B Planı ve Derinya Plajı Reviewed by Momizat on . Marilena Evangelou Mağusa’nın Kıbrıslı Türk Belediye Başkanı, Derinya plajına sadece Türklerin veya Kıbrıslı Türklerin girmelerine izin verileceği kararını aldı Marilena Evangelou Mağusa’nın Kıbrıslı Türk Belediye Başkanı, Derinya plajına sadece Türklerin veya Kıbrıslı Türklerin girmelerine izin verileceği kararını aldı Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » B Planı ve Derinya Plajı

B Planı ve Derinya Plajı

Marilena Evangelou

Mağusa’nın Kıbrıslı Türk Belediye Başkanı, Derinya plajına sadece Türklerin veya Kıbrıslı Türklerin girmelerine izin verileceği kararını aldı. Bu kişiler kimlik göstermek suretiyle plaja girebilecekler. Tam Derinya plajına ilişkin bir metin yazmaya başlamışken Maronitlerin köylerine dönmeleri yönünde karar alındığı haberi patladı.

Öylece bilgisayarın ekranına bakakaldım. O ana kadar ne yazdığıma bir baktım. Serdar Denktaş’ın açıklamasında kalmıştım. Serdar Denktaş, böyle bir hamlenin ırkçı olup olmadığı konusundaki görünün sorulması üzerine, plajın ayrımcılıkla açılmasını canhıraş biçimde savunuyordu. Gazeteci fantastik bir senaryo kurgulamış ve Serdar Denktaş’a bu kurgu üzerine sorusunu sormuştu. Buna göre, gazeteci bir Kıbrıslı Rum ile aşk yaşıyor ve denizde yıkanmak için birlikte plaja gidiyorlar. Sayın Denktaş, bu soruya şu şekilde karşılık verdi: “Rica ediyorum başka plaja gidiniz. Buna değil.”

Bu arada, Sayın Denktaş aynı anda Maronitlerin köylerine dönülmesi niyetinin beyan edildiği açıklamadan sonra tokalaşırken poz veriyordu. Bir baktım sinirli bir halde gülüyorum. Bu niyet, karara dönüştüğünde ve büyük bir olasılıkla kişilere geri dönmeyi isteyip istemedikleri sorulduğunda tepkilerinin ve verecekleri yanıtların ne olacağını düşünüyordum.

* * *

Artık açık açık B planının uygulama aşamasına girmiş bulunmaktayız. Bu B planı ile ilgili olarak önce Sayın Çavuşoğlu, daha sonra da Sayın Erdoğan bizleri önceden uyarmıştı. Bir de C planından bahsetmişlerdi. Bu plan da muhtemelen Kıbrıslı Rumların Kıbrıs sorunu çözülmeksizin şu an mevcut olan rejimin idaresinde Mağusa’nın (Maraş) ölü bölgesine geri dönmeleridir. Bu doğrultudaki söylentiler bir süredir ortalıkta dolaşmaktadır…

Kendimi bu insanların yerine koyuyorum. Ne tepki vereceklerini kestiremiyorum. Ne Maronitler, ne de C planının da uygulanması durumunda Mağusalılar ile ilgili görüş beyan edebilirim. Sadece kendimden bahsedeceğim. Gerek Maronitler, gerekse Mağusalılar ile gayet rahat bir şekilde empati kurabilirim, zira kendi ailemin de Girne’de büyük bir mülkiyeti var veya vardı (cümleyi hangi zaman kipinde yazacağımı bilemedim).

* * *

Ben, Marilena, dönmezdim. Siyasi konuları veya vatanseverlik konularını veya adını nasıl isterseniz koyun, kendi dönüşümün tüm bu yıllardır hayalini kurduğumuz iki kesimli iki toplumlu federal çözüme katkı koyabileceği ile ilgili konuları bir tarafa bırakalım… Olayı monotematik olarak görsem de, hatta ortak mücadeleyi görmezden gelip egoistliğe kadar varacak olsam da; söyleyin bana, yarın öbür gün beni yan kapıdaki komşuma gitmekten men eden bir karar alınmayacağını kim garanti edebilir ki? Beni bir plaja girmekten men eden kişiler, diğer taraftan evime dönmem için el sıkışıyorlar. Buna sadece çelişkili demek yeterli kalmaz. Tutarsızlık da vardır.

Evet, bunlar sadece ilk aklıma gelen düşüncelerdir. Konu çok geniştir. Birçok parametresi ve muazzam stratejik önemi vardır. Çok derin bir analiz ve aşırı derecede kafa yorma gerektirir.

YENİDÜZEN için yazılmış Yunanca özgün metinden çeviri: Çağdaş Polili

Scroll to top