Crans Montana…Gerçekten yazık oldu Reviewed by Momizat on . Mete Tümerkan Crans Montana’da ortaya bir çerçeve anlaşması çıkarılmasına çok yaklaşıldı. Rum tarafında niyet, irade, siyasi cesaret ve kararlılık olsa bir sonu Mete Tümerkan Crans Montana’da ortaya bir çerçeve anlaşması çıkarılmasına çok yaklaşıldı. Rum tarafında niyet, irade, siyasi cesaret ve kararlılık olsa bir sonu Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Crans Montana…Gerçekten yazık oldu

Crans Montana…Gerçekten yazık oldu

Mete Tümerkan
Crans Montana’da ortaya bir çerçeve anlaşması çıkarılmasına çok yaklaşıldı.
Rum tarafında niyet, irade, siyasi cesaret ve kararlılık olsa bir sonuç çıkabilirdi. Ama olmadı.
Halbuki, Kıbrıs konusundaki müzakere süreci uzun bir zamandan sonra Kıbrıs Konferansının toplanabildiği bir aşamaya gelmişti.
İlgili tüm taraflar bir masa etrafında buluşmuştu.
Çözüm için önemli bir fırsat yakalanmıştı.
Crans Montana’da uzun süren değişik formattaki görüşmeler maalesef sonuçsuz bir şekilde noktalandı.
Öyle ya da böyle, sonuçta önemli olan Kıbrıs Konferansının ortaya bir sonuç çıkmadan kapanması oldu.
BM Genel Sekreteri Guterres’in açıklamalarına göre birden çok konuda tıkanıklık aşılamadı.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı bu birden çok tıkanıklık konusuna basın toplantısında açıklık getirdi.
Özellikle Rum tarafı pozisyonunu biraz değiştirip, BM Genel Sekreteri’nin öngördüğü şekilde Kıbrıs Türk tarafının pozisyonuna yaklaştırıp kazanacağı adımı atmadı.
Böylece ortaya bir çerçeve anlaşması çıkarılamadı.
Yeniden böylesi kapsamlı bir konferansın toplanabilmesi için bir başka baharı beklemek zorunda kalacağız.
Ne zaman geleceği belli olmayan baharı…
Bu arada çok sert kışlar, ya da sıcak, yakıcı yazlar yaşayacağız.
Gelinen aşamada Kıbrıs’ta yarın, bugünden çok daha farklı şeyleri getirecek.
Farklı ve zor koşulları bize dayatacak.
Ve çözüm için tarafların yeni bir ortaklıkta bir araya gelmesi çok daha zor olacak.
Konferansın kapanması sonrasında Kıbrıs’ın önündeki ilk büyük sınav yaşanacak olan hidrokarbon krizi olacak.
Bu krizin dozu, yaşanacak gerginlikler adayı farklı noktalara da sürükleyebilir.
Aklın yolu Ocak 2017’de Cenevre’de başlayan ve Crans Mpntana’da devam eden Kıbrıs Konferansının başarı ile sonuçlanmasını emrediyordu.
Ama bu olmadı, olamadı.
Siyasi liderlik, cesaret ve irade eksikliği sürecin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden oldu.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs Konferansı’nın toplanmasını ve sonuç odaklı müzakere yapılmasını sağlayan kişi oldu.
Son ana kadar çözümü zorladı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı Ankara’daki bakanlığı Crans Montada’ya taşıdı. Çözüme gidecek yolu açmak için açılımda bulundu. Kıbrıs Rum tarafı ve Yunanistan biraz kımıldasa daha fazla açılım yapabileceğini BM Genel Sekreteri Guterres’e iletti.
Ancak beklediği karşılığı görmedi.
Sonuçta Konferans başarısızlıkla noktalandı.
Kıbrıs Türk tarafı ile Ankara’nın açılımları süreci sonuca taşımaya tek başına yetmedi.
Rum Lider Nikos Anstasiades gerekli siyasi liderlik ve cesareti gösteremedi.
Sonuçta kendi toplumunu tehdit olarak gördüğünü iddia ettiği fiili durumla yaşamaya mahkum etti.
Belirsizliğin devamını sağladı.
Kurulacak federal bir ortaklıkta olmazsa olmaz konulardan biri olan dönüşümlü başkanlık konusunu, neredeyse Kuzey Kıbrıs’ın önemli bir bölümünün iadesine ve sıfır asker, sıfır garantinin kabulüne bağladı.
Akılcı davranıp makul olan noktada Türk tarafı ile buluşmak yerine azami taleplerle masada oturdu.
Annan Planı’nda işine gelenleri kabule yanaşırken gelmeyenleri reddetti.
Bunları yaparak çok şey kaybetti.
Yeni kurulacak ve iş birliği ve güven ortamının gelişeceği bir federal yapıda belirsizliği ortadan kaldırma, asker sayısını önemli ölçüde azaltma, garantiler meselesini sağlıklı yürüyen bir sistemde belki de bir süre sonra kaldırma fırsatını tepti.
Sonuçta yazık etti.

Scroll to top