Çözüm, illa ki federal çözümde ısrarla gelmeyebilir Reviewed by Momizat on . Daha fazla federal çözümde ısrarın bir anlamı yok Kıbrıs konusunda artık bazı gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi. Hatta geçti bile… Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Daha fazla federal çözümde ısrarın bir anlamı yok Kıbrıs konusunda artık bazı gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi. Hatta geçti bile… Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Çözüm, illa ki federal çözümde ısrarla gelmeyebilir

Çözüm, illa ki federal çözümde ısrarla gelmeyebilir

Daha fazla federal çözümde ısrarın bir anlamı yok

Kıbrıs konusunda artık bazı gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi.
Hatta geçti bile…
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Crans Montana’daki Kıbrıs Konferansının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardınan Mehmetçik Üzüm Festivali’nde yaptığı konuşmasında Kıbrıs meselesinin geldiği durumu şöyle özetlemişti:
“Bugünlerde çok konuşuluyor; parametreler şöyle kötüydü, böyle kötüydü, o yüzden anlaşamadık diye. Hayır arkadaşlar. Parametrelerden dolayı olmadı bütün bu yaşadıklarımız. O parametrelerin içine girmek istemeyen bir zihniyet nedeniyle bunlar yaşandı. Kıbrıs Türkü’nün kendilerine eş değer, siyaseten eşit bir varlık olduğunu içine sindiremeyen, bunu içselleştiremeyen bir anlayış nedeniyle bu çözüme varılamadı.”

Yani, bu konuşmasında Cumhurbaşkanı, Kıbrıslı Rumların Kıbrıs Türkü’nü eş değer, siyasi eşit taraf olarak görmediğini ortaya koydu. Federal bir çözüme gitme konusunda belirlenen parametrelerin içine Rumların girmediklerini ve bu yüzden Crans Montana’ın başarısızılıkla sonuçlandığını söyledi.
Geride bıraktığımız haftada da Rum Lider ile yemekte buluşan Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum tarafında bir zihniyet değişimi olmadığını açıkladı.
Kıbrıs Türk tarafı ile yetki paylaşımına gidip, federal bir çatı altında ortaklık kurma niyetlerinin olmadığını ortaya koydu.
Durum bu kadar net.
Bunca yıldır Rum tarafı federal bir çözümü istemedi.
Rumlar yıllardır bizim söz ettiğimiz federal çözümün çok uzağında üniter bir devlete Kıbrıs Türk tarafını azınlık statüsü ile yamama peşinde koşup durdu.
Artık bu aşamada daha fazla federal çözümde ısrarın bir anlamı olmayacak gibi duruyor.
Meclis eski Başkanlarından Sibel Siber, Rum tarafının federal bir çözümden uzak olduğunun tespitini daha Crans Montana’daki Kıbrıs Konferansı öncesinde yapmıştı.
Siber Konferans öncesinde katıldığı bir televizyon programında şunları söylemişti:
“Tüm arzumuz müzakerelerden olumlu sonuçlar çıkmasıdır. Ancak olumsuz bir sonuç çıkarsa da, bu sonucun objektif olarak değerlendirilmesini istiyoruz. Gerek BM, gerekse uluslararası gözlemcilerin bu konuda objektif değerlendirme yapması gerekiyor. Bu iki toplum federasyon temelinde anlaşamayacaksa, bu durum geçmiş 50 yılın müzakereleri de göz önünde bulundurulup, samimi bir şekilde açıklanmalıdır. Toplumlar veya toplumlardan biri federal çözüm modeline hazır değilse, federasyon gerçekleşemez. Eğer böyle bir sonuç çıkarsa, saygı duyulmalı, bu konu tabu olmaktan çıkarılmalı ve yeni bir uzlaşı zemininde başka formül arayışına geçilmelidir. Belki de çözüme uygun olan model, yeni zeminde yaratılabilir ve arzulanan çözüme bizi ulaştırabilir. Örneğin federal devlette iki toplumun aynı Meclis çatısında olacağı bir modelden ziyade , zayıf bağlarla ilişki içinde olacağı bir konfederasyon modeli tartışılabilmelidir. Zaten bunun hem Güney’de, hem Kuzey’de çözüm ve barış taraftarları tarafından da zaman zaman tartışılıyor olduğunu görmekteyiz.“

Siber federal çözüm meselesinin artık bir tabu olmaktan çıkarılmasını ve yeni uzlaşı zemininde başka formüller aranması gerektiğini Crans Montana öncesinde net bir şekilde ortaya koyarken şunları da eklemişti:
“Rum tarafı üniter devletinden taviz vermek istemiyorsa, siyasi eşitlik anlayışından uzaksa, bu federasyon ilkelerine ters bir durumdur. Bu durumda yeni formülün tartışılabilmesi gerekir. Federal çözüm olmayacaksa kavga etmek yerine yeni bir uzlaşı zemininin yaratılabilmesi önemlidir.”
Yani kısacası Kıbrıs konusunda gelinen aşamada işin özü Sibel Siber’in söyledikleridir.
Yine onun söylediği gibi, ”Önemli olan halkların barışmasıdır. Zorlama ile imzalanacak bir çözüm modelinin yaşayabilir olması zordur. Çözüm modeline önce halklar sahip çıkmalıdır.”
Rum tarafında federal bir çözüm isteği ya da iradesi yok. Halk federal çözüme sahip çıkmıyor. Bu durum göz ardı edilemez. Bu gerçek ortada iken, federal çözüm modelini tabulaştırırsak, Kıbrıs meselesinde çözüm yolları kapatılmış olur.
Statükocu bir anlayışla bu konuya bakılamaz.
Önemli olan Kıbrıs’ta iki tarafın da kabul ederek içselleştirebileceği bir çözüm modelinin bir an önce bulunmasıdır.
Bunun adı önemli değildir.
İlla ki federal çözüm diyerek alternatif çözüm modellerinin önü kesilmemelidir.
Madem ki federal çözüm kırk yıldır olmuyor, başka bir model olabilir mi buna bakmakta, farklı bir arayışa girmekte fayda vardır.
Akıncı’nın yemek öncesinde dediği gibi o yol ayrımına gelmekte…
Bunun da kimseye bir zararı yoktur.
‘Tek yolcu’ anlayışlarla bir yere varılamadığı dünyada yaşanan başka gelişmelerle ispat edilmiştir.
Çözüm, illa ki federal çözümde ısrarla gelmeyebilir.
Artık herkes şapkasını önünü koyarak sağlıklı ve akılcı bir şekilde bu meseleye bir daha bakabilmelidir.

Mete Tümerkan-Haber Kıbrıs

Scroll to top