Emekli Büyükelçi Jacovides Kıbrıs sorunu ve anlaşmazlığın çözümünde BM’nin rolünden bahsetti Reviewed by Momizat on . Dış Politika Derneği tarafından Harvard Kulübü'nde düzenlenen etkinlikte konuşan emekli Büyükelçi Andreas Jacovides, "Kıbrıs sorununun BM Anlaşması ve Kararları Dış Politika Derneği tarafından Harvard Kulübü'nde düzenlenen etkinlikte konuşan emekli Büyükelçi Andreas Jacovides, "Kıbrıs sorununun BM Anlaşması ve Kararları Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Emekli Büyükelçi Jacovides Kıbrıs sorunu ve anlaşmazlığın çözümünde BM’nin rolünden bahsetti

Emekli Büyükelçi Jacovides Kıbrıs sorunu ve anlaşmazlığın çözümünde BM’nin rolünden bahsetti

Dış Politika Derneği tarafından Harvard Kulübü’nde düzenlenen etkinlikte konuşan emekli Büyükelçi Andreas Jacovides, “Kıbrıs sorununun BM Anlaşması ve Kararları, Avrupa Birliği ilkeleri esasında çözümünün mümkün olduğunu, böylelikle yeniden birleşecek olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, tüm adada yaşayanların faydasına ve bölgede barış ve istikrara faydalı normal bir devlet olabileceğini belirtti.

Büyükelçi Jacovides, müteveffa Yunan Amerikan bankacısının 10 yıl başkanı olduğu Atlantic Bank’ın holding şirketi New York Bankcorp Topluluğu tarafından desteklenen ‘Spiros Voutsinas Anma Konuşması’nda bu yılın ana konuşmacısı oldu. Büyükelçi Andreas Jacovides’i konuşmasını yapmak üzere kürsüye NYCB COO ve CEO’su ve Spiros Voutsinas’ın yakın arkadaşı Joseph Ficalora davet etti.

Jacovides, ‘Kıbrıs sorunu; Anlaşmazlığın çözümünde Birleşmiş Milletlerin rolü’ başlıklı konuşmasında, Birleşmiş Milletlerin Kıbrıs sorunuyla ilgili anlaşmazlığın çözümünde hatırı sayılır bir rol oynadığını, oynayabileceğini de ifade etti.

Emekli Büyükelçi, “Güvenlik Konseyi, Genel Kurul, ayrıca Genel Sekreter, bu rolü oynadılar, bu sorunun ortaya çıktığı 1963’ten bu yana, hatta daha öncesinde, Kıbrıs’ın bağımsızlığından önce oynadılar, oynamaya devam ediyorlar. Bu rolün hem barış yapma hem de barışı koruma anlamında devam etmesi gerekiyor” dedi.

Jacovides’in bir başka gözlemi de, BM eski Genel Sekreteri U-Thant’ın Garantiler Anlaşması’nın IV. Maddesi’nin yasaya uygun olup olmadığı sorusuna değinme önerisinin, özellikle bir tavsiye görüşü için Uluslararası Adalet Mahkemesi’nin zorla müdahale hakkı yetkisine ve mahkemenin bu yasal konuya açıklık getirmesiyle ilgili olarak İsviçre’deki son tur müzakerelerin kısmen başarısızlığına neden olan farklı yorumlarla karşı karşıya kalınmaması gerektiği yönünde oldu.

Büyükelçi şöyle devam etti:

“Benim kişisel görüşüm, BM prosedürü orda olduğu ve anayasal esası üzerinde görüş birliği (Güvenlik Konseyi’nin 1994 kararında ifade edildiği gibi) olduğu sürece Kıbrıs sorununun çözülebilir olduğudur. Eksik olan Türkiye’nin yeniden birleşen Kıbrıs’ın, yabancı asker ve yerleşiklerden (Kuzey Kıbrıs’ta şu an Kıbrıslı Türklerden daha çok yerleşik bulunuyor) arınmış, çağdışı kalmış yabancı garantiler ve zorlayıcı müdahale hakları olmayan , ki her hâlükârda günümüzün modern uluslararası hukuk normlarıyla bağdaşmayan- normal bir devlet (Genel Sekreter Guterres’in kullandığı mümkün anlamında), olmasına karşı isteksizliğidir.”

“Söz konusu devlet, BM ve AB içerisinde, bölgede yapıcı bir rol oynayabilecek, oynamaya devam edebilecek, şimdiki dış işgalden kaynaklanan sınırlamalar olmasına rağmen son yıllardaki başarılı gayretlerde olduğu gibi, uygulanabilir bir devlet olacaktır.”

“Bu devlet, turizmle, denizcilik ve hizmetlerle, tüm Kıbrıslıların yararına olacak Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki kaynaklarıyla, ekonomik yönden gelişen bir devlet olacaktır. Bu mücadele etmeye değecek başarılı bir hedeftir.”

Emekli büyükelçi, soruna çözümün anahtarının Ankara’nın görüşü olmaya devam ettiğini, Türkiye’nin Kıbrıs’ın hamisi olmayı amaçladığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları ve davranışlarının (megaloman diyebilirsiniz veya Osmanlı barışı uygulamak istiyor diyebilirsiniz) bunun alameti olduğunu, Türkiye için jeo politik hırslarının bölgede hâkim olmasını istediğini, İslami hedeflerinin bölgede belli olduğunu ve çok üzücü olduğunu kaydetti.

Kha

Scroll to top