Avrupa Parlamentosu Dilekçe Komitesi Başkanı Wikström KKTC’de bulunan kültürel mirasın yok edilmesine son verilmesini istedi Reviewed by Momizat on . KKTC'deki kültürel ve dini mirasın karşı karşıya bulunduğu tehlikenin boyutlarını sergileyen "Kıbrıs: Tehlike altında bulunan bir Avrupa Kültürü" adlı serginin KKTC'deki kültürel ve dini mirasın karşı karşıya bulunduğu tehlikenin boyutlarını sergileyen "Kıbrıs: Tehlike altında bulunan bir Avrupa Kültürü" adlı serginin Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Avrupa Parlamentosu Dilekçe Komitesi Başkanı Wikström KKTC’de bulunan kültürel mirasın yok edilmesine son verilmesini istedi

Avrupa Parlamentosu Dilekçe Komitesi Başkanı Wikström KKTC’de bulunan kültürel mirasın yok edilmesine son verilmesini istedi

KKTC’deki kültürel ve dini mirasın karşı karşıya bulunduğu tehlikenin boyutlarını sergileyen “Kıbrıs: Tehlike altında bulunan bir Avrupa Kültürü” adlı serginin açılışı pazartesi günü Rum Meclisi Başkanı Dimitris Syllouris ve Avrupa Parlamentosu Başkanları Konferansı ve Avrupa Parlamentosu Dilekçe Komitesi Başkanı Cecilia Wikström tarafından gerçekleştirildi.

Serginin açılışından önce düzenlenen etkinlikte Syllouris, serginin KKTC’deki Kıbrıs kültürel mirasının uğradığı felaketin boyutlarını sergilediğini söyledi. Cecilia Wikström ise kendi konuşmasında, konunun sadece Kıbrıs’ı değil tüm Avrupa’yı ilgilendirdiğini ve bu felakete son verilmesi gerektiğini vurguladı.

Söz konusu sergi ve ondan önceki etkinlik, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Konseyinin 2018 kararı temelinde uygulanan Avrupa Kültürel Miras Yılı çerçevesinde, Temsilciler Meclisi ile Kıbrıs’ta bulunan Avrupa Parlamentosu Ofisi ile işbirliği içinde düzenlendi.

Syllouris, “Araştırmalar, iyi hizmetler alış verişi ve ilgili kurumlarla işbirliğinin desteklenmesi aracılığıyla, AB bu girişim çerçevesinde bu mirasın sadece emanetçisi olmayı değil aynı zamanda, bireysel ulusal geleneklerden oluşan ve temel karakteri çok çeşitlilik olan, Avrupalı kimliğinin tutarlı bir unsuru olduğunu vurgulamayı ummuyor” dedi ve şöyle devam etti:

“Bu Avrupa girişiminin başlıca hedeflerinden biri kültürel mirasımıza ait eserlerin yasa dışı ticaretiyle mücadele ve kültürel mirasımızı tehdit eden tehlikelerin yönetimidir”.

“Ne yazık ki gerek savaşlar gerekse antik eserler hırsızlığı nedeniyle önemli kültürel eserler ya tahrip oldu ya da tahrip olma tehlikesi önünde bulunuyorlar. Yasa dışı ticaret ve kültürel mirasların dolaşımı gibi belli suçları suç olarak kabul eden ilk uluslararası anlaşma olan Lefkoşa Anlaşması aynı zamanda kültürel mirasın korunması amacıyla uluslararası işbirliklerinin ilerletilmesini de teşvike etmektedir”.

“Buna rağmen, adamız, tehlike önünde bulunan kültürün en üzücü örneğini oluşturmaktadır. Kıbrıs, bir coğrafi kavşak ve kültür köprüsü olarak uzun bir tarih ve çok kültürlü bir karaktere sahiptir. Farklı teknik ve felsefeye ait tarihi ve dini abideler tüm adaya yayılmış bulunmaktadır. Ne yazık ki, 44 yıldır KKTC’de bulunan kültürel mirasımızın büyük bir bölümü tahrip edilerek yok olma tehlikesi önünde bulunuyor (arkeolojik alanlar, Bizans, Bizans sonrası ve Orta Çağ dönemine ait manastırlar ve kiliseler, mezarlıklar, okullar, kaleler).

Syllouris, Rum Meclisi ve Kıbrıs’taki Avrupa Parlamentosu Ofisi tarafından düzenlenen ve devamla açılışı yapılan “Kıbrıs: Tehlike altında bulunan bir Avrupa Kültürü” adlı fotoğraf sergisinin, 1974’ten sonra Kıbrıs kültürel mirasının yaşadığı felaketin boyutlarını çok iyi belgeleyen bir sergi olduğunu vurguladı ve:”Kıbrıs’ın kültürel mirası tüm Avrupa’nın mirasıdır. Ve ortak kültürel mirasımız sadece geçmişin anılarını değil geleceğimizi de güvence altına alır” dedi.

Cecilia Wikström ise konuşmasında, Kıbrıs’taki kültürel mirasın felaketinin çok önemli ve ciddi olduğunu vurguladı ve “Yüzlerce kilise ve manastırın yağmalanıp soyulduğunu ve yerle bir edildiğini kendi gözlerimle gördüm” dedi.

“Bu anıtların yıkılmış olmasını görmek kalbimi acıtıyor. Bunlara artık seyirci kalarak Avrupa tarihinin gözlerimizin önünden silinmesini izleyemeyiz. Artık yeter. Avrupa bu konuda artık daha çok şey yapmalı. Özellikle bu yıl bundan söz ederek bir şey yapmamak olmaz”.

“Eğer yeniden birleşme ve yakınlaşma olanağını terk edersek, biz siyasetçiler olarak – ve bu herkes için geçerli- başka bir şey yapmalıyız. Ateşi yanık tutarak olabileceğine inanmalıyız”.

Kıbrıs kültür mirasının sadece Kıbrıs’ı değil tüm Avrupa toplumunu etkileyen bir konu olduğunu söyleyen Cecilia Wikström, tüm toplumların Avrupa kültür mirasının yok edilmesi konusunda bilinçlendirilmesi ve buna son verilmesi gerektiğini dile getirdi.

“AB üyesi olan Kıbrıs’ın 40 yıldan fazla bir zamandır işgal altında bulunması kabul edilemez. Onlarca yıldır tarihi anıtlar gözlerimizin önünde yok edilmektedir. AB üyesi bir devlette sınırların bulunduğu bu dönemde, Avrupa entegrasyonunun temellerini oluşturan özgürlükler, özgür dolaşım için savaşmamız ve siyasi özgürlükleri korumamız çok önemlidir”.

“Ülkelerin kültürel ve dini alanlarının yok edilmesine karşı bir çözüm bulmak için birlikte çalışmalıyız. Çünkü bu konu sadece Kıbrıs’ı değil, Birliğin tümünü ilgilendirir”.

Cecilia Wikström konuşmasını Kıbrıslı şair Kiryakou Haralambidis’in “Ammohostos Vasilevous” adlı şiirinden okuduğu dizilerle noktaladı ve “bir gün Mağusa’ya birlikte gideceğiz” dedi.

Wikström ve eşliğindeki Avrupa Parlamentosu Dilekçe Komitesi heyeti üyeleri Salı gün Mağusa’ya bir araştırma ziyareti gerçekleştirecekler. Amaçları, mümkün olduğunca Mağusa’ya daha çok yaklaşmak.

Etkinlikten önce RumMeclisi Başkanı Avrupa Parlamentosu Denetici Komitesi Başkanını ofisinde kabul etti.

Meclis tarafından yapılan açıklamaya göre, pazartesi akşamı Meclis Başkanı tarafından verilecek çalışma yemeği çerçevesinde, Mağusa kapalı kentini ziyaret etmesi amacıyla bir Deneticiler Komitesi heyetinin Kıbrıs’a gönderilmesi vesilesiyle gerçekleştirilen ilk görüşmede Mağusa konusunda görüş teatisinde bulunuldu.

Görüşmede ayrıca Kıbrıs’ın işgal altındaki bölgelerinde Türk işgali sonucu kültür mirasının yok edilmesi, yasa dışı yerleşim nedeniyle adanın demografik karakterinin değişmesi ve işgal bölgelerinin Türkiye tarafından yoğun bir şekilde askerileştirilmesi konuları tartışıldı.

Wikström tarihi tanımayanların, geleceği şekillendirme araçlarından yoksun olduğunu söyledi  Kıbrıs’ta kültürel mirasın yaşadığı felaketin tüm Avrupa ve Avrupa Birliğinin kendisini de ilgilendirdiğine vurgu yaptı.

Kha

Scroll to top