Hristodulidis: “Türkiye çözüm istiyorsa Güvenlik Konseyi’nin müdahil olmasını reddedemez” Reviewed by Momizat on . Rum Yönetimi Sözcüsü Nikos Hrisodulidis “Türkiye çözüm istiyorsa Güvenlik Konseyi’nin müdahil olmasını reddedemez” iddiasında bulundu. Haftalık Kathimerini’ye v Rum Yönetimi Sözcüsü Nikos Hrisodulidis “Türkiye çözüm istiyorsa Güvenlik Konseyi’nin müdahil olmasını reddedemez” iddiasında bulundu. Haftalık Kathimerini’ye v Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Haberler » Hristodulidis: “Türkiye çözüm istiyorsa Güvenlik Konseyi’nin müdahil olmasını reddedemez”

Hristodulidis: “Türkiye çözüm istiyorsa Güvenlik Konseyi’nin müdahil olmasını reddedemez”

Rum Yönetimi Sözcüsü Nikos Hrisodulidis “Türkiye çözüm istiyorsa Güvenlik Konseyi’nin müdahil olmasını reddedemez” iddiasında bulundu.

Haftalık Kathimerini’ye verdiği özel söyleşide Kıbrıs sorununda yeni bir konferansın, olumlu sonuçlanma perspektifi olması gerektiğini, bunun için de iyi ön hazırlık yapılması gerektiği tezini yineleyen Hristodulidis, “Kıbrıs Cumhuriyeti” Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis’in Fransa ziyaretinde, bu teze olumlu yaklaşım bulduğunu söyledi.

Hristodulidis Fransa’nın, olumlu sonuç verecek bir konferans toplanmasına olanak tanıyacak şartların Türkiye istikametinde var olup olmadığının belirlenmesi için ön çalışma yapılması gerektiğini savundu ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmenuel Macron’un hem gerekli ön hazırlığın yapılması yaklaşımını paylaştığını hem de bu yönde şahsen katkı koymaya hazır olduğunu söylediğini anlattı.

Anastasiadis’in ziyaretinden, Fransa’nın yeni bir Kıbrıs konferansına özlü katılma niyeti, olası bir çözümün uygulanmasında somut bir rol gibi başka sonuçlar da elde edildiğini söyleyen Hristodulidis “Türkiye’nin Güvenlik Konseyi’nin katılmasına nasıl ikna edilebileceği” sorusuna özetle şu yanıtı verdi:

“Bakın, Türkiye gerçekten Kıbrıs sorununa çözüm istiyorsa BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin Kıbrıs’la ilgili bir konferansa ve çözüm sonrası döneme özlü katılım ve müdahiliyetlerine karşı çıkma tezini sürdüremez. Güvenlik Konseyi’nin bir tarafın lehine hareket ettiğini söyleyemez, dolayısıyla Türkiye, Kıbrıs sorununa müdahil olamayacağını savunamaz.”

Rum yönetiminin, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Atina’da Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’la yapacağı görüşmeden beklentileri sorulduğunda ise Hristodulidis, Erdoğan’ın “çok önemli” diye nitelediği bu ziyaretinin “Güvenlik-Garantiler başlığında özlü bir görüşmenin başlangıcını teşkil etmesini beklediklerini” vurguladı.

Hristodulidis, Rum ve Yunan hükümetlerinin Güvenlik-Garantiler başlığında; “Kıbrıs sorununun çözümü çerçevesinde garanti ve müdahale hakları öngörülemeyeceği, Türk askerinin Kıbrıs’tan tamamen çekilmesine dair net ve kesin takvimler olması gerektiği” ortak tutumuna sahip olduğunu da söyledi.

Fransa’nın Mari’deki denis üssünün geliştirilmesi aracılığıyla Güney Kıbrıs’ta daimi bir üsse mi sahip olacağı, buna olası tepkilerin neler olabileceği sorusuna karşılık, Fransa Savunma Bakanlığı’ndan bir heyetin önümüzdeki günlerde istişarelerde bulunmak üzere Güney’e gideceğini hatırlatan Hristodulidis, bu ziyaret tamamlanmadan önce konuşmasının doğru olmayacağını söyledi.

Hristodulidis, Rum Dışişleri ve Savunma bakanlarının yarın, Güney Kıbrıs’ın PESCO’ya katılımı konusundaki Ortak Bildirime imza atmak üzere Brüksel’de olacağını hatırlattı. PESCO’nun kurumsal programlarına katılımın, AB’deki ortaklarıyla savunma işbirliklerini güçlendirip kurumsallaştıracağına işaret eden Hristodulidis “ülkemizin jeopolitik avantajlarını kullanıyor, devletimizin güvenliğini güçlendiriyor, savunma kabiliyetimizi de geliştiriyoruz” dedi.

PESCO’ya katılımın siyasi boyutu da olup olmadığı sorulduğunda “evet var ve çok önemlidir” diyen Hristodulidis özetle şunları söyledi:

“PESCO’ya katılımımız ile Kıbrıs Cumhuriyeti artık AB’nin Savunma ve Güvenlik konularında karar mekanizmasının çekirdeğinde olacak. Çok önemli bir argümanın başında bulunuyoruz. Katılımımızın siyasi ve operasyonel faydaları zamanla ortaya çıkacak ve çeşitli düzeylerde kendini gösterecek.”

Tak

Scroll to top