femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Güney Kıbrıs’ta Biden’ın adaya yapacağı ziyaret tartışılıyor Reviewed by Momizat on . ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Ada’ya yapacağı ziyaretin, büyük enerji resmi içerisinde yer aldığı, Kıbrıs sorununun ABD’nin bölgeyle ilgili (enerji) projel ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Ada’ya yapacağı ziyaretin, büyük enerji resmi içerisinde yer aldığı, Kıbrıs sorununun ABD’nin bölgeyle ilgili (enerji) projel Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Haberler » Güney Kıbrıs’ta Biden’ın adaya yapacağı ziyaret tartışılıyor

Güney Kıbrıs’ta Biden’ın adaya yapacağı ziyaret tartışılıyor

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Ada’ya yapacağı ziyaretin, büyük enerji resmi içerisinde yer aldığı, Kıbrıs sorununun ABD’nin bölgeyle ilgili (enerji) projelerini hayata geçirmesi engelleyebileceğinden bu çerçevede hareket ettiğini ancak Kıbrıs sorununun ABD’nin önceliği de olmadığı bildirildi.

Fileleftheros, “Anahtar Enerji’de… Biden Esasen Gaz İçin Geliyor, Kıbrıs Sorunu Da Küçük Resimde” başlığıyla manşete çektiği haberinde büyük resimde sadece enerji konusunun bulunduğunu, Kıbrıs sorununun ise küçük resimde yer aldığını, Amerikalıların Kıbrıs sorunu ile enerji meselesini “evlendirmeye” çalıştığını ancak bunun ne tek ne de bölgeyle ilgili öncelikli senaryoları olduğunu yazdı.

Gazete Avrupa’nın Rusya’ya enerji bağımlılığını azaltmak için çeşitli senaryolar üzerinde çalışan ve bu çerçevede içsel (Kıbrıs) kaynaklar arayan Washington’un bölgenin jeopolitik denetimiyle ilgili projeleri de bulunduğunu kaydetti.

Kıbrıs sorununun ABD’nin bu projelerini “yapıştırdığını” belirten gazete, ABD’nin, politikasını uygulamasının önündeki olası engelleri etkisizleştirmek istediğini öne sürdü ve Biden’ın Ada’da olacağı 21-23 Mayıs’ta, Washington’da müzakere prosedürüne yardımcı olacağına inanılan bazı önlemler açıklamak isteyeceğini belirtti.

Gazete hedefin, Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) kapsamına alınan bazı küçük adımların açıklanması olduğunu belirterek, bu adımları; 1- Uzmanların durum değerlendirmesi yapmak üzere kapalı Maraş’a girmesi (gazete bu konuda henüz bir kara varılmadığını yazdı) ve 2- GYÖ kapsamı içerisinde görülmemesine karşın güvensizliği güçlendirdiği düşünülen 3 mayın tarlasının temizlenmesi olarak sıraladı.

Haberini iç sayfasında detaylandıran gazete, heyetinde daha çok enerji konularıyla ilgilenen kişilerin olmasının, Biden’ın Ada’ya gelmekteki ana hedefinin hidrokarbonlar olduğunu doğruladığına işaret ederek, bu durumun, Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis’in ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile görüşmesi sırasında Kerry’ye eşlik eden danışmanlarından da anlaşıldığına vurgu yaptı.

“AMERİKALILAR İÇİN KIBRIS SORUNU BULMACANIN ÇOK DA ÖNEMLİ OLMAYAN BİR PARÇASI”

Gazete bilgi sahibi kaynaklara dayanarak özetle şunları yazdı:

Kıbrıs sorununun, politikasını uygulamasındaki muhtemel engelleri etkisiz hale getirmek isteyen Washington’un bölgedeki projelerini ‘yapıştırdığı’ ortadadır. Türkiye’nin MEB’teki tahrikleriyle Kıbrıs’a karşı saldırganlığını ve diplomatik düzeydeki hareketlerini gören Amerikalılar ‘ihtilafın’ Kıbrıs sorununda varılacak bir anlaşmayla aşılması yönünde harekete geçtiler.

Amerikalıların temaslarında, Kıbrıs doğal gazının boru hattıyla Türkiye üzerinden Avrupa’ya nakledilmesi senaryosu masada bulunuyor ancak birinci ve tek senaryo değildir. Bilgi sahibi bir kaynağın söylediğine göre Washington’da konuyla ilgili çeşitli görüşler var ve bunlardan biri de doğal gazın Türkiye üzerinden nakledilmesidir. Bu, ABD Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin ve buradaki büyükelçinin görüşüdür. Dolayısıyla Washington Kıbrıs sorununda da, bölgedeki Amerikan çıkarlarını güvence altına alma stratejik hedefiyle hareket ediyor, Kıbrıs’ı bulmacanın (puzzle ifadesi kullanıldı) çok da önemli olmayan bir parçası görüyor.

Biden’ın Ada’yı ziyareti sırasında, Kıbrıs sorununda herhangi büyük bir adım açıklamayacağı aşikârdır. Hedef, GYÖ’ler kapsamına alınmış bazı küçük adımlar açıklamaktır. Son günlerde Biden’ın Ada’daki programının ve açıklamaların içeriğinin şekillendirilmesi için müdahil taraflarla birçok görüşme yapıldı.”

Gazete ABD Başkan Yardımcısı Biden’ın, halen hazırlık aşamasında bulunan ziyaret programının yarın, en geç salı günü netleşmesinin beklendiğini yazdı.

 

TÜRK ARAŞTIRMA GRUBU RUM DEVLET DAİRELERİNDEN MARAŞ’TAKİ MÜLKLERLE İLGİLİ VERİ TALEP ETTİ

Gazete “Türkler Devlet Dairelerinde EVKAF Verileri Arıyor” başlığıyla ayırdığı bölümünde ABD Başkan Yardımcısı Biden’ın Ada’yı ziyareti arifesinde Maraş konusunun perde önüne geldiği bir zamanda Türklerin bölgede Kıbrıs Rum malı bulunduğunu reddetmeye çalıştıklarını savundu.

 

“Güvenilir bilgilerine” dayanarak Türkiye’nin, Maraş bölgesinin EVKAF’a ait olduğu tezini doğrulamak için, Maraş’taki mülkiyet rejimiyle ilgili veri toplamak üzere Rum tarafına bir araştırma grubu gönderdiğini yazan gazete, İstanbul’daki bir Türk profesör hesabına çalışan grubun elinde Türk tarafının daha önce kullandığı belgeler bulunduğunu ve Rum devlet dairelerinden de veri talep ettiğini kaydetti.

 

Okurlarına, Maraş’taki mülklerin yüzde 90’ının EVKAF’a ait olduğu tezinin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’a ait olduğunu hatırlatan gazete, bu meselenin, Kıbrıslı Türklere bir milyon 500 bin Kıbrıs Lirası ödenerek, Kuruluş Anlaşmaları’nda, EVKAF’ın herhangi bir maddi alacağı olmadığı kesin ifadesi eklenerek halledildiğini savundu.

 

Meselenin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında yeniden gündeme geldiğini ve Yüksek Mahkeme’nin Kıbrıslı Türklere Kuruluş Anlaşması’nı hatırlattığını belirten gazete “Konunun, Maraş’la ilgili görüşmeleri karıştırmak ve kapalı bölgenin açılması konusunda yapılacak müzakereleri çıkmaz ayın son çarşambasına bırakmak üzere yeniden gündeme getirildiği ortadadır” ifadesini kullandı.

 

BIDEN’A ENERJİ DİPLOMASİSİYLE İLGİLİ MÜSTEŞAR YARDIMCISI AMOS HOCHSTEIN DA EŞLİK EDECEK

Politis haberi manşetten; “Levantin Çözüm Paketi… Bölgenin 100 Trilyon Ayak Küp Doğal Gazı Avrupa İçin Alternatif Rezerv… ABD Enerji Diplomasisiyle İlgili Müsteşar Yardımcısı Amos Hochstein Eşlik Edecek… Kıbrıslı Türklere ve Rumlara, Çözümün Ülkeyi Enerji Alanında Stratejik Ortak Haline Getireceği Açık Mesajı” başlık ve spotlarıyla aktardı.

 

Biden’ın Ada’ya yapacağı ziyaretin yalnız Kıbrıs sorunundaki değil, Türkiye-Kıbrıs-İsrail üçgeninden oluşan alt sistem merkezli Doğu Akdeniz coğrafik bölgesinin tamamında gelişmeleri yoluna koyacağını yazan gazete yabancı bir üst düzey diplomatik kaynağa dayanarak, Ukrayna’daki krizin telaşlandırdığı Amerikan diplomasisinin, alternatif arayışında Tamar ve Leviathan yataklarının bulunduğu Doğu Akdeniz’e öncelik verdiğini yazdı.

 

Gazete Biden’ın Ada’ya, Güney Kıbrıs, İsrail ve Lübnan’ın elindeki 100 milyar ayak küpten fazla doğalgazla ilgili kapsamlı bir yaklaşımla geleceğini, keza Biden’a ABD Dışişleri Bakanlığı’nın enerji diplomasisinden sorumlu müsteşar yardımcısı Amos Hochstein başkanlığındaki 250’den fazla kişiden oluşan uzmanlar grubunun eşlik edeceğine dikkat çekti.

 

Hochstein’ın herhangi bir diplomat olmadığına işaret eden gazete 2011’den beridir ABD’nin enerji politikasına liderlik ettiğini, Amerikan diplomasisinin Orta Doğu’da enerji işbirliği ve kalkınma ajandasının kilit adamı, enerji alanında Türkiye-İsrail işbirliğine derinden inanan ve Güney Kıbrıs’ı da “gerçek bir stratejik ortak” gören kişi olduğunu yazdı.

 

“EYLÜL’DE, KIBRIS SORUNUNDA GELİŞMELER VE ABD’NİN, TÜRKİYE-KIBRIS-İSRAİL ÜÇGENİNDEKİ ENERJİ STRATEJİSİNİN HAYATA GEÇİRİLMEYE BAŞLAMASI BEKLENİYOR”

 

Gazete ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin de Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis’le görüşmesinde “stratejik ortak” ifadesini kullandığına işaret ederek, Kerry ile Hochstein’ın sıkı işbirliğini bilenlerin, Amerika’nın bölgeyle ilgili gündeminin “konu yapılandırmasını” anlayacağını belirtti, özetle şunları yazdı:

“Levantin yatakları ve İsrail’in Güney Doğu Akdeniz’in gelecekteki enerji yayına katılımı, Türkiye-İsrail ve Türkiye-Kıbrıs istikrarlı ortaklık ilişkisi şartına bağlıdır. Lefkoşa ve Tel Aviv halen hidrokarbonlar konusunda işbirliği yapıyor, Noble, Delek ve Anver şirketlerinin Kıbrıs MEB’indeki doğal gazda söz hakkı var.

 

Yabancı bir üst düzeyli diplomatlardan öğrendiğimize göre Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşme süreci tamamlanmak üzeredir. Ankara ve Tel Aviv’e ay sonuna kadar büyükelçiler atanmasıyla tamamlanacağı değerlendiriliyor. İki ülkenin diplomatik açıdan yeniden bağlantı kurmasının bölgedeki enerji projeleriyle doğrudan ilgisi vardır.

 

Kıbrıs liderliği ENI ve TOTAL’e ruhsatlandırdığı parsellerdeki araştırmalardan çok yakında iyi haberler almayı bekliyor. Eylül ayı Kıbrıs sorununda gelişmelerin yoluna konulacağı ve ABD’nin İsrail-Kıbrıs-Türkiye üçgenindeki enerji stratejisinin hayata geçirilmesinin başlayacağı ay olacak.”

————-

Bıden’in bir ziyaretiyle Türkiye Maraş’ı vermeye ikna olmaz

AKEL Merkez Komitesi Kıbrıs Sorunu Ofisi Başkanı Tumazos Çelepis, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in bir ziyaretiyle Türkiye’nin Maraş’ı vermeye ikna olacağı konusunda pek bir iyimserlik dile getirmedi.

Haravgi gazetesine konuşan Çelepis, Biden’in ziyaretinin, sonuçları konusunda bazı tedirginlikler mi beklendiği sorusuna verdiği yanıtta, kendisinin buna endişe diyemeyeceğini, ziyaretin sonuçlarında ne hoş, ne de nahoş sürprizler olacağı görüşü dile getirdi.

 

Böyle bir ziyaretin neticelerinin üzücü olmayacağı düşüncesini belirten Çelepis, bunun önemli bir gelişme olmadığı anlamına da gelmediğini vurguladı.

Biden’in büyük bir ihtimalle daha üretici olması amacıyla görüşmelere ivme kazandırma için geleceğinden söz eden Çelepis, bu müdahalenin yanlış yönlere çekilmemesi gerektiği üzerinde durdu.

 

Maraş konusunda ısrarlarına devam etmeleri gerektiğini de söyleyen Çelepis, Biden’in bir ziyaretiyle Türkiye’nin Maraş’ı vermeye ikna olacağı konusunda pek de iyimser olmadığını ifade etti.

Kıbrıs sorunuyla ilgili görüşmelerin iyi gitmediği hissiyle ilgili bir yorum karşısında özlü müzakerelerin başında bulunulduğunu ve kesin sonuçlar çıkarılmasının doğru olmadığını belirten Çelepis, şimdiye kadar kayda değer bir ilerlemenin olmadığını ve bunun değişmesi gerektiğini vurguladı.

Çelepis, Kıbrıs sorununun çözümü olmadan doğalgaz konusunda Türkiye ile işbirliği yapılamayacağını da belirtti.

——————–

Stilianidis: “Biden’in ziyareti Kıbrıs sorununda gelişmeler öngürüyor

Rum Hükümet Eski Sözcüsü ve Avrupa Parlamentosu Milletvekili adayı Hristos Stilianidis, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkan Yardımcısı Joe Biden’in adaya gerçekleştireceği ziyaretin, Kıbrıs sorununda gelişmeler öngördüğünü söyledi.

Politis gazetesinde yer alan söyleşisinde Stilianidis, Biden’in ziyaretine büyük önem atfederken, ABD’nin Kıbrıs sorununa olan ilgisini kanıtladığını ve Anastasiadis Hükümeti’nin, dış politikasında izlediği yaklaşımın ürünü olduğunu kaydetti.

 

Bu ziyaretin, ABD’nin Kıbrıs sorununda daha aktif bir müdahalesi olacağı anlamını taşıdığını belirten Stilianidis, Biden’in büyük bir olasılıkla, kapalı bölge Maraş’ın yeniden inşa edilmesine yönelik teknik bir çalışma yapılması için anlaşma yapıldığını ilan edeceğini söyledi.

 

Bu olasılığı küçük ama önemli ve olumlu bir adım olarak nitelendiren Stilianidis, bir yıl kadar önce, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis tarafından, güven ortamı oluşturmak adına yapılan Maraş önerisinin, birçok kişi tarafından şüphe ve alaycılıkla karşılandığını anımsattı.

Stilianidis, öncelikle bu ilgiyi isteyip istemediklerini kararlaştırmaları gerektiğini ve eğer istemiyorlarsa, Kıbrıs sorununun çözüm prosedürü için alternatif öneriler sunmaları gerekeceğini belirtti.

 

Kendisinin, Kıbrıs sorununun çözümünün, Rum Yönetimi’nin bugün karşı karşıya bulunduğu, ekonomi de dahil birçok problemden kurtuluşu olacağına inananlardan biri olduğunu kaydeden Stilianidis, bazılarının statükoyu savunduğunu, ancak kendisinin mevcut düzenin kalkınmayı engelleyeceğini ifade etti.

 

Stilianidis, büyük doğalgaz ve petrol kaynağı bulunan ABD’nin, Kıbrıs sorununa, bölgede istikrarın sağlanması, Türkiye ile İsrail ilişkilerinin düzelmesi ve bölge ülkeleri arasında işbirliği sağlanması maksatlı ilgi gösterdiğini kaydetti.

Habere göre Stilianidis, öncelikle kendilerinin yapıcı ve yaratıcı olması gerektiğini ve böylelikle, Türkiye’nin niyetinin sınanabileceğini söyledi.

Stilianidis, Türkiye’nin şu anda, büyük ölçüde enerjiyle bağlantılı olan menfaatlerinin, “fiili işgal durumunun korunmasını aştığını” belirtti.

Türkiye’nin, kendini aşması ve Kıbrıs sorununun çözümünü kolaylaştırması gerektiğini vurgulayan Stilianidis, ancak bu şekilde bölge istikrarının sağlanabileceğini ifade etti.

Stilianidis, AB’nin müzakerelere bu denli katkıda bulunmasının da, Anastasiadis hükümetinin başarısı olduğunu söyledi.

Tak

Scroll to top