 |
| English |
Brüksel'de saat:
09:41:52 - 30.07.2010 |
|
|
|
|
| |
|
Sayfayı yazdır Habere yorum yaz |
|
| |
İtalyan Vakfı Fare Futuro:Türkiye'nin AB üyeliğine Sarkozy'nin dışında birkaç marjinal parti itiraz ediyor
İtalyan Fare Futuro Vakfı'nda iki hafta aralığıyla Türkiye'nin AB üyeliğini destekleyen makale kaleme alındı.Vakfın yayın organı FFwebmagazine'de Giuseppe Mancini'nin kaleme aldığı yeni bir makalede Türkiye'nin AB üyeliğine karşı Sarkozy ve birkaç marjinal partinin kaldığına dikkati çekerek Almanya'nın bile Türkiye'nin AB üyeliğini desteklediğini yazdı.Makale şöyle:
Türkiye'nin AB'ye girmesine "hayır" diyen sadece Sarkozy kaldı. Bir de Kuzey Ligi de dâhil olmak üzere İslam fobisi olan birkaç parti, o kadar. Başbakan Erdoğan, derin bir Avrupa anlamı ve tadı olan bir gelişme vesilesiyle yani Türkçenin Euronews'in yayın dilleri arasına katılmasının kutlandığı, 30 Ocak 2010 tarihinde İstanbul'da yapılan tören sırasında, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin bu konudaki tutumunu, "mantık dışı bir tavır" olarak tanımladı. Söz konusu bu tavır artık 27 üye ülke düzeyinde izole durumda. Başbakan Erdoğan, AB ile Ankara arasında "imtiyazlı ortaklık" (üstelik somut içeriğiyle asla tanımlanmadı) önerisini oldum olası geri çevirdi ve bu öneriye, "Türkiye'nin 50 yıldır süren rüyasıyla" yani 1959 yılından bu yana resmî olarak talep edilen AB'ye tam üyelik rüyasıyla karşı çıktı. Çünkü Erdoğan'a göre, "Türkiye'siz bir Avrupa, noksan kalır".
Türk diplomasisi ocak ayında Avrupa cephesinde sadece başarılar kaydetti. Özellikle de bir tanesi, en az beklenen olması bakımından son derece büyük siyasi önem taşıyordu. İspanyol Dışişleri Bakanı Moratinos (1 Ocaktan itibaren AB Dönem Başkanlığını devralan İspanya adına konuşuyordu) ve İsveçli mevkidaşı Bildt veya Yunan Başbakan Papandreu gibi uzun zamandır Türkiye'nin destekçisi olanların yanı sıra, Türkiye'nin Avrupa'ya tam üyeliğinin yanında olduklarını kamuoyu önünde açıklayanlar arasına Alman Hristiyan Demokrat Birliğinden Angela Merkel liderliğindeki bir hükûmetin Şansölye Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle de katıldı.
Ocak başında gerçekleştirdiği Ankara ve İstanbul ziyaretleri sırasında Alman Bakan, Türk diplomatları coşkulandıran neredeyse büyülü bir cümleyi pek çok kez yineledi: "Pacta sunt servanda" (ahde vefa). Yani eğer Türkiye, Brüksel tarafından tüm yeni üyelere konulan şartlara riayet ederse Almanya, Türkiye'nin AB üyeliğine engel olmayacak. Hatta AB üyesi bir Türkiye'nin, ülkesinin siyasi ve ekonomik çıkarına olduğunu da vurguladı. Tabii ki özellikle Hristiyan Sosyal Birliğinin direnişini yenmek gerekecek. Bavyera eyaletinin Demokratik Hristiyan Partisi, iktidardaki koalisyonda yer alıyor ve Türkiye'nin imtiyazlı üyeliğini savunan bir belgeyi Dışişleri Bakanının bu ziyaretinden birkaç gün önce yayımlamak suretiyle ziyareti boş yere sabote etme girişiminde bulundu. Ancak liberal görüşlü Bakan Westerwelle, Türkiye'de turist olarak değil, resmî sıfatıyla Berlin hükûmeti adına konuştuğunu vurguladı.
İspanyol Dışişleri Bakanı Moratinos ise İspanya Dönem Başkanlığının bu önemli önerisini AB ortamında sundu: Ankara ile dört müzakere başlığı (toplam 35 başlıktan 12'si açık durumda ancak Kıbrıs konusundaki anlaşmazlık nedeniyle 8'i askıda) daha açmak. İsveç Dışişleri Bakanı Bildt ise Turkish Policy Quarterly adlı dergiye verdiği bir mülakatta, Türk Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun Türkiye'nin Avrupa'ya katılım tarihi olarak öngördüğü Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023'ü, kötümser bir tahmin olarak değerlendirdi. Bildt, Türk dış politikasının Balkanlar ve Orta Doğu'nun istikrarında oynadığı gitgide daha stratejik role dayanarak, daha yakın bir tarihi destekledi.
Son olarak da Papandreu nihayet, Erdoğan'ın Yunanistan ile Türkiye arasındaki anlaşmazlığı nihai olarak aşmak ve Avrupa'nın kapılarını Türkiye'ye açmak için bir İş Birliği Yüksek Kurulu oluşturma teklifi hakkında fikrini açıkladı. Papandreu'nun, Türk hükûmetinin internet sitesinde kısmen yayımlanan cevabı, öngörüldüğü gibi sıcak tonlu ve özde olumluydu. Yunan Başbakan, bölgeye barış ve istikrar garanti etme arzusunu ve Türkiye'nin Avrupa'ya katılması için desteğini yineledi. Dışişleri Bakanları, detaylar üzerinde çalışmak üzere görüşme tarihleri belirledi bile. Papandreu, Sarkozy'nin fikir değiştirmesini beklerken Erdoğan'ı Yunanistan'a resmî ziyaret için davet etti.
ABHaber, 15-02-2010 11.30 (TSİ) |
| |
| YORUMLAR |
| |
Bu haber için hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!
|
| BU HABERE YORUM YAZIN |
|
abhaber.com | abhaber.eu | abhaber.org | abhaber.net | abhaber.be | abhaber.info |
|