femdom-mania.net femdom-scat.net hot-facesitting.com
Ankara-Trablus mutabakatı Reviewed by Momizat on . Mehmet Ali Güller Türkiye, Libya ile “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” imzaladı. Bu muhtıra, Münhasır Ekonomik Bölge ila Mehmet Ali Güller Türkiye, Libya ile “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” imzaladı. Bu muhtıra, Münhasır Ekonomik Bölge ila Rating: 0
Buradasınız: AB Haber » Görüş / Makaleler » Ankara-Trablus mutabakatı

Ankara-Trablus mutabakatı

Mehmet Ali Güller

Türkiye, Libya ile “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” imzaladı. Bu muhtıra, Münhasır Ekonomik Bölge ilanından önceki son basamak olarak değerlendirilebilir.

Türkiye’nin bu hamlesi, Doğu Akdeniz’deki “enerji savaşı”
açısından doğru ama iki nedenle eksik adımdır.

Hangi Libya?

Erdoğan, mutabakat muhtırasını Ulusal Mutabakat Hükümeti
Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac ile imzaladı. Yani “Üç Libya”dan
biriyle…

Çünkü AKP iktidarının da dahil olduğu NATO saldırısıyla
Kaddafi öldürüldü ve Libya iç savaşa sürüklendi, bölündü. Şu anda üç Libya var:

Birinci Libya, Türkiye’nin de desteklediği ve yukarıda
bahsettiğimiz mutabakat muhtırasını imzaladığı Trablus merkezli Ulusal
Mutabakat Hükümeti. İhvancıların kontrolündeki bu hükümeti Türkiye dışında
Katar ve bazı AB ülkeleri destekliyor. BM nezdinde meşru Libya temsilcisi, şu
anda bu hükümet. Fakat Trablus merkezli bu hükümetin kontrol ettiği Libya
toprakları 103 bin 81 km² ve ülkenin sadece yüzde 6.35’i.

İkinci Libya, Tobruk merkezli Libya Ulusal Ordusu. Rusya,
Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa’nın desteklediği General Hafter
liderliğindeki Tobruk hükümetinin kontrol ettiği Libya toprakları ise 1 milyon
259 bin 800 km² ve ülkenin yüzde 77.58’i.

Üçüncü Libya ise Tebu halkının yaşadığı güneydeki “yarı
özerk” bir bölge. General Hafter ile işbirliği içindeki bu bölge 260 bin 989
km² büyüklüğünde ve ülkenin yüzde 16.07’sini kapsıyor.

Yani Türkiye’nin mutabakat muhtırası imzaladığı Libya, bu
bölgelerden en küçüğüdür.

Öte yandan özetlediğimiz mevcut tablo ABD, Fransa ve Türkiye
ağırlıklı NATO güçlerinin eseridir ve ne yazık ki ABD Başkanı Donald Trump’ın
ekibinden Sebastian Gorka’nın Avrupalı bir diplomatla 2017 Nisanı’ndaki
buluşmasında bir peçeteye çizdiği Libya’yı üçe bölen haritayla uyumludur. O
haritaya göre Trablus merkezli kuzeybatı bölgesi Trablusgarp, Tobruk merkezli
kuzeydoğu bölgesi ise Sirenayka diye bölünüyor ve güneyde, Çad sınırında da
üçüncü bir devlet kuruluyor!

Trablus’la mutabakatın kazancı

Türkiye’nin Trablus merkezli en küçük Libya parçasıyla
yaptığı anlaşmanın önemi şurada:

Yunanistan, Libya’nın içinde bulunduğu üç parçalı durumdan
yararlanarak ve Girit Adası’nı baz alarak, 2014 yılında Libya’nın 39 bin
km²’lik karasuları alanını kendi karasuları ilan etmişti. Oysa adalar üzerinden
karasuları ilan etmek için anakaraya sahip bir ülkenin olmaması gerekir.

Atina’nın kendi karasuları ilan ettiği o bölge, Doğu
Akdeniz’den çıkarılacak doğalgazın Kıbrıs’tan Yunanistan’a taşınabilmesinin
güzergâhıdır.

İşte Ankara, Trablus hükümetiyle bir anlaşma yaparak Kıbrıs-Yunanistan
hattını kapatmaya çalışıyor. Böylece Doğu Akdeniz doğalgazının Avrupa pazarına
taşınabilmesinin tek güzergâhının Türkiye olmasını sağlamaya çalışıyor.

Türkiye’nin doğal müttefiki kim?

Trablus’la yapılan bu anlaşmanın Doğu Akdeniz enerji savaşı
açısından doğru ama eksik olmasının ikinci nedeni ise Türkiye’nin bu konuda
asıl Suriye ile anlaşması gerektiğidir!

Zira Suriye, Doğu Akdeniz açısından Libya’ya göre çok daha
önemli bir ülkedir. Her şeyden önemlisi doğalgazın bulunduğu Kıbrıs çevresine
yakın konumdadır. Diğer yandan Suriye, bu enerji savaşında arkasına ABD ve
AB’yi de alan İsrail, Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır dörtlüsüne karşı,
Türkiye için en doğal “stratejik müttefik”tir.

Dahası Şam yönetiminin pozisyonu, Kahire’nin pozisyonunu
gözden geçirmesine de neden olabilecektir. Kaldı ki Mısır’ın enerji savaşındaki
bu konumlanışında, AKP’nin İhvancı yaklaşımı nedeniyle Kahire yönetimini
tanımamasının etkisi büyüktür. Ankara ile Şam’ın normalleştiği süreçte, Ankara
ile Kahire’nin normalleşmesinin de yolu açılacaktır.

Ne yapmalı?

Türkiye, Doğu Akdeniz enerji savaşının kaybedeni olmamak
için öncelikle Suriye ile anlaşmalı ancak Rusya’nın desteklediği Tobruk
hükümetini doğrudan karşısına alan mevcut politikasını da güncellemelidir.

Zira ABD’nin hem Trablus hem de Tobruk hükümetleriyle
görüştüğü ve bölünmediği takdirde Tobruk merkezli hükümetin tüm Libya’da egemen
olabilme olasılığının çok daha yüksek olduğu şartlarda, Ankara’nın sadece
Trablus’a “oynaması”, sonrasında Türkiye’nin pozisyonunu sıkıntıya sokacaktır!

www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1705607/ankara-trablus-mutabakati.html

Scroll to top