da …vs yapılan doğru dürüst bir çalışma yok.Toplantılara gidiliyor o kadar.Plan yok, proje yok.Bol bol laf var.

40 yıldır patinaj yapıyoruz

Konuya vakıf olmayan bürokrat,siyasi ve sivil toplum örgütleriye 40 yıldır patinaj yaparak bugünlere geldik.Zeytin üreticisi zor durumda ağaçlarına bakamıyacak duruma düştü.Avrupa kapıları kapatılmış, rekabet koybolmuş durumda.

Türkiye zeytin-zeytinyağı konusunda çözüm üretmek istiyorsa mutfağını çok iyi düzenlemek zorunda.Birinci lige çıkmak istyorsanız kurallar belli.Bilgi,liyakat ve tecrübe temelinde bürokrasi, siyaset ve sivil toplum örgütelerini yeniden belirlemekten baka çaremiz yok.

Scroll to top