Bırakınız Maraşlılar Yüzsünler… Reviewed by Momizat on . Marilena Evangelou Haydi, tatile gidelim. Herkesin istediği bu değil mi? Sorumluluklarınızı düzenleyiniz ve kendinize dilediğiniz kadar zaman veriniz. Birleşmiş Marilena Evangelou Haydi, tatile gidelim. Herkesin istediği bu değil mi? Sorumluluklarınızı düzenleyiniz ve kendinize dilediğiniz kadar zaman veriniz. Birleşmiş Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Bırakınız Maraşlılar Yüzsünler…

Bırakınız Maraşlılar Yüzsünler…

Marilena Evangelou
Haydi, tatile gidelim. Herkesin istediği bu değil mi?
Sorumluluklarınızı düzenleyiniz ve kendinize dilediğiniz kadar zaman veriniz.
Birleşmiş Milletlerin bize söylediği bu değil miydi?
Bunu yapmak için çok özel tavsiyeler istemiyoruz aslında.
Heyhat! Kıbrıs’ta yaşıyoruz. Bütün kış bunun için çalışıyoruz. Deniz, kum ve güneş… Bir tatilin temel unsurları… Bunlar bizim “evimiz”in içerisinde var.
Öyleyse, arabanıza benzin alınız, atınız bagaja şemsiyeleri, şapkaları, mayoları, disney kahramanlı havluları; top, bir çanta soğuk yem-yiyecek, biraz da meyve alın yanınıza… Vamos… Siz Girne’ye, Karpaz’a, Mağusa’ya; biz de Protoras’a, Baf’a, Limasol’a…
Ne güzel hayat be!
***
Böyle… Tatilimizi de paralel olarak yapalım. Statükoyu gözbebeğimiz gibi koruyalım. Sanırım ve korkarım ki artık mücadele bu doğrultudadır… (en azından kendi tarafımda!)
Aman ha, dikkat edin de bir araya gelmeyelim, buluşmayalım (!)
Buluşmayalım ki bazıları ara bölgedeki etkinliklerimizi plajlara taşıdığımızı sanmasın. Nemelazım, “ulus kurtaranlar” tatilimizi yabancı güçlerin finanse ettiği yönünde eleştiri yaparlar sonra…
***
Kendimi ayırdığımı sanmayın. Yok, hayır… Ben de hafta sonunu plajda geçireceğim. Kıbrıslı Rum dostlarımla Mağusa’nın kapalı bölgesinin birkaç kilometre ötesindeki bir plajda olacağım. Küçük bir koydur. Bir alışkanlık edindik; yüzerek derinlere gidiyoruz, son büyük kayaları aştıktan sonra çıplak gözle kapalı şehrin otellerini görebiliyoruz…
***
Plajda çok Maraşlı da olur hep. Bölünmüş bir halde. Yarısı valizlerini depodan çıkarmış durumdadır. Bir diğer yarısı da düşünüp durmaktadır. Her fırsatta yaralarına basılmasından bitkin düşmüş şekilde düşünüp duruyorlar.
Bir yandan Kıbrıslı Türkler sağda solda gazetecilere istihbarat saçıp duruyorlar ve bunlar resmi yoldan ne doğrulanıyor, ne yalanlanıyor. Öte yandan Kıbrıslı Rumlar öneriyi incelediklerini söylerken, önerinin ne olduğunu söylemiyorlar ve BM kararlarına gönderme yapan o bilindik numaraları sıralayıp duruyorlar. Yoksa BM kararları da şehrin zamanın ve kullanılmamışlığın insafına bırakılmasını mı öngörüyor? Öyle veya böyle 43 yıldır kapalıdır.
Dolayısıyla, her şey bilinmezlik ve genelleme durumundadır. İçeride ise insanlar acı içerisinde, umutsuz, yorgun, haksızlığa uğramış…

***
Hem barikatın bir tarafında; yıllardır dikenli tellerin ardından bakıp yerlerinin yurtlarının yılan ve kertenkelelere kaldığını ıstırapla seyretmelerine göz yuman ve bunu sürdürenlere, hem de diğer tarafında sırf yüreklerinden geçeni belirtip evlerine gitmek istediklerini söyledikleri için suçluluk ve bölünmüşlük duygusu yaratanlara söyleyecek sözüm şudur: “Acılarıyla oynamayı kesin.”
***
Siyasetin de bir sınırı vardır ve her iki taraf da yıllardır bu sınırları çoktan aştı. Bu sınırların aşılması her iki toplumdan insanların aleyhine olmuştur. Kendi insanınızın… İnsanlar yoruldular. Artık kimseye güvenleri yoktur. Bu tayfaya ben de dâhilim. Her şey belli olmadan bu oyunun özüne inmemem lazım. Bu istihbarattan doğan binlerce soru vardır. Bunlar Kıbrıs sorununun varlığından bitişine kadar her noktasıyla ilgilidir. Benim kafamda da sorular dolaşmaktadır. Bunları yazmamın hiçbir manası yoktur.
Aslında niyet aşamasında hiç de yeni olmayan bir hamleyle bağlantılı insani hislere değiniyorsam, bunun sebebi toplumumdaki insanların durumuna üzülmem ve bu konuda acı çekmemdir.
***
Hade bakalım… Tatile gidiyoruz. Kıbrıslı Türk politikacıların nereye gideceklerini bilmiyorum. Habere bakılacak olursa Kıbrıslı Rum politikacıların çoğu tatillerini Yunan adalarında geçirecekler. Az sayıda politikacı Kıbrıs’ta tatil yapacak. Nikos Anastasiadis de bu az sayıdaki politikacılar arasında. Dağlara çıkacak. Trodos’a… Trodos’ta cumhurbaşkanına ait bir konut vardır. Uzakta… Ptotoras’taki son uzun kayayı yüzerek geçince Mağusa’nın kapalı şehrini görebileceğiniz koydan çok uzakta…
Siz Maraşlılar, yüzünüz… Derinlere doğru yüzünüz… Şanslıysanız ve nem de yoksa evinizi de görebilirsiniz. Haber aramayınız, ellerinizi kulaklarınızdan çekiniz. Endişelenmeyiniz. Bugünlerde hiçbir şey duymayacaksınız.
Herkes tatilde!
——————–

Yenidüzen -Yunanca özgün metinden çeviri: Çağdaş Polili

Scroll to top