BM Genel Sekreteri’nin UNFICYP raporunda müzakerelerde ’emsalsiz ilerleme’ olduğu belirtildi Reviewed by Momizat on . Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Kıbrıs'taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü'yle (UNFICYP) ilgili raporunda, müzakerelerde son on dokuz ayda 'emsalsiz ilerle Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Kıbrıs'taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü'yle (UNFICYP) ilgili raporunda, müzakerelerde son on dokuz ayda 'emsalsiz ilerle Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Haberler » BM Genel Sekreteri’nin UNFICYP raporunda müzakerelerde ’emsalsiz ilerleme’ olduğu belirtildi

BM Genel Sekreteri’nin UNFICYP raporunda müzakerelerde ’emsalsiz ilerleme’ olduğu belirtildi

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü’yle (UNFICYP) ilgili raporunda, müzakerelerde son on dokuz ayda ’emsalsiz ilerleme’ olduğunu belirtti ve BM Güvenlik Konseyi’nden UNFICYP’in görev süresini altı ay daha, 31 Temmuz 2017’ye kadar uzatmasını istedi.

Pazartesi günü BM Güvenlik Konseyi’nin üyelerine verilen raporun resmi olmayan kopyası, 25 Haziran 2016’dan 15 Aralık 2016 arasındaki gelişmeleri kapsıyor.

Raporda, belirtilen dönemde, liderlerin yürüttüğü yoğun çalışma sürecinde, iki liderin (Kıbrıs Nicos Anastasiades ve  Mustafa Akıncı) `müzakereleri 2008’den sonra daha da ileriye götürmeyi, altı müzakere faslından dördünde -yönetim ve güç paylaşımı, mülkiyet, ekonomi ve AB’la ilgili konular- büyük ilerleme sağlamayı başardıkları, liderlerin ilk kez kendisinin 7 Kasım 2016’da İsviçre’nin Mont Pèlerin kasabasında başlattığı toprak konulu müzakereleri yönettikleri ifade edildi.

Liderlerin yürüttüğü müzakere sürecinde son on dokuz ayda ’emsalsiz ilerleme’ sağlandığı kaydedilen raporda, BM Genel Sekreteri, iki liderin çabalarını takdir etti, vizyonları, cesaret ve liderlikleriyle müzakereleri kesin anlamda ileriye götürdüklerini kaydetti.

Genel Sekreter ayrıca, bazı önemli ve hassas konunun beklediğini, sürecin şimdi kritik bir duruma geldiğini belirtti, en önemli ve belki de ortak yolculuklarının en talep kâr yönünü yüklenerek sağladıkları hızı sürdürmede liderler teşvik ettiğini bildirdi.

Raporda, “Bütün Kıbrıslıları da önlerinde karar verecekleri haftalara giderken liderlerini, ortak hedefleri olan kapsamlı bir çözüme en kısa zamanda ulaşmada desteklemeleri için teşvik ederim. Müzakereler çok önemli bir aşamaya girerken garantör güçler, Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallığın, ilgili diğer aktörlerin liderin devam eden kararlı çabalarını destekleme taahhütlerine bağlı olmaları her zamankinden daha da önemlidir” denildi.

Genel Sekreter raporunda, Kıbrıs’taki vatandaşların çözüm ve yeniden birleşme müzakereleri için oluşturdukları destekle ilgili ‘büyüyen çabaları’ da övdü.

Raporunda Kayıp Kişiler Komitesi’nden (KKK) de söz eden Genel Sekreter, Birleşmiş Milletlerin, komite aracılığıyla kurbanların aileleri adına yürütülmekte olan bu çok önemli insani çalışmanın desteklenmesi taahhüdüne bağlı olduğunu duyurdu.

Hem yakınların hem de tanıkların ilerleyen yaşları dikkate alınarak, KKK’nin çalışmalarını kolaylaştıracak bilgilerin önemine değinen Genel Sekreter şöyle devam etti:

“Bu bağlamda, KKK’nin kaynaklarının bu rapor döneminde arttığını gördüğüme sevindim. Bu ek güç, birçok tanık ve yakının ilerleyen yaşı ışından özellikle önemlidir. KKK’nın geçmişin yaralarını sarma çabaları sadece doğrudan kayıpların trajedisinden etkilenen ailelerini için önemli olmakla kalmayıp onları toplumlar arasında uzlaşma sürecinde de destekliyor.”

Mayın tarlalarıyla ilgili olarak da Genel Sekreter, kuzeyde beş mayın tarlasının temizlenmesiyle Kıbrıslıların güvenliği yönünde ilerleme sağlanması memnunlukla karşılanırken daha temizlenmesi gereken mayın olduğunu, örneğin Mammari yanındaki ateşkes hattına bitişik mayın tarlasının temizlenmesiyle ilgili çalışma olmamasının gereksiz riskler yaratmaya devam ettiğini bildirdi.

Dini yerlere erişimle ilgili sınırlamalar dâhil inanç özgürlüğü üzerindeki bütün sınırlamaların kaldırılması çağrısı yapılan raporda Genel Sekreter, dini liderlerin ortak çabalarının ibadet özgürlüğü ve barış için daha geniş ve daha fazla destek gerektirdiğini kaydetti.

Her iki topluma, iki taraf arasında daha fazla ekonomik ve sosyal denklik sağlanması için bir yardım ortamı sağlanması için çaba göstermeleri çağrısı yapan Genel Sekreter, ticareti teşvik ederek ekonomik, sosyal, kültürel, sportif ve benzeri temas bağları artırmalarını ve derinleştirmelerini istedi.

Raporda, “Bu tür temaslar iki toplum arasında güven tesis eder ve Kıbrıslı Türklerin izolasyonlarla ilgili endişelerini giderir. Ben her iki lidere, bu konularda ısrarcı olmalarını tavsiye ederim” denildi.

Genel Sekreter taraflardan BM’nin ateşkes hattı tanımının tekrarlanan inkârı olmadan “1989 yardım mektubu/ aide-memoire” da resmen kabul etmelerini talep etti ve “Aynı şekilde her iki tarafa da sivil, hukukun üstünlüğü ve askeri konulara yanıt vermesi ve işlem üstünlüğünü kullanabilmesi, güven ve işbirliğinin yeniden inşası için toplumlar arası faaliyetlerin cesaretlendirilmesi konusunda UNFICYP’in rolünü desteklemesi çağrısı yaparım” dedi.

BM Genel Sekreteri raporunda, askeri varlığın kalıcı şekilde ve ateşkes hattı boyunca azaltılması, bu bölgelerde, özellikle eski Lefkoşa şehrinin Venedik duvarları içerisindeki askeri bölgelerde kapalı evre televizyon kameralarının artırılmasına yönelik adımları da teşvik etti.

Birleşmiş Milletlerin, Varşova’daki statükodan Türkiye Hükümetini sorumlu tutmaya devam ettiğini kaydeden Genel Sekreter, taraflarca Güvenlik Konseyi’nin 2300 (2016) sayılı kararı uyarınca geçiş planıyla ilgili UNFICYP ve İyi Niyet Misyonu’yla ilişki kurulmasına yönelik ilk adımların atılmasından duyulan memnuniyeti belirtti, tarafların birlikte katkısıyla UNFICYP gözetiminde bu çalışmaları derinleştirecek özel bir çalışma gurubunun kurulmasının uygun olduğunu ifade etti.

Genel Sekreter, bu planlamanın müzakerelerde daha fazla ilerleme sağlanmasına ve yeniden birleşmiş bir Kıbrıs’ta BM’nin destek rolüyle ilgili tarafların düşüncelerine bağlı olduğunu vurguladı.

Raporda, “Hem ilerleme, hem takip eden referandumda sıkıntılara yanıt vermeye hazır UNFICYP’in ve herhangi başka devam edecek misyonun öneminin altını çizerim. Bu konudaki daha fazla gelişmelerin zamanı gelinde rapor edileceğini umut ederim ” denildi.

Genel Sekreter 22 Temmuz’da UNFICYP’in liderlere ilk geçiş planı hakkında bilgi verdiğine işaret etti. Kasım başında müzakereciler bu tür konuları Özel Danışman ve Özel Temsilci’nin de katılımıyla bu konulara dönmüşler ve prensipte Birleşmiş Milletlerin çözüm öncesi dönemde desteğin çeşitli ana alanlarına yoğunlaşmasına karar vermişlerdi. Müzakerecilerle daha sonraki görüşmelerin 15 Aralık’ta yapılmıştı.

Genel Sekreter, geçen yıl üstlenilen geçiş planının, bir anlaşmanın uygulanmasını etkin bir şekilde desteklemek ve çözüm öncesi dönemdeki zorluklarda taraflara yardımcı olmak için Birleşmiş Milletlerin adadaki kabiliyetinin değişmesi gerektiğini göstermişti.

Bu yeni kabiliyetleri tanımayan Genel Sekreter, bunun göze çarpan anahtar konular üzerinde müzakerelerde daha fazla ilerlemeye bağlı olacağını, tarafların BM’nin gelecekteki rolü için beklentileri üzerindeki gerekliliğine bağlı olacağını belirtti.

Raporda, “Ancak şimdiki kaynaklar ve şimdiki şekliyle UNFICYP’in bir çözüme uygun destek vermesi için sınırlı kapasitesi olduğu dikkate alınmalıdır. Bundan başka böyle bir planlama, iki tarafın sorumluluğu olan bir çözümün uygulanmasına yönelik hazırlıklar için daha geniş ihtiyaçların sadece bir yönüdür” denildi.

Scroll to top