English
Brüksel'de saat: 09:44:30 - 30.07.2010
 
Sayfayı yazdır      Habere yorum yaz
Google
ABHaber Bultenine Uye olun
 

 

 

   
   
   

   

   

 

 

 
 

 

 
Bağış: Ben AB'yi Türkiye'nin diyetisyeni olarak algılıyorum

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa Birliğini (AB) Türkiye'nin ''diyetisyeni'' olarak algıladığını belirterek, ''22 ülke, AB kriterlerini uygulayarak, daha demokratik, daha müreffeh, insan haklarına daha saygılı olabilmişlerdir'' dedi.

Kadın Girişimciler Derneğinin (KAGİDER) BİZ Kadın Gelişim Merkezi'ndeki aylık toplantısına katılan Bağış, ''AB ve Türkiye'nin üyeliği'' konulu konuşma yaptı.

Bağış, kadın konusunun Türkiye'nin önemli meselelerinden bir tanesi olduğunu, bu meseleyi çözmeden Atatürk'ün hedef gösterdiği çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma iddiasının gerçekleştirilemeyeceğini, KAGİDER'in de bu konuda çok önemli çalışmaları bulunduğunu dile getirdi.

Başmüzakerecilik görevine geldikten hemen sonra, aralarında farklı cinsel tercihleri savunanlardan, dini konuları ele alanlara kadar çok değişik temellerde hizmet yapan 600'ü aşkın sivil toplum kuruluşuyla bir toplantı düzenlediğini belirten Bağış, daha sonra ikinci bir toplantıyı da sadece kadınlara ilişkin konularda çalışan yaklaşık 400 sivil toplum kuruluşuyla yaptığını, üyelik sürecinde sivil toplum kuruluşlarının katkısının büyük önem taşıdığına inandığını söyledi.

Yarın açıklanacak AB İlerleme Raporu'nun ''çok pembe bir rapor olması'' beklentisini taşımamak gerektiğini kaydeden Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Eğer Türkiye'nin rapora yansıyacak eksikleri olmasaydı, biz zaten şu an AB üyesi olurduk. Siz belki kadınlar olarak daha iyi anlarsınız; ben AB'yi Türkiye'nin diyetisyeni olarak görüyorum. Hepimiz, sağlıklı yaşam için sağlıklı beslenmek, spor yapmak gerektiğini biliriz. Ama ne zaman bir diyetisyene gidip bir reçete alırız, o zaten bildiğiniz formülü uyguladığınız zaman sağlıklı olursunuz. 22 ülke, AB kriterlerini uygulayarak daha demokratik, daha müreffeh, insan haklarına daha saygılı olabilmişlerdir.''

Ne olursa olsun tam üyelikte kararlı olduklarını vurgulayan Egemen Bağış, ''Ben Avrupalı muadillerime de söylüyorum: 'Sakın bizi usandıracağınızı sanmayın. Biz müzakere tarihi almak için bile 45 yıl beklemiş bir ülkeyiz' diyorum'' diye konuştu.

Bağış, AB'ye üyelik sürecinde son dönemde kadınlara yönelik yapılan çalışmalara da değinen Bağış, TBMM'de ilk kez Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu kurulduğunu, bu komisyonun, kadınlara yönelik istediği kanun tasarısını gündeme alma, kanunlarda hatalı bir yorum varsa değiştirme gibi çok önemli bir gücü bulunduğunu aktardı.

Egemen Bağış, ayrıca kadına yönelik şiddetin cezasının artırıldığını, töre cinayetlerinin cezasının ağırlaştırılmış müebbet olarak yeniden düzenlendiğini, İş Kanunu'nda, kadına yönelik cinsiyet eşitsizliğinin kaldırılması ve Belediyeler Kanunu'nda kadın ve çocuk sığınma evleri açılması yönünde revizyonlar yapıldığını belirtti.

Mecliste kadın vekil sayısının yeterli olmadığını kabul ettiğini de söyleyen Bağış, ''Ama şu da bir gerçek ki Atatürk'ün kurduğu Meclis'ten sonra kadın sayısının en yüksek olduğu meclis bu Meclis. Şimdi belki bana kızacaksınız ama Türk kadınının siyasetteki en büyük engeli nedir biliyor musunuz? Birbirleri... Acı bir şey ama... O konuda da KAGİDER'e düşen şeyler var. O konuda, biz kadın aday bulmakta zorlanıyoruz. Sadece biz değil, bütün siyasi partiler zorlanıyor'' diye konuştu.

-''ÜLKELER AB KRİTERLERİYLE SAĞLIKLI BİR SÜREÇ YAKALIYOR''-

Egemen Bağış, TBMM AB Genel Sekreterliğinde, 16 başkanlıktan 10'unda kadınların görev yaptığını da belirterek, ''Çalışanların yarısından fazlası kadın olan bir kurumu yönetiyorum. Çok da memnunum'' dedi.

''AB içinde bazı liderlerin farklı söylemleri olsa da devletin hala çeteler tarafından yönetilmesini umut edenlerin olumsuz görüşleri olsa da üyeliğin Türkiye için çok önemli bulunduğunu'' ifade eden Bağış, ''Çünkü Türkiye'de darbe korkusu yaşayanlar da AB'ye güveniyor. Şeriat korkusu olanlar da AB'ye güveniyor. Fazla devletleşme, fazla tekelleşme, fazla liberalleşme korkusu olanlar da AB'ye güveniyor. Çünkü ülkeler, AB kriterleriyle sağlıklı bir süreç yakalıyorlar. Bu hepimizin yarınlarının ve çocuklarının yarınlarının, geleceğinin güvencesi olan bir proje'' diye konuştu.

KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülseren Onanç da yaptığı açış konuşmasında, AB sürecinde Türkiye'nin alması gerektiği çok yol olduğundan ve dernek olarak bu konuda yaptıkları çalışmaları anlattı.

''Aslında bizim tercihimiz, bir kadın başmüzakereciydi ama şu an mevcut müzakereciden de gayet memnunuz'' sözleriyle espri yapan Onanç, KAGİDER'in çalışmaları hakkında sadece kadından sorumlu bakanlıkla değil, diğer ilgili bakanlıklarla ve makamlarla diyalog sağlamaları için Bağış'ın kişisel olarak büyük katkıları bulunduğunu söyledi.

Ajanslar, 13-10-2009 13.30 (TSİ)
 
YORUMLAR
 
Bu haber için hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!

BU HABERE YORUM YAZIN
   
Dikkat: Yapacağınız yorumlar yönetici onayının ardından onaylanacaktır, hakaret edici ve küçük düşürücü yorumlar yayınlanmayacaktır, kullanıcıların yapacakların yorumlardan abhaber.com sitesi sorumlu değildir.
   
Isim:
E-posta:
Güvenlik Sorusu: 13+8=?

Yorum:
abhaber.com | abhaber.eu | abhaber.org | abhaber.net | abhaber.be | abhaber.info