femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Avrupa Parlamentosu seçimleri ve toplumsal siyasi eşitlikle hakların önemi… Reviewed by Momizat on . Ali TEKMAN Hani hep söyleriz ya... “Kıbrıs sorununa bulunacak çözüm, iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı, adil, kalıcı ve güvenlikli bir çözüm olmalı”diye... Ali TEKMAN Hani hep söyleriz ya... “Kıbrıs sorununa bulunacak çözüm, iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı, adil, kalıcı ve güvenlikli bir çözüm olmalı”diye... Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Avrupa Parlamentosu seçimleri ve toplumsal siyasi eşitlikle hakların önemi…

Avrupa Parlamentosu seçimleri ve toplumsal siyasi eşitlikle hakların önemi…

Ali TEKMAN

Hani hep söyleriz ya…

“Kıbrıs sorununa bulunacak çözüm, iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı, adil, kalıcı ve güvenlikli bir çözüm olmalı”diye…

İşin sırrı bu işte…

İki toplumun siyasi eşitliği…

Ya da iki etnik halkın eşit siyasal hakları…

Bu sağlanamadığı takdirde;

Sorunu tam olarak çözmeyi de başaramıyorsunuz bir yerde…

Evet… Kıbrıslı Türkler bir süreden beri;

Güney Kıbrıs’ın verdiği “Kıbrıs Cumhuriyeti” kimlik kartlarıyla pasaportlarını kullanıyorlar…

Saymaya gerek yok, pek çok alanda da bireysel olarak yararlanıyorlar bu imkânlardan…

Ancak… Mesele “Kıbrıs Cumhuriyeti” kimliğinizi bir seçmen olarak kullanma noktasına gelince;

Daha da açık söyleyelim;

Bireysel olarak kullandığınız herhangi bir hakkın, Güney’deki siyasi iradeyi veya bir başka deyişle oradaki etnik hakimiyetçi anlayışı etkilemesi söz konusu olursa;

Dominant, hakimiyetçi etnik yapı sizi o noktada frenler…

“Yok da bu gadar!” dercesine adeta…

Direkt demez de, allem eder, gallem eder, sizi engeller…

Çünkü, Kıbrıs sorunu henüz çözülmediğinden;

Ve dünya da sadece Güney Kıbrıs’ı “meşru yönetim” olarak kabul ettiğinden;

Örneğin AP seçimlerinde de sadece bireysel hakkınızı kullanmış oluyorsunuz, toplumsal siyasi eşitlikten kaynaklanan hakkınızı değil…

Oysa Kıbrıs’ta toplumların siyasi eşitliğine dayalı bir çözüm ve kalıcı barış sağlanmış olsaydı;

Kıbrıslı Türkler de kendi adaylarını kendi bölgelerinde seçmiş olacaklar;

Bireysel haklarını da böylelikle toplumsal eşitlik ilke ve temelinde kullanmış olacaklardı.

Rum Yönetiminin kaygısı biraz da şudur aslında:

Bu Türkler zaten Kuzey’de “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin ulaşamadığı bir otoriteye sahip, bir de dönüp Güney’de seçime katılarak buradaki siyasi iradeyi etkilemeye başlamaları “çok tehlikeli” olur!…

İşte bu yüzden dün Güney’de oy kullanılan AP seçimlerinde;

Binbir dereden su getirilerek ve de eften püften bahanelerle;

Kıbrıslı Türk seçmenlerin oradaki siyasete etki yapabilecek bir oy potansiyeline ulaşmaması için çeşitli manevralar yapıldı… Bu çok açık ve net…

Üstelik aslında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu eşit ortağı olan Kıbrıslı Türkler, sadece bireysel haklarını kullanarak Güney’deki listelerden aday olup;

Bir yerde Ermeni, Latin, Maronit azınlık mensuplarına benzer bir pozisyon görüntüsü vermelerine rağmen;

Yine de oradaki hakimiyetçi anlayışın ürkmesine neden oldular…

Ve ortaya dünkü üzücü durum çıktı…

Atasözlerinin vaaz ettiği herşey “doğrudur” diye bir kural yok…

Lâkin… Dünkü AP seçimlerinde ortaya çıkan üzücü durumu değerlendirirken;

“Bir musibet, bin nasihatten iyidir” şeklindeki atasözünün meseleye tam da oturduğunu düşünenlerdenim…

Öyle ya… Bir kez daha anlaşılmıştır ki;

Toplumsal siyasi eşitliğin yerini hiçbir şey tutamaz…

Bu bağlamda;

“Siyasi eşitliğe dayalı bir çözüm” ifadesi insanlara şu günlerde çok klişe gelebilir ama dünyanın neresine giderseniz gidin;

Siyasi bir ortaklığın ana unsurları olan iki etnik halkın iradesi söz konusu olduğunda;

Mutlaka toplumsal hak ve özgürlükler temelinde eşitlik aranır…

Aranmazsa, kuracağınız yapının payandaları ya eksik olur, ya da aksak…

Tabii ilk küçük sarsıntıda da çöker…

Bu yüzdendir ki;

Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin parametrelerin başında gelen ve “iki toplumun siyasi eşitliğini” vurgulayan ifadeler;

Son derece önemlidir ve bundan sonra da müzakere masasında azami dikkati göstermemiz gereken bir mesele olmaya devam edecektir.

Toplumsal temelde eşitliğe önem veren birisi olarak;

Bugüne kadar Güney’deki AP seçimlerine katılan Kıbrıslı Türkler için hiçbir olumsuz yorumda bulunmadım.

Bundan sonra da “aha gördünüz ne olduğunu, oturun oturduğunuz yerde” demeyi de, hem benimsemem, hem yakışıksız bulurum, hem de gösterdikleri medeni cesarete saygısızlık olarak addederim…

Bunu bir tecrübe, bir egzersiz olarak kabul ediyorum…

Hatta fena da olmadı AP seçimlerine bu şartlarda katılmaları…

Çünkü şimdi bu arkadaşlar belli ki AB nezdinde çeşitli siyasi ve hukuki platformlarda girişimlerde bulunacaklardır.

Ve bunları yaparken de uğradıkları haksızlıkların altını çizecekler;

Başvurdukları platformlardaki muhataplarının, neden Kıbrıs’ta bir çözümün olmazsa olmazının “toplumsal temelde siyasi eşitlik” olduğunu anlamalarını sağlayacaklardır bir yerde…

Kıbrıspostası

Scroll to top