Crans-Montana hezimeti…Kral çıplak Reviewed by Momizat on . Cüneyt Oruç Crans-Montana’daki hezimetin ardından ortaya çıkan yalın gerçeği Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun ağzından bir kez daha duyduk. Güney Kıbrıs R Cüneyt Oruç Crans-Montana’daki hezimetin ardından ortaya çıkan yalın gerçeği Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun ağzından bir kez daha duyduk. Güney Kıbrıs R Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Crans-Montana hezimeti…Kral çıplak

Crans-Montana hezimeti…Kral çıplak

Cüneyt Oruç

Crans-Montana’daki hezimetin ardından ortaya çıkan yalın gerçeği Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun ağzından bir kez daha duyduk.

Güney Kıbrıs Rum yönetimi ve Yunanistan’ın mevcut parametrelerle hiçbir zaman çözüme yaklaşmayacağını ifade eden Çavuşoğlu, ‘Çünkü onlara göre AB üyesi olmuş bir devletleri var. Dolayısıyla yönetimi, gücü ve diğer konuları paylaşmak istemiyorlar. Güvenlik ve garantiler işin bahanesi’ dedi.

Yarım asır süren görüşmelerin finalinde ortaya çıkan bu gerçek, o masalda “Kral çıplak” diyen çocuğun hikayesini anımsatıyor.

Evet, kral çıplak.

Çünkü biz siyasi eşitlik, iki kesimli, iki toplumlu federasyon söylemlerini dile getirirken, Crans Montana’nın sonucunda ortaya çıkan gerçek, Rumların bu kriterlerin hiçbirine inanmadığıdır.

Crans-Montana’da düşen maskelerinin ardından, “göstermelik müzakere masası”nın bir daha hiç kurulmayacağını fark eden Rumlar, şimdi durumu kurtarmanın telaşında.

Yarım asra yaklaşan görüşmelerde Kıbrıs sorununu çözmek ister gibi devam etmek isteyen Rum lider Anastasiadis, dağılan masayı tekrar toplamanın derdine düştü.

Dün Meryem Ana yortusu nedeniyle kilisede düzenlenen ayinin ardından Kıbrıs sorununa ilişkin soruları yanıtlayan Rum lider, şu anda “toparlama-düşünme” döneminin söz konusu olduğunu ifade etti.

BM nezdinde müzakerelerin yeniden canlanması için girişimleri yoğunlaştıran Anastasiadis, bu sözlerle neyi kastetti bilinmez.

Ama bilinen tek gerçek, o çok önem verdikleri doğalgaz ve petrol yatakları için yapacakları anlaşmalarda müzakere masasına ihtiyaç duymaları.

Enerji güvenliği güvencesi ile davet ettikleri yatırımcıları ürkütmeden müzakerelere devam etmek istiyorlar.

Ne zaman ki Türkiye, “Akdeniz’de biz de varız” diyerek, KKTC’nin egemenlik haklarını koruyacağını ilan etti.

İşin rengi o zaman değişti.

Ortadoğu, enerji dengeleriyle yıllardır gerilim üstüne gerilim yaşıyor.

Ne yazık ki Kıbrıs ve çevresi de, son dönemde bu gerilim bölgesine dahil olmuştur.

Önümüzdeki 10 yıl da, çözüm hayali gerçekleşmeyeceği ortaya çıktığına göre, bu fay hattı, bölgedeki tansiyonu giderek yükseltecektir.

Bundan kimsenin çıkarı olmaz. Rumlar önemli bir fırsatı tepti. Herkesin kazanacağı bir iklimi, ne yazık ki Akdeniz’de gerilime terk ettiler.

Bu anlayışın kazananı ise asla olmaz.

Bunu hep birlikte yaşayarak göreceğiz…

StarKıbrıs

Scroll to top