Emekli Büyükelçi Tugay Uluçevik:Kıbrıs sorununa çözüm aramak da bir uğraştır (görüntülü haber) Reviewed by Momizat on . Herodot 3. Yaş Akademisi tarafından gerçekleştirilen Günbatımı Söyleşileri’nin 4’üncüsüne Emekli Büyükelçi Tugay Uluçevik konuk oldu. Dışişleri Bakanlığındaki g Herodot 3. Yaş Akademisi tarafından gerçekleştirilen Günbatımı Söyleşileri’nin 4’üncüsüne Emekli Büyükelçi Tugay Uluçevik konuk oldu. Dışişleri Bakanlığındaki g Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Emekli Büyükelçi Tugay Uluçevik:Kıbrıs sorununa çözüm aramak da bir uğraştır (görüntülü haber)

Emekli Büyükelçi Tugay Uluçevik:Kıbrıs sorununa çözüm aramak da bir uğraştır (görüntülü haber)

Herodot 3. Yaş Akademisi tarafından gerçekleştirilen Günbatımı Söyleşileri’nin 4’üncüsüne Emekli Büyükelçi Tugay Uluçevik konuk oldu.

Dışişleri Bakanlığındaki görevine Kıbrıs-Yunanistan Dairesi’nde başlayan ve görev süresi boyunca Kıbrıs konusunda çalışan Uluçevik, Kent Haber’e Kıbrıs sorunu ve son günlerde gündemden düşmeyen Kardak ve Ege adaları konusunda açıklamalarda bulundu.

1967 yılında Dışişleri Bakanlığında göreve başladığını anlatan Emekli Büyükelçi Uluçevik “Milli Kıbrıs Davamızın bütün aşamalarına sayın Denktaş’la beraber tanıklık ettim. 15 seneye yakın sayın Denktaş’la New York’da müzakereleri yürüttük” dedi.

Kıbrıs meselesinin Dünya’da çözülememiş olan 3 konudan bir tanesi olduğuna işaret eden Tugay Uluçevik, şunları söyledi:

“Birincisi Hindistan ile Pakistan arasındaki Keşmir sorunu, İkincisi Filistin ve Ortadoğu’ya ilişkin sorunlardır. Üçüncüsü de Kıbrıs Sorunudur. 1968 yılında Kıbrıs’taki iki toplum arasında müzakerelerle çözüm bulmak amacıyla çalışmalar başladı ve 1968 yılında başlayan müzakere süreci çeşitli aşamalardan geçti. 10. Dönem yaşanmaktadır ve şimdi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Kıbrıs Rum Lideri Nikos Anatasiadis arasındaki görüşmelerle de sürdürülmekte. Bu müzakare sürecinde 6 gündem başlığı vardır. En sonuncu madde güvenlik ve garantilerdir. Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği usul ve kurallara göre güvenlik ve garantiler konusu Kıbrıs’taki taraflar arasında anlaşmaya varıldıktan sonra garantör devlet olan Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin de katılımıyla bir konferansta görüşülmesi yolundaydı. İşte bu aşama geçtiğimiz 12 Ocak’ta Cenevre’de başladı. Konferans sadece bir gün sürdü. Konferans ucu açık olarak düzenleniyor. Ne zaman biteceği belli değil. Fakat ilk konferansta yapılan konuşmalardan da anlaşılacağı gibi taraflar arasında diğer konularda da henüz anlaşma yok” dedi.

Müzakerelerde özellikle güvenlik ve garantiler konusunda büyük görüş ayrılıkları olduğunun altını çizen Uluçevik konuşmasına şöyle devam etti;

“Özellikle güvenlik ve garantiler konusunda Türkiye ile Kıbrıs Rum toplumu, Yunanistan ve İngiltere arasında büyük görüş farklılıkları var. Biz garanti ve ittifak antlaşmalarının devam etmesini, Türkiye’nin Kıbrıs’a yönelik etkin ve fiili garantilerinin devam etmesini istiyoruz. Halbuki diğer taraf bu sistemin değiştirilmesini, kaldırılmasını istiyor. Bu sebeple de toplantıya ara verildi. Önümüzdeki 15 Mart’ta tekrar toplanması yolunda düşünceler var. Durum bu merkezde şimdilik” dedi.

Son günlerde gündemden düşmeyen Kardak ve Ege adaları konusunda da açıklamalar yapan Emekli Büyükelçi Tugay Uluçevik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bütün bu gelişmeler gösteriyor ki Rum ve Yunan tarafı kendileriyle antlaşma yapmak için güvenilir muhatap değillerdir. Son günlerde Kardak’ta ve diğer adalarla ilgili yaşanan olaylarda Rum, Yunan tarafının bilinen uzlaşmaz ve tahrikkar tutumlarının yeni bir örneğidir. İşin garip tarafı odur ki, Rumların ve Yunanlıların Kıbrıs’ta kalıcı bir çözüm için bir dostluk nişanesi göstermemiş olmasına rağmen, bir güven ortamı eğiliminde olmamalarına rağmen KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı bir an evvel Kıbrıs’ta bir çözüm peşinde koşmaktadır. Herhangi bir konuda bir çözüm olabilmesi için her şeyden önce ilgili taraflar arasında bir dostluk havasının, bir anlayış havasının ortaya çıkması lazım. Fakat Yunan savunma bakanının Kardak’ta ortaya koyduğu tavır, keza FETÖ’nün 15 temmuz darbe girişiminde Yunanistan’a kaçan askerleri iade etmemesi, Yunanistan’ın Türkiye’ye dostluk duyguları beslemediğini ortaya koymaktadır. Bunun çeşitli misalleri vardır. Bunlar da en son somut misallerdir. İşte Kıbrıs sorununa bulunacak çözümü de bu şartlarda düşünmek lazımdır” dedi.

Emekli Büyükelçi Tugay Uluçevik, “Türkiye’nin bir Milli Dava olarak benimsediği Kıbrıs konusuna böyle gergin bir ortamda alelacele bir çözüm bulunması beyhudedir” diyerek konuşmasını şöyle noktaladı:

“Bana göre abesle iştigaldir. Belki çözüm bulunur, taviz verirsiniz çözüm olur ama adada kalıcı bir barış yaratılacak mıdır? Önemli olan bu soruya cevap vermektir. Kıbrıs’ta 1960 yılında varılan antlaşma Türk-Yunan ilişkilerinde yeni bir devir açacağına inanılmış, Türk-Yunan dostluğu yaratılacağına inanılmış, oysa söylediğim gibi 3 yıl 4 ay sonra her şey 0 ile çarpılmış. Değil dostluk yaratmak, iki ülke savaşın eşiğine birkaç defa gelmiştir. Yunan tarafındaki aynı duygular ve tavırlar devam etmektedir. Bu şartlarda Türk-Yunan dostluğundan bahsetmek gerçekçi değildir. Kıbrıs sorununa çözüm aramak da bir uğraştır diye düşünüyorum” dedi.

http://kenttv.net/haber.php?id=36984

Scroll to top