Çavuşoğlu: “Kıbrıslı Rumlarla işbirliği yapan şirketler durumlarını yeniden değerlendirmeli” Reviewed by Momizat on . Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Yunan basınına açıklamalarda bulundu. Kıbrıs sorununda Rum tarafının hidrokarbon meselesindeki yaklaşımını “Basiretsiz Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Yunan basınına açıklamalarda bulundu. Kıbrıs sorununda Rum tarafının hidrokarbon meselesindeki yaklaşımını “Basiretsiz Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Çavuşoğlu: “Kıbrıslı Rumlarla işbirliği yapan şirketler durumlarını yeniden değerlendirmeli”

Çavuşoğlu: “Kıbrıslı Rumlarla işbirliği yapan şirketler durumlarını yeniden değerlendirmeli”

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Yunan basınına açıklamalarda bulundu.

Kıbrıs sorununda Rum tarafının hidrokarbon meselesindeki yaklaşımını “Basiretsizlik örneği” olarak niteleyen TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “Kıbrıslı Rumlar, Ada sadece kendilerine aitmiş gibi davranıyor. Doğu Akdeniz’de tek taraflı hidrokarbon faaliyetleriyle Kıbrıslı Türklerin vazgeçilemez haklarını hiçe sayıyorlar. Nasıl ki Türk tarafıyla gücü samimi olarak paylaşmaya hazır değillerse, Ada’nın doğal kaynaklarını da paylaşmaya hazır değiller”ifadelerini kullandı. Çavuşoğlu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de hem kendisinin hem de Kıbrıslı Türklerin haklarını ve çıkarlarını koruyacağının altını çizerek, “Kıbrıslı Rumlarla hidrokarbon alanında iş birliği yapan şirketler de maliyet-fayda analizlerini iyi yapmalı ve durumlarını yeniden değerlendirmeliler.” uyarısında bulundu.
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Yunanistan’a kaçan darbecilere ilişkin, “Firari darbecilerin iade edilerek Türkiye’de yargılanmalarını sağlama noktasında kararlılığımızı koruyoruz.” dedi. Çavuşoğlu, Ta Nea gazetesine iki ülke arasındaki ilişkileri değerlendirdi.Yunan mahkemelerinin, 8 darbecinin sığınma hakkı tanınarak serbest bırakılması yönünde karar verdiğini anımsatan Çavuşoğlu, “Yunanistan kendisini darbecilere güvenli liman olan bir ülke şeklinde gösterdi.” değerlendirmesinde bulundu.

“RUMLARLA İŞ BİRLİĞİ YAPAN ŞİRKETLER DURUMLARINI YENİDEN DEĞERLENDİRMELİ”

Kıbrıs sorununda Rum tarafının hidrokarbon meselesindeki yaklaşımını “basiretsizlik örneği” olarak niteleyen Çavuşoğlu, “Kıbrıslı Rumlar, Ada sadece kendilerine aitmiş gibi davranıyor. Doğu Akdeniz’de tek taraflı hidrokarbon faaliyetleriyle Kıbrıslı Türklerin vazgeçilemez haklarını hiçe sayıyorlar. Nasıl ki Türk tarafıyla gücü samimi olarak paylaşmaya hazır değillerse, Ada’nın doğal kaynaklarını da paylaşmaya hazır değiller.” dedi.Çavuşoğlu, Ada’daki doğal kaynakların sadece Kıbrıslı Rumlara ait olmadığına ve Türk tarafının doğal haklara sahip olduğuna işaret ederek, Kıbrıslı Türklerin de eşit olarak dahil edileceği bir karar mekanizmasının oluşturulması gerektiği çağrısında bulundu.Türkiye’nin en baştan beri sorumsuzca adımlar atılmaması noktasında Rum tarafını uyardığını anlatan Çavuşoğlu, “Hala eğer kaybedecekleri bir şey olmadığını inanıyorlarsa yanılıyorlar.” diye konuştu.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de hem kendisinin hem de Kıbrıslı Türklerin haklarını ve çıkarlarını koruyacağının altını çizerek, “Kıbrıslı Rumlarla hidrokarbon alanında iş birliği yapan şirketler de maliyet-fayda analizlerini iyi yapmalı ve durumlarını yeniden değerlendirmeliler.” uyarısında bulundu.Ayrıca, hidrokarbon meselesi ile Kıbrıs sorunun çözümü arasında doğrudan ilişki kurmadıklarına dikkati çeken Çavuşoğlu, “Aksine, Kıbrıslı Rumlar ve Türkler arasında hidrokarbonlara yönelik ortak karar mekanizması kurulması için bir çözümün beklenmesine gerek yok.” dedi.

Çavuşoğlu, Kıbrıs sorununa ilişkin çözüm sürecinin geçen temmuzda sona erdiğini anımsatarak, “Sebebi basit. Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türklerle siyasi eşitliği hazmedemiyor.” ifadelerini kullandı.Rum tarafının Türk tarafıyla eşit taraflar olarak güç paylaşımında bulunmaya yanaşmadığını anlatan Çavuşoğlu, “Aynı zamanda, ‘sıfır asker, sıfır garantide’ ısrar ettiler. Bu da ‘sıfır sonuca’ götürdü. Bu zihniyetin kazan-kazan bir sonuca götürmeyeceği baştan belli olmalıydı.” değerlendirmesini yaptı.

Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler (BM) Kıbrıs Özel Danışmanı JaneHollLute ile görüşerek Türkiye’nin çözüm süreci için gelecek vizyonunu paylaştıklarını anlatarak, “Bu noktada, iki tarafın ve garantörlerin önlerindeki yolu ve tam olarak neyi müzakere edeceklerini tartışmaları iyi bir fikir.” dedi.

“TÜRKİYE, DOĞU AKDENİZ’DE HİDROKARBON FAALİYETLERİNE YAKINDA BAŞLAYACAK”

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de kendi kıta sahanlığındaki haklarını kullandığını kaydeden Çavuşoğlu, tek taraflı adımların, geçersiz ikili anlaşmaların ve maksimalist tasarımların Türkiye’nin uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan egemenlik haklarına herhangi bir hukuki etkisinin olamayacağını belirtti.Çavuşoğlu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı içinde egemenlik haklarını tam olarak kullanacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:”Hiçbir yabancı ülke, şirket ya da gemi Türkiye’nin kıta sahanlığı içinde ya da üzerindeki denizlerde izin verilmemiş hidrokarbon veya bilimsel araştırma faaliyetinde bulunamaz. Buna ilişkin olarak, Türkiye yakında Doğu Akdeniz’de ve Karadeniz’deki deniz yetki alanları içinde kendi hidrokarbon çıkarma faaliyetlerine başlayacak.”

“Göç mutabakatı olmasaydı AB’ye 1,5 milyondan fazla düzensiz göçmen ulaşacaktı”

Göç sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çavuşoğlu, sorunun çok taraflı olduğuna ve çözümünün uluslararası bir dayanışma ve iş birliği gerektirdiğine işaret etti.Çavuşoğlu, Türkiye’nin düzensiz göçle mücadelede uluslararası toplumdan daha fazla destek beklediğini vurgulayarak, “Türkiye’nin üstün çabaları ile 2017’de 175 bin ve 2018 Ağustos’a kadar 142 bin düzensiz göçmen tespit edildi. Ayrıca 2018 Ağustos’a kadar 3 bin 13 kaçakçı yakalandı.” bilgilerini paylaştı.Ekim 2015’te Yunanistan’a günlük 7 bin göçmenin geçiş yaptığını, bu sayının 50’nin altına düştüğünü hatırlatan Çavuşoğlu, “Eğer Türkiye, 18 Mart Anlaşmasını önermemiş ve başlatmamış olsa 2016’dan bu yana Avrupa Birliği’ne 1,5 milyondan fazla düzensiz göçmen ulaşacaktı.” değerlendirmesinde bulundu.Çavuşoğlu ayrıca, göçmen mutabakatı kapsamında Türkiye’nin bin 681 göçmeni geri aldığı, 14 bin 998 Suriyelinin de AB’ye yerleştirildiği bilgisini verdi.AB’nin anlaşma kapsamında vize serbestisi, Suriyeliler için ikinci 3 milyar avronun serbest bırakılması ve Türkiye’nin katılım sürecinde yeni fasılların açılması gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği çağrısında bulunan Çavuşoğlu, “Türkiye üstün gayretlerini askıya alırsa, Ege Denizi yeniden düzensiz göç için bir rota olur.” dedi.

Kıbrıs Postası

Scroll to top