femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Dördüncü Endüstri Devrimi Reviewed by Momizat on . Dr.İsmail Kemal Bu yıl Dünya Ekonomik Forumu Davos’ta esas tartışılan konu neydi? Biz Kıbrıs sorunu olduğunu zannedebiliriz. “Davos’ta Kıbrıs dışında neler konu Dr.İsmail Kemal Bu yıl Dünya Ekonomik Forumu Davos’ta esas tartışılan konu neydi? Biz Kıbrıs sorunu olduğunu zannedebiliriz. “Davos’ta Kıbrıs dışında neler konu Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Dördüncü Endüstri Devrimi

Dördüncü Endüstri Devrimi

Dr.İsmail Kemal

Bu yıl Dünya Ekonomik Forumu Davos’ta esas tartışılan konu neydi? Biz Kıbrıs sorunu olduğunu zannedebiliriz. “Davos’ta Kıbrıs dışında neler konuşuldu?” diye merak etmedik. Davos’un esas konusu “Mastering the Fourth Industrial Revolution” yani Dördüncü Endüstri Devrimi’ni kavramak, yönetmekti. Dördüncü Endüstri Devrimi geliyor. Peki, bu “devrim” ülkeler, toplumlar, bireyler için ne anlama geliyor? Böylesi bir “devrim” ekonomiyi, siyaseti, uluslararası ilişkileri, insanlar arası ilişkileri nasıl etkileyecek?

1780’lerde, İngiltere’de buhar makinelerinin kullanımı ile başlayan Birinci Endüstri Devrimi ve sonuçları hakkında çok bilgimiz var. Fabrikaların, buhar gemilerinin, trenlerin ortaya çıkışı tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişi sağlamıştı. Birinci Endüstri Devrimi’ni ilk başaran İngiltere ve onu izleyen diğer Avrupa ülkeleri dünyaya hakim olmuş, başaramayanlar ise Avrupa’nın sömürgesi haline gelmişti. Birinci Endüstri Devrimi sonucunda toplum yapılarının, siyasetin, insanların çalışma şeklinin, yaşamın her yönünün nasıl değiştiğini biliyoruz. Buhar makineleri ortaya çıkmadan önce Birinci Endüstri Devrimi’ni öngören olmuş muydu? Sanmıyorum. Şimdi, bilgi birikimimiz ve teknolojik olanaklarımız bize yaklaşmakta olan Dördüncü Endüstri Devrimi’ni öngörme olanağı veriyor. Bu “devrimi” erken kavrayan, anlayan, bu temelde hazırlıklarını yapan toplumlar avantajlı durumda olacak.

1971’de Dünya Ekonomik Forumu’nu kuran ve Başkanı olan Klaus Schwab, “The Fourth Industrial Revolution: What it means, how to respond” başlıklı bir makalede konuyu ele aldı. Makale “Foreign Affairs” dergisinde yayınlandı. Zaten Davos’un esas misyonu insanlığın önüne çıkacak sorunları öngörerek tartışmak ve çözümler bulmaya çalışmaktır. Schwab, endüstri devrimlerinin tarihini hatırlatıyor. 1784’te buhar makinesi ile Birinci Endüstri Devrimi, 1870’te elektrik, işbölümü ve yığınsal üretimle İkinci Endüstri Devrimi, 1968’de elektronik, bilgisayar ve otomatik üretimle Üçüncü Endüstri Devrimi başlamıştı. Dördüncü Endüstri Devrimi’nin gelmekte olduğunu biliyoruz ama henüz zamanı ve içeriği konusunda tam bilgiye sahip değiliz. 2013 Nobel İktisat Ödülünü alan Yale Üniversitesi’nden Prof. Robert J. Shiller, dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli konunun “siber-fizik sistemler” olarak düşünülen Dördüncü Endüstri Devrimi konusu olduğunu belirterek, bu “devrimin” nasıl yönetileceği konusunda hazırlık yapmak gerektiğini vurguluyor. Bu “devrim” birilerinin yararına, birilerinin zararına olacak. Belki toplumsal eşitsizlikleri daha da artıracak. Bunları henüz bilmiyoruz ama düşünüp hazırlanmamız gerek. Davos’ta bu yapıldı.

Klaus Schwab, geçmiş Endüstri Devrimlerine göre şimdi çok daha hızlı bir süreç içinde olduğumuzu yazıyor. Üretim, yönetim sistemlerini tamamen değiştirecek süreçler sözkonusu. Fiziksel, dijital ve biyolojik alanlar biraraya geliyor. Robotlar, şoförsüz arabalar, insansız araçlar, yapay zeka, nano teknoloji, üç boyutlu yazıcılar, biyoteknoloji, enerji depolama, kuantum bilgisayarlar, aletlerin birbiri ile konuşmasını, bilgi alış verişi yapmasını sağlayan sistemler (the Internet of Things) gibi alanlarda çok süratli gelişmeler yaşanıyor. Bilgisayar gücündeki çok hızlı artış ve yapay zeka temelinde bir çok alanda hayatımızın her yönünü etkileyen buluşlar, yenilikler oluyor. Tıptan yaşadığımız evlere kadar her şey hızla değişiyor. Yeni ürünler (onları alacak paramız varsa) hayatımızı değiştiriyor. Hemen hemen her şeyi (uçak bileti satın alma, taksi çağırma, alış veriş ve ödeme yapma, yolumuzu bulma, müzik dinleme, film izleme vs.) insanlarla temas etmeden, internet üzerinden yapabiliyoruz.

Dördüncü Endüstri Devrimi konusunda var olan en büyük endişe toplumsal eşitsiziliği daha da artırması olasılığıdır. Halen hem gelişmiş, hem de gelişmekte olan ülkelerde derin eşitsizlikler var. Son Oxfam raporuna göre sadece 62 milyarder dünya nüfusunun yarısının zenginliğine sahip. Prof. Robert J. Shiller, eşitsizlik konusunda durumun ne olacağını bilmediğimizi ancak bu konuda şimdiden hazırlık yapmamız gerektiğinin altını çiziyor. Risk fonu oluşturulmasını öneriyor. Klaus Schwab’a göre bizi Dördüncü Endüstri Devrimine doğru götüren teknolojiler iş yaşamını, hükümetleri, toplumları etkilemeye başladı. İş yaşamında hem arz, hem de talep tarafında alt üst oluşlar yaşanıyor. İş dünyasının bu değişimlere ayak uydurması gerek. Kimileri bunu başaracak, kimileri ise geride kalacak, oyunu kaybedecek. Yeni teknolojiler hükümetlere nüfusu daha iyi kontrol etme, izleme, dinleme olanağı veriyor. Mahremiyetin ortadan kalktığı, herşeyin birileri tarafından izlendiği bir toplum mu olacağız? Aslında bu duruma çok yaklaştık. Teknolojik gelişmeler ulusal ve uluslararası güvenliği, uluslararası ilişkileri de değiştiriyor. Nasıl savaş yaptığımız değişiyor. Yeni teknolojiler biz bireyleri, kimliklerimizi de etkiliyor, değiştiriyor. Daha iyi insanlar mı olacağız yoksa robotlaşacak mıyız?

Aldous Huxley romanını “Brave New World” diye isimlendirmişti. Dördüncü Endüstri Devrimi yönünde hızla yol aldığımızı anlamakta yarar var.

Ajanscyprus

Scroll to top