Avrupa Parlamentosu Başkanı Antonio Tajani: Erdoğan’a sert bir mesaj vermek zorunda kalabiliriz Reviewed by Momizat on . Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Antonio Tajani, sığınmacılar ve IŞİD’le mücadele konusunda birlikte hareket ettikleri Türkiye ile diyaloğun sürdürülmesi gerekt Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Antonio Tajani, sığınmacılar ve IŞİD’le mücadele konusunda birlikte hareket ettikleri Türkiye ile diyaloğun sürdürülmesi gerekt Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Özel Haberler » Avrupa Parlamentosu Başkanı Antonio Tajani: Erdoğan’a sert bir mesaj vermek zorunda kalabiliriz

Avrupa Parlamentosu Başkanı Antonio Tajani: Erdoğan’a sert bir mesaj vermek zorunda kalabiliriz

Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Antonio Tajani, sığınmacılar ve IŞİD’le mücadele konusunda birlikte hareket ettikleri Türkiye ile diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini, ancak idam cezasını getirmesi halinde ülkenin, AB perspektifinin dışında kalacağını söyledi. Tajani, Türkiye’ye kapıları tamamen kapatırsa Avrupa’nın kendi kalesine gol atacağını da ifade etti.

İtalyan La Repubblica gazetesine bir söyleşi veren Antonio Tajani, Türkiye’de Pazar günü yapılan referandumu değerlendirdi.

İtalyan siyasetçi, nihai raporunu beklediklerini söylediği AGİT’in ön raporunun endişe verici olduğunu ve bu bulguların kesinleşmesi halinde Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sert bir mesaj vermek zorunda kalacaklarını belirterek, “Ön rapordaki suçlamaların kesinleşmesi halinde AP, 26 Nisan’daki oturumda Türkiye üzerine tartışmaya hazırdır” dedi.

“İdam cezası da kabul edilirse, Ankara yönetimi kendini tamamen Avrupa perspektifinin dışına atacaktır” ifadesini kullanan Tajani, Türkiye ve AB arasındaki ilişkilerin daha da kötüye gitmemesini dileyerek, “Sadece diyalog sayesinde, bu ülkede otoriterliğe sürüklenme ve azınlıklar ile muhalefetin ezilmesini önleyebiliriz” dedi.

“ERDOĞAN KARŞITLARI İLE ONU DESTEKLEYENLER ARASINDA ARABULUCU OLMALIYIZ”

AB’ye aday ülke olarak kalmayı istiyorsa Türkiye’nin Kopenhag kriterlerine uyması için ısrar etmek zorunda olduklarını belirten Tajani, referandum sonucunun aşağı yukarı eşit oranda olduğunu gördüklerini, azınlık ve muhalefete bundan sonra bu ülkede nasıl davranılacağına da bakmaları gerektiğini söyleyerek, şöyle konuştu: “Bu aday ülkeden, temel değerler ve ilkelerimize saygı duyması konusunda ısrar etmeliyiz, ama kapıyı tamamen kapatmamalıyız. Bu, Avrupa’nın kendi kalesine gol atması olur. Bu arada, ülkenin yarısının da Atatürk Türkiye’sini, laik devleti savunduğunu ve bu referandumla yapılmak istenen reforma inanmadığını ortaya koyduğunu da hesaba katmalıyız.”

Türkiye’nin, AB’nin muhatabı olarak kalması gerektiğini dile getiren Antonio Tajani, “Avrupa, Erdoğan’a karşı olan ülkenin yarısı ile onu destekleyen diğer yarısı arasında arabulucu rolü oynamaya devam etmeli” dedi.

“AVRUPA’NIN KIRMIZI ÇİZGİSİ OLAN İDAM CEZASI, TÜRKİYE’Yİ GERİYE GÖTÜRÜR”

İdam cezasının yeniden getirilmesi tartışmalarına da değinen Tajani, “İdam cezasının getirilmesi, Türkiye’yi geriye, 2004’e götürür. Bu, idam cezasını uygulamayan tek kıta olan Avrupa’nın kırmızı çizgisidir” diye sözlerini sürdürdü.

Deneyimli siyasetçi, bunun gerçekleşmesi halinde ise Türkiye’nin, Avrupa’da bir geleceği olmadığına karar vermiş olacağını savundu.

Avrupa ile bağları koparmanın özellikle Türkiye için iyi olmayacağını öne süren Tajani, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Diyalog, onların da çıkarınadır, bizi birleştiren ticari anlaşmalarımızı düşünmek yeterli. Avrupa, otoriterlik riskine kararlı bir tepki vermelidir, ancak diyalogdan vazgeçemeyiz ya da sığınmacı krizini yönetmede, terörizmle mücadelede ve iş yapma konusunda birlik olduğumuzu unutmamalıyız. Bu üç tema, bizim kıtamız ve Türkiye için bugün çok önemli.”

“KAZANMAK İÇİN BİR DIŞ DÜŞMANA İHTİYACI VARDI”

Bir soru üzerine Tajani, yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının, ülkedekinden daha fazla “evet” oyu kullanmış olmasını, “Bu, vatan aşkıyla, ait olduğu topraklara özlemle açıklanabilir” diye değerlendirdi.

Antonio Tajani, “Almanya ve Hollanda, referandum öncesi Erdoğan ile polemiğe girerek hata yapmış olabilir mi?” sorusuna da şöyle karşılık verdi:

“Bu tür polemiklere girmek kolay değildir. Kazanmak için bir dış düşmana ihtiyaç vardı. Bu, siyah ve beyaz arasında oynanan bir maç değil. Avrupa, ekonomi ve sığınmacılar konusunda muhatabımız olmaya devam eden Türkiye ile ilişkilerinde, kabiliyetini ortaya koymalıdır. Gazetecilerin ve binlerce insanın tutuklanması gibi konularda ise sesimizi yükseltmeliyiz.”

Cumhuriyet

Scroll to top