Çok Korkuyoruz: (Rum’un Niyetinden!) Reviewed by Momizat on . Eşref Çetinel Anastasiadis ve tabi Rum siyasileri sık sık Türkiye’nin Kuzey’e müdahalesiyle karıştırmacılığından şikâyet ederler. Mesela Anastasiadis Crans Mont Eşref Çetinel Anastasiadis ve tabi Rum siyasileri sık sık Türkiye’nin Kuzey’e müdahalesiyle karıştırmacılığından şikâyet ederler. Mesela Anastasiadis Crans Mont Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Çok Korkuyoruz: (Rum’un Niyetinden!)

Çok Korkuyoruz: (Rum’un Niyetinden!)

Eşref Çetinel
Anastasiadis ve tabi Rum siyasileri sık sık Türkiye’nin Kuzey’e müdahalesiyle karıştırmacılığından şikâyet ederler.
Mesela Anastasiadis Crans Montana bozgununa kulp takmak gereğini duyduğunda “eğer Türkiye araya girmesiydi biz Akıncı ile ne güzel sorunu çözecektik” imajını çaka çaka açıklamalar yapabilmektedir!
Nitekim şimdilerde öğreniyoruz “TC’nin garantileri de böyle bir talihsiz Türkiye müdahalesi sonunda müzakereleri berhava etmişmiş!
BUNU geçmiş günlerde Haravgi gazetesinin sorularını cevaplandıran Anastasiadis, “garantilerin kaldırılması için Türkiye 15 yıllık süre tanınmasını, ancak bu sürenin 10 yıla düşürülmesini de kabul edebileceğini ima ettiydi. Ayrıca kalıcı bir üs ve 800 askerinin de adada kalmasını şart koştuydu…” Deyiverdi!
Ve tabi bunun kabul edilebilir olmadığını söylerken, “oysa kendisinin müzakerelerin ilk döneminde Akıncı ile çok büyük ilerlemeler kaydettiğini.. Ancak Türkiye’nin müdahalesiyle uzlaşılan konulardan geri adım atıldığını.. Crant Montana’da da uzlaşılamayan konunun Türk askerinin geri çekilmesi takvimindeki anlaşmazlık olduğunu.. Aslında asker sayısının 1960 İttifak Anlaşması düzeyinde olması gerektiğini de eklemeyi unutmadı!”
MÜZAKERELER başlayalı beridir temcit pilavı gibi ısıtıp “köşeme” taşıdığım bir beylik konu vardır. Tek cümlede ifade etmem gerekirse “Rum’un derdi imanı ve öncelikli sorunu Türkiye’siz bir ada çözümüdür!”
Her devrede “Türkiye’den korkmak” kılıfına sokulan bu “hedef” Güney’in müzakerelerin mihenk taşına vuran “olmazı” olmuştur! 1974 Barış harekâtını öne sürerek tüm dünyaya “Türkiye’den çok korktuğunu” yayarken ayni zamanda Kuzey’in işgal altında olduğunu ileri sürerek, mazlum ve mağdur toplum rolünü oynamaktadır!
FAKAT “Türkiye”nin garantörlüğünü kendi varlığı için tehdit unsuru olarak gören Rum liderliği ile halkı, Kuzey’deki Türk halkının da neden “Türkiyesiz kalmaktan korktuğu” üzerinde tırnak kadar bir empati oluşturmaya gerek duymamaktadır! Kendi için “hak” olan Türkiye korkusunu; bu kez Türkiyesiz bir Kıbrıs’ta Türk halkının Ruma güvenemeyeceği korkusundaki “hakkını” görmezden gelmektedir!
ASLINDA ve tüm bu “politik oynaşların” dışında Güney’in hedefi Türkiyesiz bir Kıbrıs çözümünü sağlayıp adaya AB şemsiyesi altında da olsa “çoğunluk egemenliğini” sereceği dolayısıyla 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti benzeri bir üniter sistem yaratmaktır! Zaten artık bu konudaki çağrılar açık seçik yapılırken, “bırakın Türkiye’yi gelin Kıbrıs Cumhuriyetine katılın” diyecek kadar da pervasız bir siyaset içine girmişlerdir!”
“İki ayrı devlete dayalı çözüm” bu nedenle dünden çok daha gereklidir çünkü Rum tarafının niyetinden çok korkuyoruz!

“Trump’ın kararı bölgedeki sorunları büyütecek”
Özgürgün: “Kıbrıs’ta yıllardır devam eden sorunu çözmek değil büyütmek isteyenler, şimdi aynısını Ortadoğu’da yapıyor”

Başbakan Hüseyin Özgürgün, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi ve Tel Aviv’deki ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıma kararının, bölgedeki sorunları daha da büyüteceğini söyledi.

Başbakan Hüseyin Özgürgün, Türkiye’deki A Haber’in sorusu üzerine, ABD Başkanı Trump’ın Kudüs’le ilgili açıklamasını ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Atina ziyareti sırasında Kıbrıs konusunda yaptığı açıklamayı değerlendirdi.

Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün açıklamasına göre, Ortadoğu’nun dünyada, sorunların en çok yaşandığı bölge olduğuna ve sürekli kan aktığına işaret ederek, Kıbrıs da dahil, yıllardır çözülememiş sorunların bölgede yığıldığını kaydeden Başbakan Özgürgün, Trump’ın açıkladığı kararın Ortadoğu’da akan kanı durdurmayacağını ve barışı sağlamayacağını, tam tersi gelişmelere yol açacağını söyledi.

Kıbrıs’ın bölgeye yakınlığına ve gelişmelerden etkileneceğine dikkati çeken Başbakan Özgürgün, Kıbrıs’ta yıllardır devam eden sorunu çözmek değil büyütmek isteyenlerin, şimdi aynısını Ortadoğu’da yaptığını kaydetti.

“KIBRIS’TA YAPILANLAR ŞİMDİ KUDÜS’E YAPILIYOR”

Başbakan Özgürgün, Kıbrıs’ta da sorunun çözülmek istenmediğini, Anavatan Türkiye’nin Kıbrıs’ta anlaşma sağlanması için her dönem olumlu adım attığını ve barış elini sürekli uzattığını belirterek “Kıbrıs’ta 43 yıldır anlaşma olamamasının müsebbibinin Rum tarafı olduğunun net olarak görüldüğü bir ortamda hâlâ somut bir adım atmayanlar, şimdi de Kudüs olayını ortaya atarak, daha da büyük soruna yol açıyorlar” diye konuştu.

“Büyükelçiliği Tel Aviv’den Kudüs’e taşıyorum demek, aslında ‘Ortadoğu’da kan akmasını istiyorum’ demek. ‘Ortadoğu’da sorunların daha da büyümesini istiyorum’ demek” diyen Başbakan Özgürgün, ABD’nin böyle bir kararın bölgede yaratacağı sıkıntıları çok iyi bilen bir ülke olduğunu, böyle bir karar alırken ne murat ettiğini anlamanın mümkün olmadığını dile getirdi.

Konunun Kıbrıs’la da bağlantısı olduğunu düşündüğünü ifade eden Başbakan Özgürgün, Kıbrıs sorununun büyümesini ve devam etmesini isteyenlerin Ortadoğu’da da aynı yaklaşımı sergilediğini vurguladı.

“KIBRIS’TA ANAVATAN SAYESİNDE KAN DÖKÜLMÜYOR”

Başbakan Özgürgün, Kıbrıs’ta Anavatan Türkiye sayesinde kan dökülmediğini, barışın sağlandığını ifade ederek ancak Kudüs konusunda alınan kararın, bölgedeki sorunları ve istikrarsızlığı büyüteceğini ve daha karmaşık hale getireceğini, alınan karardan bu sonucun çıktığını söyledi.

“ERDOĞAN’IN ATİNA’DAKİ AÇIKLAMASI ÇOK DOĞRU VE YERİNDE”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Atina’da Kıbrıs konusunda yaptığı açıklamanın çok doğru ve yerinde olduğunu belirten Başbakan Özgürgün, Kıbrıs’ta bir çözüm olmasını, dıştaki güçlerin de yardımıyla Rum tarafının engellediğini, Rumların, tüm görüşmelerde, son olarak da İsviçre’de yapılan görüşmelerde uzlaşmazlığını ortaya koyduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Anavatan Türkiye hükümetlerinin bulundukları her ortamda ve her dönemde Kıbrıslı Türklere ve Kıbrıs sorununun çözülmesine olan desteğini ortaya koyduğuna işaret eden Başbakan Özgürgün, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Atina’da, Kıbrıs’ın tamamına sahip olmak isteyen Rumlara, “bu hayalden vazgeçin” mesajı verdiğini ifade etti.

Kıbrıs Türkleri ile Anadolu halkı arasında gönül bağı olduğunu, bu ilişkinin bir menfaat ilişkisi olmadığını vurgulayan Başbakan Özgürgün, şöyle konuştu:

“Kıbrıs mücadelesi, büyük Türk milletinin kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk halkının, Anavatanı ile birlikte vermiş olduğu bir mücadeledir. Bu devam etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu anlamda birlikte hareket ettiğimizi ortaya koyuyor. Hem de, Kıbrıs’ta bir anlaşma isteyen tarafın anavatan Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı olduğunu ortaya koyuyor, istemeyenin de Kıbrıs Rum tarafı ve Yunanistan olduğunu açık açık söylüyor. Anavatan Türkiye’nin açık desteğiyle bugünlere gelmiş bulunuyoruz. Bu, 1950’lerden başlayan açık destek. Bugün Anavatan Türkiye hükümeti ve Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olan samimi ve sıcak ilişkilerimiz, Kıbrıs Türk halkının refah içerisinde, hiç kimseye muhtaç olmadan hayatını devam ettirmesini de sağlıyor. Bundan sonra da bu devam edecektir. Sayın Cumhurbaşkanı bu mesajı da veriyor ama aklını başına almayan, Kıbrıs’ın tamamına sahip olmak isteyen Rum tarafına da ‘bu hayalden vazgeçin’ mesajını açıkça gönderiyor.”

Rum Başpiskopos Hrisostomos’un, “Kıbrıs’taki Türkler İslamlaştırılmış Hristiyanlardır” iddiasına da atıf yapan Başbakan Özgürgün, “Kudüs’teki hareket de bölgedeki kötü niyetleri hep ortaya koyan ve çok ciddi tepkimize yol açan hareketlerdir. Bunların ardı arkası kesilmiyor” dedi.

Haber Kıbrıs

Scroll to top