femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Biden’ın Kıbrıs Mesajları Reviewed by Momizat on . Utku Çakırözer ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden iki günlük ziyaret için Kıbrıs’taydı. ABD eski başkanlarından Lyndon Johnson’dan 52 yıl sonra adaya giden en üst Utku Çakırözer ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden iki günlük ziyaret için Kıbrıs’taydı. ABD eski başkanlarından Lyndon Johnson’dan 52 yıl sonra adaya giden en üst Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Biden’ın Kıbrıs Mesajları

Biden’ın Kıbrıs Mesajları

Utku Çakırözer

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden iki günlük ziyaret için Kıbrıs’taydı. ABD eski başkanlarından Lyndon Johnson’dan 52 yıl sonra adaya giden en üst düzey Amerikalı yetkilinin bu ziyareti birkaç açıdan önemli:

Rusya öncelikli gündem

Türkiye’deki genel algı ziyaretin Kıbrıs sorununun çözüm sürecine ivme kazandıracağı şeklinde olsa da ABD Başkan Yardımcısı’nı yarım asır sonra adaya getiren konuların başında Washington’ın ‘Rusya’yı izole etme’ çabası geliyor. Ukrayna’daki gelişmeler sonrasında Kırım’ı kendine bağlayan Putin yönetimine tek taraflı yaptırımlar uygulama kararı alan ABD yönetimi, AB’yi de benzer bir tavır için zorluyor. Ancak, AB içinde Moskova ile arası en iyi olan ülkelerin başında gelen Güney Kıbrıs Rum Kesimi bu yaptırımlara karşı çıkıyor. Dışişleri Bakanı John Kerry’nin yapması öngörülen bu ziyaretin son anda başkan yardımcısı seviyesine yükseltilmesinde Rusya meselesi büyük rol oynuyor.

Akdeniz gazı stratejik hedef

Rusya ile yakından alakalı bir diğer konu ise ‘Avrupa’nın enerji güvenliği’ meselesi. AB’nin başta doğalgaz olmak üzere enerji kaynakları açısından Rusya’ya olan bağımlılığı Atlantik’in iki yakasında kaygıları her geçen gün artırıyor. İşte böyle bir dönemde, Doğu Akdeniz’de bulunan İsrail ve Kıbrıs doğalgazının Avrupa’ya ulaştırılması ABD açısından ‘stratejik bir hedef’ olarak görülür hale geldi. Doğalgazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçişi için ise Kıbrıs’ta ‘kalıcı’ bir çözüm lazım.

50 yıldır tüm çabalar başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen, ABD’nin yeni bir deneme için başkan yardımcısı seviyesinde devreye girmesinin ardında yatan asıl neden de bu.

 

Rumlara jest üstüne jest

Gelelim Kıbrıs sorununa… Ankara ile KKTC yönetimindeki genel hava Biden’ın ziyaretinin, şubat ayında başlatılan yeni müzakere sürecinin ilerlemesine katkı sağlayacağı şeklinde. Ancak ziyaretten gözümüze takılan ayrıntılar, ABD Başkan Yardımcısı’nın birinci önceliğinin ‘Rum tarafının beklentilerini tatmin etmek’ olduğu izlenimi veriyor. Öteden beri ABD’de Rum lobisine yakın senatörlerden biri olarak bilinen Biden’ın dikkat çeken tavırları öyle:

– Biden, önceki gece Kıbrıs’a iner inmez yaptığı açıklamada “ABD Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek meşru hükümetini tanımaktadır. Benim ziyaretim ve yapacağım görüşmeler de bunu değiştirmeyecektir” dedi. Bu eşit zeminde müzakere ruhuna aykırı olmakla kalmayıp, müzakerelerin sonucuna ilişkin Amerikan tavrını baştan ortaya koyan bir tutum.

– Açıklamasında Anastasiades’i ismen saydıktan sonra görüşme yapacağı tarafları ‘Rum toplumunun liderleri (Birden fazla lider)’ ve ‘Türk toplumu lideri (Tek bir kişi)’ diye eşit olmayan bir biçimde sıraladı.

 

Kıbrıs’ta milat 1974 mü?

– Biden Kıbrıs sorununun miladı olarak ‘40 yıl öncesini’ yani 1974 Barış Harekâtı’nı işaret etti. Oysa BM dokümanları dahi olayların başlangıç tarihini 1963 olarak gösterir.

– Rum lider Anastasiades tarafından askeri törenle karşılanıp Rum bayrağı önünde poz verdi. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile görüşmesinde bayrak konmasına izin verilmedi. Hatta Eroğlu’nun zorlaması olmasa kapıda görüntü dahi vermeyecekti.

– Adadaki dini liderlerle görüşme tarafsız bölge yerine Rum tarafındaki başpiskoposluk binasında gerçekleşti. Başpiskopos Hrisostomos ev sahibi gibi, KKTC tarafından gelen Din İşleri Başkanı Talip Atalay ise azınlık dini temsilcisi gibi görüntü verildi.

 

Türkiye’nin parametrelerine uymaz

Türkiye’nin Kıbrıs sorunun çözümü konusunda AKP döneminde de benimsenen politikası; ‘iki kesimlilik’, ‘iki toplumluluk’, ‘siyasi eşitlik’ ve ‘iki kurucu devletin eşit statüsü’ parametrelerine dayalı ‘yeni bir ortaklık devleti’ kurulması esasına dayanır. 2004 yılında Türklerin ‘evet’, Rumların ise ‘hayır’ dediği BM tarafından hazırlanan Annan Planı bile, eksiklerine rağmen ‘iki kesimli, iki toplumlu, iki federatif devletli bir yeni devletin doğumunu’ öngörüyordu.

Oysa ABD Başkan Yardımcısı Biden’ın adaya ayağını atar atmaz yaptığı açıklama müzakerelerin sonucunda ‘yeni bir ortaklık devleti’ çıkmayacağını en üst seviyede vurguluyor. Yukarıda bahsettiğimiz diğer görüntüler de ‘eşitlik’ konusunda kaygı yaratıyor.

Ankara: Siyasi eşitlik gözetildi

Biden’ın ziyaretini Ankara ve KKTC yönetimi nasıl değerlendiriyor derseniz… İki başkentte görüştüğümüz yetkililer de Biden’ın ‘Rumları gözeten’ tavrının farkında. Bununla birlikte bardağın ‘dolu’ olduğunu düşündükleri tarafına bakılmasını tercih ediyor:

“Öyle konuştu ama davranışlarıyla çözümün taraflarından birinin Türkler olduğunu da kabul etmiş oldu. Siyasi eşitliği göz önünde bulunduran bir ziyaret yaptı. Bir ABD Başkan Yardımcısı tarihte ilk kez Türk tarafına geçerek KKTC Cumhurbaşkanlığı içinde KKTC Cumhurbaşkanı ile görüştü. Çözümün aciliyetine vurgu yapması önemlidir.

Bu ziyarette en büyük pay, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının çözüm yanlısı proaktif tutumudur. Ziyaretin sürece ivme katacağını umuyoruz.” Bu değerlendirmelerin ne kadar gerçekçi olduğunu zaman içinde göreceğiz…

Cumhuriyet

Scroll to top